31 Aralık 2009 Perşembe

28 Aralık 2009 Pazartesi

bişey yapmalı...

aslında ne vaktim var cok fazla nede gücüm ama hayat cocuk bakmaktan ibaret olmasın istiyorum kendim için bişeyler yapmak istiyorum ama bulamıyorum ne yapsam ne yapsam bir hamak alıp sallansammıı??
yarım gunluk bır iş bulup çalışabılmek veya yüksel lisans yapabılmek isterdim ama ikisi içinde imkanlar va şartlar uygun olmuyor...
bu yüzden sıkılıyorum napıyorsun denıldığınde cocuk bakıyorum demek benı sıkıyor hayatta daha önemli sebeblerim olmalıymış gibi geliyor. ben için benim için bişeyler yapmak lazım ama ne...
Düşünüyorum ama bulamıyorum.
irem beni bu sıralar cıldırtmak üzere ne zaman umutu emzırsem veya onla ılgılenmem gereken bır boşlukta gozden kaybolup ya kremlerımı veya detarjanlar hıc farketmez elıne ne gecerse dokuyor. Cok sınırlenıyorum yaptıklarının yanlış olduğunu soyluyorum hatta anlatıyorum. Zaten doğru birşey yapmadığını bılıyorkı ben gorup neden boyle yaptın deyınce kaçıyor saklanıyor ağlamaya başlıyor ama yapmayada devam edıyor. ne yaptıysam vazgecıremedım. Ve muthiş tırmanıyor. Tezgah uzerıne cıkmıştı soka gırdım. Kendi beşiğinden hoplayıp ınebılıyor. Dolayısıyla neyı nereye saklarsam saklayım farketmıyor tabure cekıp cıkıyor genede ıstediğini alıyor.butun goz kalemlerımı kırıp rujlarımı yuzune surmuştu yanakları mosmordu onu aynaya goturup bak cok cırkın olmuşun dediğimde kendıne bakmak bile ıstemedi ağlamaya başladı. neden bu kız boyle dağıtmacı oldu anlamıyorum bana cok zor gunler gecırtıyor bu aralar...
umut ıse aynı gaz ve kabızlıkla uğraşıyor. gecen haftanın en guzel anı mesecınamın bıze kargo ıle hedıye yollaması oldu. irem apsili bebeğe bayıldı. umutunsa aldığın tulum azıcık uzun geldı onun dışında enden tam yanı... bana gonderdığın mumuda dun yaktım senın dedığın gıbı olmadı ben mumu yaktım ve uzun uzun o loş ışıkta anıları andım. gonderdığın ıstanbul kokusu hala benı gulduruyor. sen çok yaşa çok sağol arkadaşım.

21 Aralık 2009 Pazartesi

sarı tambura (benmıyım ne)

------

uyukuuuu uyu uyumak derken bıle gözlerim kapanıyor.. zira çınar bey her gece 2 cıvarı kalkıp 5-6 sabah olana dek uyanık kalıp turlü şekıllerde benı uyutmadığından cokk cok yorgunum. Görunuşum cok kotu olmalıkı gorenler ne oldu gozlerıne dıye sormadan edemıyor. cevap 2-6 gece nocebtlerimiz var diyorum.öğlenleri 1 sat uyuyan ıremle umutta uyursa ne ala o 4 saatın acısı oğlen 1 saatde cıkmasada buna sukur dıyorum uyuyorum.Hoş o 1 saatde bıle ıkı uc kez çınar yuzunden uyanıyorum.. çınar çok ılgınc sankı benım yememe uyumama programlanmış ne zaman yemek hazırlasam en son ben yıyorum cınar uyanıp ağladığı ıcın ne zaman yatacak olsam başlıyor seslere cocuk sankı koyun yutmuş oyle uyurken gerneşip sesler cıkarıyor bır ossuruk adamın başına bu kadar bela olurmu ;?bır ossuruğu yapamayıp kan uykudan cığlıkla kalkıp kucağımıza alıncada gazını cıkarıp uyuyor bazende bu kadar şanslı olamıyoruz tabiii... saatlerce gaz ılacı versek dahi kıvrandığı oluyor.. zaten bunların sebebı kabızlık cocuk 4-5 gunde bir buyuk tuvaletını yapıyor oda ne zahmet feryatla fıtılle neyım coğu zaman.. anlıycanız bu bok püsürle başımız belada meger yapılamayınca ne önemli şeyler oluyormuş yahu
biz görmedik iremde ya bunları sımdı garıp gelıyor. İrem stajda verdı kardeşine ama ışe yaramadı malesef... cocuklar hasta olmasın diye evdeyız. ne manyak bir durum ulen evdede 4 duvar arasında ıremcık usuttu nasıl olduysa bugun burnu akıyor.. ne oldu gezmedıkte sankı caremı oldu derdımıze.... velhasıl hafta sonu evde gectı hafta ıcıde simdi umut boru gıbı yatıyor iremde anlamsız kelımeler bağırarak şarkı soyluyor. bense uyumamak ıcın gozelerıme kurdan koydum hayat çok acı şeymış ıkı cocuk bakmak cok daha zormuş...helede emeklerın karşılığı goze gorulmeyıp aslı bır gorevmış gıbı uzerıne yıkılması herşeyın daha acı... evet ben doğurdum ama ben bakmak zorundamıyım bakıyorum ama benım en yegane gorevım bu değilki bır teşekkur bıle yetecekken gonlumu hoş tutmaya bırde dalga gecılmesı nıye...ben sadece cocuklarım ıcınmı yaşıyorumkı. hayatta ben de varım ben nerdeyım pekı..hayatımda kendımı bulamazken uykusuzlukla beraber gecen gunler hepten beyin yorucu oluyor...

16 Aralık 2009 Çarşamba

umutlu günler...

selam herkese;
epey oldu yazmayalı ama sebebi yoğunluk değil hep yanımda olan birilerinden vakit bulamamaktı. Doğumu diyarbakır da yaptım annem yanıma geldi. Doğum epidural oldu sezercikti tabiki... ilki öyle olunca ikinci mecburenmiş...
ama ilkinde genel anestezi almıştım. Şahsen çok rahatmış. Epidurale neden özenilir anlamadım. Çok zor bir ameliyat üstelik ne kadar uyuşsanızda hissediyorsunuz... Bence kabus gibiydi. Tek guzel yanı hayattan kopmamış olmaktı. Ve ameliyat sonrası hemen bir şeyler yemekti...Umut cok güzel bir bebek belkide benım olduğum için oyle geldi. Kucağıma sanki iremi verdiler öyle benzettım ıkı kardeşi birbirine...irem o gun hayatının en saskın gununu yaşıyordu. Beni hastanede bekklerken ameliyata giderken oyle bir bakışı vardıkı hala unutamıyorum. Tekrar odaya donupte umutu emzırmeye başladığımda dunyası yıkılmış gıbıydı gelıp yatağıma cıkıp kolumun altına gırdı kedi gibi.. Beni paylaşmak en zor şeydi onun için gülmüyordu yemıyordu donmuş gıbıydı.. ılk gece babasıyla kaldı. Babası yedırdı ıcırdı bır kaç gun. ılk 3 gunu ıremın tepkısız ama soğuk halleri ıle geçirdik umutta tabı hıc uyumayan hep ağlayan bır bebekti...
3. gun irem kucağıma gelmek istediğinde umutu emziriyordum alamam kucağıma bekle sonra alıcağım dedim. Beni anladı bekledi ama sonra yine gelmek istediğinde cok yorgundum ve uyumak ıstediğimi söyledim. İşte o an reddedilmenin verdiği sinirle daha tamda konuşamadığı için sadece kafasını sallayarak anneeeee diye bağırarak ağlamaya başladı. işte o an iremin 3 gündür ne kadar dolu olduğunu anladım. Kucağıma aldım ama susturamıyordum. gözünden yaşlar akıyor ve sıkı sıkı sarılmış bana titriyordu. anne anneee diye bağırıyordu. bende ağlamaya başladım. Onu sakinleştirmemiz epey bir vakit aldı. Ama iremin bu duygu seli beni annemi hatta selçuğu bile ağlatmıştı. o gece iremle uyudum. sonrası günlerde umutu hep emzirip birilerine verdim daha ameliyatlı olmama ragmen oturup kalkamazken iremin bakımına gectım. Cunku ben yedirmezsem yemiyor uyumuyordu... gel zaman git zaman umuta alışmaya başladı. ama bu surec onun ve bızler ıcın cok yıpratıcı oldu. Yanı küçük anlamaz olayı sökmedi. Öyle güzel anladıkı... sonra ilgi çekmek için ilginç şeyler yapmaya başladı. bilerek yemek sonrası kusmak gıbı... çok şukur atlattık hepsını.. şimdi ise fazlaca abla oldu. yerde ne bulsa umutun ağzına koyup mama ye dıyor suluğunu koyup su içirmeye çalışıyor yıkarken benden once gırışıp sabunlamaya çalışıyor... ağlayınca gıdıp beşığını sallıyor... umutu cok sevıyor opuyor sureklı ama benıde umuttan bı o kadar kıskanıyor .. emzirmeme tahammülü yok... bir kaç kez memede ıstedı ama ee pıs olmuş umut kotu yapmış dıye kandırdık. annem gıttı kaynanam kaldı yaklasık 1 ay.. şimdi oda gıttı kaldık bır başımıza.. aslında bu zamana kadar post yazabılırdım ama kafamı toplamak ıstedim. kısmet buguneymiş. şimdi hava soğuk herkes gezme cocukarı hasta edersın dıyor. sanki gezecek cok yer varmış gıbı...bakalım bıızı bundan sonra nasıl macerlar beklıyor...

26 Ekim 2009 Pazartesi

UMUT ÇINAR geliyor...

aslında ben alışkınım zıpçıktı çocuk olayına ama neden şaşırıyorum hiç bilmiyorum. Beni şaşırtmayı umutta başardı. Bu günkü dr. kontrolüde suyu yok denecek kadar az kaldığı için dr. bey yarın hemen alalım dedi. dolayısıyla bizim doğum için yapılan tüm planlar iiptal olup b planına geçildi. Anneme acilen bilet aldık. Akşama yanımızda kısmetse. yanımıza birtek annem geliceği için kaynanagiller kasım 15den sonra geleceğinden beni aldı bir düşünce.. Annem banamı bakacak irememi. yani ireme bakmaya herkes niyetli ama bana sorsalar yanımdan 1 dk ayırmak gelmıyor ıcımden. nerde kalsa aç kalıcak sefil duruma düşecek gibi geliyor. o aralarda kalıcak diyede ben cok uzuluyorum. en cok ona takmış durumdayım. bugunden ona corbalar yemekler yaptım belkı annem yapamaz kızım ac kalmasın dıye.. şimdide çamasırlarını yıkıyorum utuluyorum kıyafet sorunu olmasın dıye.. yanı ıkıncı cocuk yaparken doğuma gıderken bıle iş yapıyormusun sırf bırıncısı rezıl olmasın diye...yada vicdan rahatlatmak tüm bunlar bilemiyorum....hakımızda hayırlısı artık.kızımda onu doğduktan 5 gun sonra gordum. ve doğum yapan bebeği yanında annelere hep gıptayla bakmışımdır. umarım bu sefer ıcımde kalanları gerçekleştırebilirim. ve umut sağlıcakla kucağımza alır evımıze gelırız....

22 Ekim 2009 Perşembe

bir anlayabillseydim...



bazen durupp da bağırmak istiyorum hey millet nereye gidiyoruz böyle diye.. evet zamanında ölen insanlar ve hala dağlarda savaşan çatışmaya giren askerler ne için mücadele veriyor. Biz neredeyiz ne yapıyor bu hükümet.... şimdi alkışlanarak gelen bu insanlar yarın meclise de girecek... Belki halktan biri açlığını zamları protosto için meclise gitse gözaltına alınır. Dinlenmezken onlar adam yerine konup dinlenecek. Kim hapiste kim dışarda kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir hale geldik. Askerler sustu devletin tüm organları deyim yerindeyse pısırıklaştırıldı geri çekildiler. Ve ortada kalan bir kaç adamın oyunları ne olacak nereye varacak bilinmiyor... Şimdi bizim ülkemiz de bunca suç kaçak yapı varken olmaz olmazlar olurken devlet almış başını gıdıyorken emeklı babama geldi sıra.... arabasını koymak ıcın evının bır odasını garaja cevırdı. Bu garaj kaldırıma 20 cm taşıyor diye mahkeme kararı ıle yıkım emrı gelıyor. Evet gelsin gerekırse yıkılsın da.... Ama bu devlet hep boyle gerçek hırsızlara kaçakcılara goz yumarken 20 cm kamu malını ıhlal etmış dıye bır emeklıyle uğraşmaları ne derece adalet bılemıyorum. Çivisi çıkmış memleketin yarınlarına nasıl cocuklar yetıştırılmelı... ?
Anne olarak en cok bunu duşunuyorum. Bız vatanımıza mılletımıze bağlı bayrağımız ıcın caanımızı verecek kadar vatan aşkıyla yetışmışken sımdı bu cocukları "kaç kendını kurtar ""acık goz ol, kımseye guvenme "gıbı guvensızlık dolu kelımelerlemı buyutmek lazım. Zira bızım gıbı vatan aşkyla buyutsek de ılerde enayı yerıne konmayacaklar mı? Doğrularımızın yanlış kabul edildiği bu memlekette yanlışları kabul etmış bır koyun gurubu olduk cıktık. Aman bana dokunmayan yılan bın yıl yaşasın dıyor herkes yaşasında bır gun o yılan ya sanada dokunursa...
Hayat nereye akıyor bilemiyorum gidişat beni korkutuyor .... Aslında öyle şüpheci oldum ki ben devletın bu ınanılmaz afları cok olay yaratmasın gundem değişsin diye domuz grıbı vakalarını ortaya attıklarını düşüncek kadar paranoyak oldum. Hep oyle olmamışmıdır?.Ondan onceki senede kuş gırıbı ıle mesgul ettıler bızı daha oncekı senede kış kurak gectı yağış yok diye turlu senaryolar cızılıp gozumuzu korkuttular. her yıl bır şekılde yapacaklarını yapıp gundemede farklı bır konu atıp uyutmuyorlarmı bızı...
uyan mıllet uyan bız uyurkenn atı alan çanakkaleyi bile geçti....

19 Ekim 2009 Pazartesi

15 kala az kala

canım cok sıkılıyor sıkı can ıyıdır dıye esprılerde yapamıycak kadar sıkkın. Aslında ortada bir sebeb yok sadece zuzumeri yoğun çalıştığından bende patates misali tostoparlak olduğumdan hep evdeyiz. Hafta sonu dr. görişmesinde yine umut için erken doğum sinyallerini yaksada dr. ben ıyıyım sımdılık. inşallah zamanında olur herşey. hazırlıklar falan fılanda bıttı geriye beklemek kaldı ya sıkıldım bu bekleyışten... annemlerde tam gunu gunune bılet almış ınsan azcık once alır gezerdık ne olacaktı sanki... yani canım yalnızlıktan sıkılıyor. irem kuzu tv ızlemekten tv kolik olcak ama tv yi kapatıp onlada oyun oynamak gelmıyor ıcımden( kotu anne). oda tek başına hıc oynamaz zaten sağolsun... uyumak ıcın yatıyorum reflu olduğumdan dolayı tam gozum dalıyor bogazımdan ağzıma dolan o acı suyla boğulmak uzereyken aniden oksurukle kalkıyorum allah kımseyı reflu etmesın doğum sonrası gececek dıye umutla beklıyorum. kızımdada aynı sorunum vardı cunku...
irem bu surede yıne hastalandı salgın varmış cocuklar arasında ıshal kusma ıle 4 gun gecırdık ve sonrasında dr. aldık soluğu verdığı ılaçlar neysekı ıyı geldı bır gunde duzeldı. onu hep dr.goturmek ıstemıyorum ama bazende neden goturmedım dıye kızıyorum bak 4 gun cektı 1 gunde duzeldı cunku... neticede ırem okula gıtmesede evın ıcınde tum salgın hastalıkların hatrı kalmasın dıye bızde atlatıyoruz. ama sımdı durum daha cıddı. çunku ne alakası var dediğimiz domuz gribi sonunda diyarbakıra geldi. bende buraya nerden gelcekki diyordum. yine binbir soru işareti herkes birbirini sucluyor çozum bulalım diyen yok. sağlıkçılar aşıları yersız buluyor devlet aşı alıyor vurulsak bır dert vurulmasak ayrı. ne olcak halımızı bılemıyorum. Ama su varkı hastalık suphesi olduğu halde mıllet ınanılmaz panık burda daha tespıt falan yok yanı...kulaktan kulaga ne laflar turuyor bır gorsenız şaşar kalırsınız. mıllet abartmayı seviyor nedense...
şimdi bizde okula gıden yok ama mıknatıs gıbı hastalıkları ceken bır bunye varken bılemıyorum halımızı...
bu arada her cumartesı dr. kontrolumuz var hamılelık ılerlediği için... bunu zuzumerde benım kadar ıyı bılıyor. ve her hafta dr. gıdecekmıyız dıye sankı dr. çağırmıyorda ben keyfımden gıdıyormuşum gıbı soran ve cumartesı gunu randevu almadığı ıcın dr. gıttığın sıraya gore beklemen gerektığınden her hafta sıra bekledığımızden o bekleme zamanını burnumdan getıren gıcık zuzumeri burdan esefle kınıyor bu cocuğu tek başıma yapmadığımı ve keyfımden her hafta dr. gıtmedığımı farkındaysa 15 gun sonra doğuracağımı hatırlamak ıstıyorum. ayrıca randevu alıp paşa paşa gıdemeyişimizin sebebide yine kendisidir. sözlü konuşmalar havada ucuyorda belkı okuyunca daha ıyı anlar kendısı...
tabi okursa zira bilgisayarda batak oynamak bile bu bloğu okumaktan daha zevkli ona görede ondan.....

12 Ekim 2009 Pazartesi

yaz yaz yaz

Tam da azıcık internet keyfi yapacaktım ki sağolsun x bir bankadan gelen hesap özeti beni çıldırttı. hem tvlerde kart bedeli diye bir ücret yok deniyor hemde çatır çatır kesiyorlar. arıyorsunuz müşteri hizmetlerini tehditler öfke hıh sanki umurlarında geniş geniş gevrek gevrek konuşuyorlar. Sonra bir daha kullanırsam bu kartı diye saallıyorum küfürü ama elimiz mecbur olmuş pıtış pıtış kullanıp unutuyoruz tüm bunları taki seneye aynı para kesilinceye kadar. Evet gecen senede bağırıp çağırmıştım bunlara bak bir yıl geçmiş aynı nokta ne yapayım yani.. Bizi karta mecbur bırakan ekonomi utansın devleti bu hale getiren soyguncular utansın ekonomide zamsız aynı seyrinde ilerler gösteren yalancı tefe tüfeciler utansın. Ve markete vardığında herşey ateş pahası olduğundan sözde olmayan zamların gerçek yüzünü göremeyen o baştakiler utansın. tabi utanacak yüzleri kaldıysa....
şimdi gelde blog yaz yani göz göre soyulduğunu unutup....
Evet doğurmadım hala bu sebebten mutluyum çunku zor ve ağrılı günler neticesinde başarılan bir zafer buu.. çok ağırlaşıyorum zaman zaman çekilmez ağrılarım oluyor ama ne hikmetse bunlar gece oluyor.Bu sebebten gunduz gıttımde dr.a turp gibi olduğumdan nst dede sancı cıkmayınca dr. bey maşşallah iyisin deyip yolluyor. maşşallah iyiyimde dr. bey geceleri pek maşşallahlık hal olmuyor dıyorum bişey olmaz diyor. Diyarbakır işte boyle rahat insanlar dr. lar
sen erken doğum yapmışın bebeğin küveze girmiş ne olcak canım hallolur biri ha fazla olmuş onlar için ha eksik çünkü öyle işte...
sanırım bu durum istanbuldaki dr.da olsa beni 2 gunde bır kontrole çağırırdıkı burda daha yeni haftada bir gitmeye başladım bebek yani umut kafayı dayamış cıkacam diyor haddinden fazla aşşağı indi daha 35+4 deyiz ama oda normal dr göre... ben evhamlıyım ya herkes burdan vuruyor beni hadı bakalım dedik geldik...
umutun çamaşırlarını yıkadım bırazınıda utuledim. Ama utulencek hala ıkı makına çamasır var . iremden kalanlar benım aldıklarım derken epey bir şey olmuş. Gerçi ıkı yaşa kadar kıyafet var elim değmişken yıkayıp kaldırayım dedim ama gücüm yokmuş bunu anlamamışım. iremcik bu aralar cok şükür iyi.. eve yeni tartı aldık eskisi bozuldu. Ben 61 kg toplamda 9 kılo almışım umutta su an 2700 olunca benım kılom aslında 58 ınıyorkı bu cok guzel bir durum az kılo ıle ışı kurtardım gibi. iremcik ise 10 kılo çıkıp tartıya anne bak 10 dıyor 10 .
zuzumer ise bu aralar dunyadan bir haylı uzak en azından evde oyle bitmek bilmeyen lig tv maçları borsa bılgısayarda batak ve ayrılamadığı telefonu arasında mekik dokuyor. çok yoruluyor desek milletle telefonda kakari kikiye vakit var ama sıra bana gelince surat 5 karışında fazlası soru sorsan ağzından sorunun cevapları cımbız değil masayla alınmaz boyle antısosyal ilişkiyi yürütmeye çalışıyoruz. sorunca yok bir şey yoruluyormuş bir kendi yoruluyor ya ondan üstüne varmıyoruz. elalem cocuk olcak diye bağlanır biz boyle uzaklaşırız. bilirim ben bu modları iremde de olmuştu. annesi gelmişti otururdu onla salonda gelmezdi yanıma bile... cocuğunu bile anası kardeşleri gittikten sonra soyle doyası sevmiş benimsemişti. onlarla muhabbetmi tatlı geliyor yoksa bızle ılgılenmekmı zor bilemiyorum. ama ona en cok ıhtıyac duyduğum zaman hep bırılerının arkasında bır adım gerıde olmaya bayılıyor.
dün bir arkadaşım yanı hep beraber hamile kaldık ya bir kısmı doğurdu son ıkı kaldı bırı bu hafta sonu doğurcak geriye ben kalıyorum işte o arkadaşlara gittik. aslında bebek normal kıloda doğmuştu ama oyle küçüktüki anlatamam. tutamadım alamadım unutmuşum herşeyi öyle hissettim nasıl bakacam diye cok düşündüm. çok zoruma gitti arkadaşımı oyle görünce bendemi böyle olucam dedim. halbukı biz o moddan cıkalı cok olmuştu....
allah ne verırse hayırlısını versın umarım herşey zamanlı bır şekılde olur gecer. annemlerin gelmesine 20 bebişe 22 kaldı hadı bakalım hayırlısı......

6 Ekim 2009 Salı

hayat oyunsa

oyunsa yaşananlar,oyunsa herşey ben sıkılıyorum ara ara bu oyundan bazen anne değilde baba olmak benımde hakkım değilmıı yaa. kız oldum dıye hep anne rolu oynamak zorundamıyım.. evımın rutını sıkıyor bu aralar... ama biliyorumki bu rutını arayacağım günler yakın umut gelince bakalım eşşeğime ters bineceğiz ne olacağız allah kerim. bu günlerde ekstra ağıRLAŞMIŞ hissediyorum. 29 gün kaldı dile kolay.. annemlerınde gelmesine 27 tabi...cok ozledim onları anacum her nekadar nazi askeri gibi olsanda seni seviyorum...
iremcık bu aralar kudurmuşluğun hat safhasında... zira dün emek emek canım cok cektiği icin yapıp masaya bıraktığım yeşil salataya 2.dk arkamı donunce olanca tuzu doldurup bana cinnet geçirtsede yarım saatlık sınır harbi sonrasında normale donduk kızmıyım diyorum ama olmuyor sınırlerımı gerım gerım gerıyor valla.. ayrıca parka goturunce kendı başına merdiven cıkıp kaydıraktan kaymak ısteyıp tutmama ızın vermıyor düşecek diye yüreğim ağzımda gecıyor. parka gitmezsekde asla çocuklar ıle oynamıyor bacağımın arasından cıkmayarak evdeki modumuzu devam ettırıyor. beni çıldırtıyor.. evde oyuncaklarını alıp bacağımın arasında oynuyor yanımda oynamayı bıle kabul etmıyor. bu durum benı delirtiyor anlatıyorum git otur oyna dıye asla ayrı ıkı odada duramıyoruz benım arkamda benı tum gun kovalayıp duruyor allahım bana bu kadar bağlı olmasına ınanamıyorum ınşallah bu duruma bir çözüm bulabilirim.
ya ben postlarda okadar soru sordum beslenmedır odur budur nıye bır cevap yazan yok allahaşkına ...onemlıkı paylaşıyorum bılenler ıkı cevap yazsa ne olurkı....

adını UMUT koyduk....

Umut bir dilim ekmek

Bir yudum su

Umut gözlerde ışık

Bedende can

Umut,bir dünya

Kandan,kinden nefretten uzak

Ve umut bizim oğluşun adı....

inaşşallah hayırlısı gel oğluş umudumuz ol bizim ışığımız ol adın gibi saf temiz kal hep....

2 Ekim 2009 Cuma

sindirebilmek

belkide sinmek demeliydim sinmek kadere... sindirmek yaşanmışlıkları.... nasıl bir mide var insanoğlunda yaşadığı herşeye alışıyor siniyor sindiriyor tüm acıları ve mutlulukları harcıyor bir çırpıda arkaya bakmadan koşuyor koşuyor ileri...
bizde sindik sindirdik iremin hastalığını sarılığını... şimdi iyleşmesini bekliyorum ağız içinde her seferinde bir başka yerden çıkan yaralarada alıştık ilçalara devam viribal enfoksiyonmuş yenilerinin cıkmasıda normalmiş bekliyoruz 5 gün dedi dr. bu günde 5. gün inşallah 5 gün sonra yeni yaralarımız cıkmayacak eskileride gececek. sonrasında ayrıntılı sarılık testleri için yine hastanede olacağızda şimdilik iyleşmeyi bekliyoruz.
yine buna şükür diyor insan keza bir tanıdığımız ki çok uzaktan ben aslen teyzeyi tanırım 24 yaşındaki oğlu trafik kazasında hayatını kaybedince çok üzüldüm. ölen rahmetliyi tanımam ama annesi işte onu tanımak beni etkiledi. şimdi o nasıl sinecek sindirecek bu ölümü nasıl bakacak ileriye diye çok düşündüm ve halime şükrettim. beterleriden allah herkesi saklasın...

29 Eylül 2009 Salı

Derdin varsa oturup ah vah etmeyeceksin kimseye de anlatmaya luzum görmeyeceksin. Zira aradığın kişilere ya ulaşılamıyordur yada açmazlar zaten telefonları…. Yada bir işleri vardır mühim..zaten anlatsanda ne olacak ki dert sende derman allahtaysa ağzını yormanın kıymeti yokki….
Sıkıldım hemde çok şöyle babam ve oğulları filmindeki baba gibi oğlunu kaybettiğinde hani kardeşi babayı vurup geçmişti öyle koşasım var öyle bağırasım var öyle çarpasım var ezip geçesim var herkesi… içimdeki volkanın ateşi belki o vakit biraz durulur belki lavları dışarı atarsam o vakit küllenirde akan lavlar ben durulurum belki…
Bilmiyorum belkide eskisi kadar güçlü değilim belkide hamilelik ve doğumun yaklaşması beni bu kadar duygusallaştıran ama bildiğim şu ki içimde volkan gibi yana bir ateş var….
Bugün kızımın sonuçlarını almaya gittik. Ve hiç anlamadığım bir gerçekle karşılaştım. İrem hayatının bir döneminde ki bu ne zaman bilinemiyor ama sarılık geçirmiş. Ve vücudu buna bağışıklık kazanmış. Evet dedim dr. Yeni doğan sarılığı oldu 3 ay gecmedi uzayan sarılığa cevirdi. Hayır diyor bana dr. Bunun dışında bu çocuk sarılık olmuş ve gecmiş. Nasıl diyorum ya nasıl olur 20 aylık olana kadar ozelliklede gecen kış bu cocuk hep soğuk algınlığı ve benzeri sebeblerden hastaydı ve dr.daydık. her seferınde ıdrar kan testleri yapıldı. Nasıl kimse anlamaz. Ben nasıl anlamam nasıl…. Şimdi hastalık boğaz enfeksiyonu hat safhada dün akşam 10 da 100 cc süt içti. Ve su an saat ertesi gün 3 irem hala bir yudum su dahi içmedi. Dr. 5 gün en az 5 gün boğaz enfeksiyonunu ve yaraların (aft) acısı sürer dedi. Yarına kadar bu şekilde devam ederse sabahtan gidip serum bağlanıcak sersem gibi uyuyor şimdi. Ben ne yapayım şimdi içimin acısını nasıl dindireyim. Kuzucum böyle hasta yatarken gözümün önünde erirken nasıl sabırlı olayım. Kime güveneyim bu dr. milleti neden böyle neden kimse işini tam yapmıyor. Belkide gecen kış irem bu sebebten yani sarılık geçirdiğinden hastaydı hep . peki her ay vurdurduğumuz o aşılar bebekliğinden beri ay ay takip edilenler hepsi yalanmı yani dr. Aşı tutmuş olmuş ama mıkrobuda kapıp sarılığı yaşamış ve en son bağışıklık kazanmış dıyor. Nasıl ınanayım neye ınanayım bu nasıl hikaye böyle ben anlamadım. Zira anlayanlar bana anlatsın. Benim beynim kazan gibi çünkü….

28 Eylül 2009 Pazartesi

Uzun zaman oldu yine yazamayalı…yazamayalı çünkü yeni evdeki elektrik aksamı bize yaramadı. Geldiğimizden beri 2 adsl ve son olarak bilgisayarın harddiski yandı. Elelktrikler bir var bir yok böyle oluncada yanıyor aletler…şimdide elektirik yok ben laptopun şarjından yararlanıyorum.
Bu kadar zaman ıcınde arkadaşlarla ve ev hali geçirilen bayramımız var.. Devamında koca gobek olan ben ve hasta kızım. Aslında yazı cok seviyorum. İrem yazın dolaptan soğuk süt bile içti ama hasta olmadı 4 ay dr.suz gecti ah ne güzeldi. Ama havalar soğuduğunda hastalıklar soğuk algınlıkları yine baş gösterdi. Şimdide üst damağın boğaza yakın kısmında kocaman aft lar cıkmış 3 gündür yemek yeme olayı cok kısıtlı mızmızlık hat safhada. Benimde sabrım sınırlarda tabi…gecelerse keza delik deşik uykusuz irem uyusa oburu başlıyor tekmelemeye. Zira geceleri bende mıde yanması ve nefes alamama sorunlarıda hat safhada olunca uykusuz her gece sarkısı bana yazılmış gıbı gelıyor….
Evet epey yakındım halimden ama yakınılmayacak gibi değilki. Yinede buna şükür diyorum zira bebek bey doğunca helede gazlı cığırtkan bir bebek olursa halimizin daha büyük duman olacağını biliyorum.artık işim allaha kaldı hep dua ediyorum akıllı sağlıklı bir velet olur umarım diye… iremi bu gün yeni bir dr. Götürdüm. Bizim kız 81 cm ve 10.600 kg cıktı ama uzerındeki kıyafetler kalındı düz hesap 10 kg ancadır. Dr. Gelişim geriliği var dedi. Canım sıkıldı yaşıtlarından hep küçüktü. İlk doğduktan 6 ay sonra başladı kılo alamama durumu ve hala devam ediyor. Ben kızım ayda 500 gr alsa gobek atacağım öyle zor kılo alıyor. Yemek yıyor ama sık sık hep elımde bır yemek olsun yeyım demıyor 4 saatte bır beslenıyor ama pılav dışı hamurlu seylerden hoşlanmıyor yogurttur meyvadır herşeyı yer ama neden kılo almıyor anlamadım.hoş artık takmıyorumda sağlıklı olsunda dıyorum kılo almasın ama dr. Gelişim geriliği deyincede bakamamışım gibi gelip üzülüyorum. Evde tv irem izlemesede cogunlukla acık oluyor canım sıkılıyor bir ses olsun ıstıyorum.ama dr. Yine tv acma en fazla 1 saat acık olsun ızlesın dıyor bunu başarabilen varmıdır çok merak edıyorum.şayet varsa sırlarını beklıyorum.ayrıca kızım peniri yumurtayı ne yaptıysam ayrı yedıremediğimden bulamaç şeklinde yediriyorum. Akşamları da bizle akşam yemeği yiyor 6 gibi ama akşam yatınca açıkıyor diye kaşık maması verıyorum ve 150 cc süt içiyor yataktayken mamayı vermediğimde geceleri açım diye ağlıyor mamadan ne zaman kesmeliyım onerisi olan varmı. Yerine ne yapıcam peki mama kadar tok olan ne varkii…
Hafta sonu bebeğin son eksiklerinide tamamladık geriye yıkayıp utulemek ve çanta yapma aşamasına gelmek kaldı. İremde bunları çok daha karışık bir kafayla yapmıştım her şey ilk olunca duygularda karma karışık oluyormuş. Şimdi heycanıma ne oldu bilmiyorum belkide bebeğin sağlığı konusundaki endişlerimden bilemiyorum ama hiçbirşey ilki gibi olmuyormuş.
Kontrollerim iyi gidiyor her şey yolunda giderse 5 kasım doğum olcak ve su anda 37 gün kalmış bulunmakta. Sanki bu hamileliğimde çabuk geçti yaa…
Aslında beni yolda orda burda çevirip sen buna bakacakken neden ıkıncıyı yapıyorsun yazık değilmi kucağındakine diye soru soran gereksiz ınsanlara laf anlatmakla gecti günlerim 10 kez dışarı cıktıysam kesın 8 ınde bu şekılde konuşmalara maruz kaldım sanırım ard arda hamile kalan tek kişiyim diycem ama değilim benden daha vahim olanlarda var ama sokakta karşınızdan bağırarak gelen bir kadın düşünün üstelik tanımıyorsunuz bile.. ve size cok yanlış yaptın çok bu ıkıncının acelesi neydi sacını bıle taramaya zamanın olmayacak diye bağıran bir kadına ne dersınız delimi divanemi açıkcası bazen daha ağır eleştırler alıp dalga konusu bile oldum. İşte bu sacma seylerle uğraşırkende zaman geldi geçti..
Annemi çok özledim. Birde büyük teyzemi nedense ikisi çok aklıma geliyor bu aralar…anne olmak ne garip ne zor şeymiş anne. Sen nasıl yaptın 6 cocuk büyüttün doğurdun ustelık bazı kardeşlerimizin arasında 1 yaş var sen ne büyük kadınmışın anne…

10 Eylül 2009 Perşembe

evet mi;?

tam 4 yıl önce dün yani 09.09.05 de evet demiştik biz birbirimize o evet taa istanbulda denmişti ve ozamanlar başına neler geleceğini bilmeyen bir saftirik kız vardı. hoş bu gunlerde hayal ediliyordu ama hayaldi şunun şurasında....
derken 4 yılda neler geldi geçti çok zor günlerde geldi gecti çok güzel günlerde velhasıl 4 yıla 3 çocuk sığdırdık biri aramızda olmasa birinin doğmasına iki ay olsada...
birde çocuğun olmaz demişti dr. olsa nasıl olurdu acaba.... velhasıl hızlı başlayan seri üretimin bu bebeişten sonra durmasını ve allahın bunlara sağlık sıhat vermesını güzelce büyütmeyi temenni ediyoruz. Zuzumere söz verdim hastalıkta sağlıkta iyi kötü günde yan yana olacağız diye velhasıl hayatıma ve iş yaşantıma bii sünger çekip geldim diyarbakıra cocuklarımın anası evimin kadını oldum..(çok türk filmi oldu yaa)mutluyumda ama çalışma hayatımı ve arkadaşlarımı aılemı de çok özlüyorum. İnşallah cocuklar buyurde sağlıcakla bende donerım o gunlere...
istanbulu ızledım dun sel olaylarını... galıba alışıyoruz biz dıyarbakıra; burda sağlık olsun ulaşım olsun ımkanlar oyle gelışmişki büyük şehirlerin kalabalıklığı ve düzensizliği bitmeyen prosedürleri bizi korkutuyor yoksa hep buralardamı kalsak dediğimiz oluyor.
bu sıralar onemlı gun ve haftalar esliğinde ilerliyoruz havalar hala 35 derece klıma açmadan duramıyorum. belkide benim hararetim cok yusek ondan sıcak geliyor bilmiyorum. doğumuma 55 gün kaldı. yaptığımız en ıyı şey eksik kıyafetleri tamamlamak oldu ufak tefek eksikler ve tabi bir park yatak dışında bir şey kalmadı.
bende sağlık olarak ıyıyım ama uyuz olmuş gıbı ozellıkle karnım cok kasınıyor bu karnım kızımınkıne gore cok buyuk çatlamamak tesaduf olacak sanırım. bu durumda ben onlem almak ıcın bebeyağı kullanıyorum ama fayda etmıyor. gureşcıler gıbı yağlan yağlan dolan yani...

5 Eylül 2009 Cumartesi

öyle bir geçer zaman ki...

geçiyor öyle bir hızlı geçiyorki ben bile anlamıyorum nerdeyim napıyorum yaş kemale erdi geçti geçen seneden bu yana nerdeyse iki çocuk annesi ve 1 yıldır diyarnakırd a yaşayan bir şahıs oldum. Tüm bunlar rüya gibi geliyor... Daha istanbul da kızıma hamile olduğum zamanlar dün gibi...
diyarbakır tayini nasıl olacak derken geldik birde eskidik... lojman cıksa dedik yerleştik bir ay gecti oğluş 30 haftalık oldu doğuma ise kısmetse 9 hafta gibi bir süre var..
zaman geçiyor ben hızına yetişemiyorum gecen günler 3 eylül doğum günümdü 29 oldum söylemesi bile garip geliyor önümüzdeki sene 30 olacağımı düşününce daha kötü oluyorum ben yirmilerde mutluydum ya... 30 cok gec gibi ben o kadar büyümedimki içimdeki çocuk hala kıpır kıpırken nasıl derim ben 30 yaşımdayım diye. oysa daha çok yapacaklarım varken nasıl derim yolun yarısına yaklaşıyorum.bir yanlışlık olmalı bu ben olamam ben hala küçüğüm bana kalırsa babamın ceylanı evin en küçük kızıyım...geçen gün erkek kardeşim bana mesaj atmış doğum gunu mesajı. sen benim her zaman genç olan ve hep en genç olacak ablamsın diye.. ee tabi en küçük olunca en küçük oluyonda totalda 29 hiçde küçük değilki....
bu hafta yoğun gecti kendime yeni bir dr. buldum görüştük kafama epey yattı yeni doğum yerim bu hastane olacak inşallah.. sonrasında yeni semtte yeni kuafor buldum ki çokda memnun kaldım bu keşifler sırasındada etrafı iyce keşfettim. tek başına dolaşmak benim kendime olan güvenimi yerine getiriyor.hafta sonuda zuzumerle temizlik yaptım. şimdilik doğum günü dışında extrem bir durum olmadı....doğum gunumde cok güzeldi babişkodan güzel bir elbise hediye aldım arkadaşlarla pasta kestik. her ne kadar büyüdüm diye üzülsemde doğum günüm iyiydi. ...bakalım hafta sonu nasıl olacak...

31 Ağustos 2009 Pazartesi

volkan amcanın bu şarkısı bu sıralar favorim

selam sana ey hayat...

nerde kalmıştık bilemiyorum aslında taşınmak düşündüğümden daha kolay ve çabuk oldu. Kul sıkışmayınca hızır yetişmezmiş benim hızırımda zuzumerim oldu. Bir kaç gün işyerinden sağolsunlar izin verilince bizde yerleşme işini kısa sürede hallettik. Tabi yoruldum sızlandım ama işin çoğunu o yaptı. Benim sızlanmalar hamileliğin verdiği hareketsizliktendi... Neticede evimizde 3 haftaya girdik; kısmen alıştım evime neticede eşyalar aynı içindekiler aynı... Ama etrafa alıştınmı derseniz hayır. Kendimi hala yabancı hissediyorum.. Tabi herkesin birbirini tanıdığı bir ortamda yabancı olduğun kabak gibi belli oluyor. Garip bakışlar göz hapisleri kaçınılmaz oluyor. Helede onlardanda az farklı gıyınıyorsanız tam evlere şenlik oluyor bu durum....neticede henüz geliştirebildiğim bir komşuluk ilişkimde olmayınca kendimi anti sosyal hisseder oldum.
Efendim geçen sene diyarbakıra geldiğimde herkesin balkonunda kızarmış biberleri ve kararmış patlıcanları hayatımda ılk defa gorunce alık alık bakmıştım bu ne dıye ama bir senede fazla diyarbakırlı olmuşum.kısın karşı komsum o kurumuş biber ve patlıcanlardan harika kurutulmuş dolmalar yapıp getırınce bende heveslendım bu yıl bende kurutayım dedım. ama bu işinde püf noktaları varmış. sapsarı dolmalık bıberlerı alıp tatlı olduğunu duşunup ellerimle gırıştım temizlemeye... ancak zehir olsa bu kadar etkili olcak acılıkta biberler... daha temizlerken ellerimi acıttı oyle böyle oksure aksıra yaptım takdım ipe ama ellerim 2 gündür ateşte yanmış gibi sızlıyor.. öyle bir acıkı su değdikce çoğalıyor... bana kimse bu kısmı anlatmamıştı şahsen acı bıber aldığım içinde kendimi saftırık hissediyorum adam tatlı demişti renk tatlı biber ama sorsanız atomm bombası bundan yapılıyor derim hayatımda bu acıyı görmedim yanı hoş nasıl yenecek bu acı şeyler onuda bilmiyorum.
irem ise konuşma çabalarında babacığım anneciğim diyor bize işinede gelmezse adlarımızı söylüyor tırmanıyor koltuktan tırmanıp mama sandalyesine oturuyor veya sandalyeden masanın üzerine cıkıyor onu öyle yukarlarda gördükce yüreğim ağzıma geliyor..
oğluşumuza ise hala bir ad bulamamanın dışında herşey yolunda... su anda 29+4 deyız 30 lara gelıyoruz. bazen cok ıyı bazen cok kotu hıssedıyorum kendımı. dr. sezercık ıcın buranın cok cok uzerınde bir rakam isteyince dr. değiştirmeye karar verdim hafta ıcı yenı bır dr. ıle görüşceğiz.
zuzumeri ise evimizin babası olarak ise gidip gelmeye devam ediyor.. evet sağolsun irem kız bu yazıyı yazdırdı ama devamında altına doldurdu şimdi kaka anne diye bağırıyor ee kolları sıvama zamanı...

11 Ağustos 2009 Salı



yandaki uç fotoda ortaköydeyiz buram buram cigerlerime cekşyorum deniz havasını...









ve bu ıkı resımde kuşadasındakı tatılden ...
denızı gorunce resım cekmeyi unutmuşum...








ıste sıze selocan ırem nasıl yakışmı kızıma













su resımde se cok guzel bakmış gelıyor bana ondan paylaşmak ostedım uyku mahmuru gozlerı yerım ben









bu üç resımdede sehırlı ırem ve koylu kızı ırem konuları ıslenmeye çalışılmış...

evet evet olacak bu aralar taşınacağız ama oncelikle yeni evın tadılatı dolabı boyası ıvırı zıvırı bıtmelı dedık netekim bu sancılı sureci eccik daha uzattık. Ama su sıralar olması ozellıkle bu hafta sonuna doğru muhtemelen olacak dıye beklentılerim var cok sukur...
evdeyiz ve yeni bır cevre korkutmuyor değil... hoş burdada can dostum yokkı bırakacağım diye uzuleyım ama ıste kanıksamışlıkmı oluyor bırşeyler ... nasıl olcak acabalar kafamı meşgul edıyor içim karışmıyor değil...
iremcim kocaman bir kız oldu tabı zeka olarak goruntu olarak hala mıyon bır tıpı var.hatta yaşıtlarına gore 2 kıloda eksığı var. Ama yaptıkları benı şaşırtıyor gunbe gun..
Benden dolayı kendısını hamıle sanıyor ve aklına geldıkce karnını sokakta evde nerde olursa olsun acıp karnını gösterip bak bebek var dıyor ben ne kadar annelerde bebek olur sen kucuksun desemde anlamıyor kuzucuk..benım karnımıda gunde 5 10 kez acıp bebeğim diye sevip opup uzerıne kafasını koyup bır ıkı sanıye oylece durup geri kapıyor. acaba anlıyormu bılemıyorum...
yakında 19 aylık olacak. ıcınde muthış bır anaclık var kızım ne kıskanmayı bılıyor ne başka bırşeyi kendınden buyuk cocuklara bıle ablalık yapıyor. ıstanbulda 6 yaşındakı kuzenıme corabını gıydırmeye çalışması benı cok şaşırtmıştı..
merdıven cıkmak koşmak cığlık atmak banyo yapmak havuz sefası gezmelere gıtmek ve belgesel ızlemek en sevdiği şeyler. yemek konusunu assak akıllı bır kızım var gun ıcınde bana çok yardımcı getır gotur ışlerı soyle dursun benım bıle kıyafetlerımı gıymemde bana yardımcı olmaya çalışıyor karnıma beraber çatlak kremı falan suruyoruz oyle sorumluluk sahıbı cocuk oldu yanı bırde bunları yaparkek yoruldu eğilip birşey alcak ahhh dıye sesler yada bır şey guzel oldu hıh dııye tasdık seslerı var cok komık...
evet ay oğlan aman oğlan da hala ısımsız olduğundan tossun dıye severek gecırıyoruz gunlerı..gecen gun hesapladım doğuma 12 hafta varmış aman allahım cok az kalmış ve hala hıcbır hazırlık yapmadık tosun ıcın...
annemlar kasım 3 unde gelıcek ya bu bıle benı rahatlatıyor..annem yanımda olcak cunku...en ıhtıyacm olduğu an... yaza yaza uykum geldı en ıyısı kestırmek sanırım....

6 Ağustos 2009 Perşembe

taşınıyoruz...

evet efenim taşınma işi muallakta beklenirken birden apansız bir telefon bizi önce sevindirdi sonra düşündürdü... bizde lojman furyasına katılmıştık ama ne varki çok güzel bir yerden çıkmasına rağmen ev epey tamirat gerektirdiğinden düşündüren kısmı bu taraf oldu... artık yapacak birşey yok bu şekilde kısa bır zamanda bir lojmana yerleşmek bile şans olduğundan biz evi kendi standartlarımıza uyduracak şekılde yaptırmaya karar verdık sanırım evin tamiratı bitince yani 15 gün surmez taşınırız...tabi yapılacak işler düşünülünce bu sabah hayli gergin kalktım. evde benimde yıkayıp hazırlamam gereken çok şey var. Taşınma öncesi bir daha taşınıp temizlik ile uğraşmayım diye ... bir cocuk ve hamile olma durumunda taşınma ne kadar zor olur siz düşünün.. üstelik daha gecen sene bu zamanlar taşınmıştım.. alahım yakında evdeneve şirketine gırebılırım okadar tecrubelendım yani...
taşınma konusu dışında hayat çokda farklı değil hatta her gun bırbırının aynısı gecıyor dıyebilirim. sıcak dıyarbakır soğuk komsular boş muhabbetler anlatmaya gerek bıle duymuyorum. yeni ev yeni umutlar hadı bakalım eatnes sıva kolları başla işe durdukca hıçbirşey bitmiyor netekim...

2 Ağustos 2009 Pazar

çok sıcakmış yaa

kımse bıze demedi buralar sıcak dıye hoş bız gecen seneden bılıyorduk aslında ama kıvamını unutmuş resmen.ucaktan ınınce canım ıstanbulun serın havası yerıne kavurucu çöl sıcaklarıyla bıber hanım ve ben resmen apıştık kaldık ıkımızdende bır ter boşaldıki sormayın gıtsın... hava durumundakı aa dıyarbakır 40 derece demeye benzemıyor kırk tam kırk yanı senı kırklıyor oyle bır sıcak. bırde bu gunlerde sansımıza serınlemiş eşim oyle dıyor gulesım gelıyor...
eve gelınce olası bır dağınıklık dışında cok bır sorun yok onada diycekk bırsöz yok toplumu bıraktımkı toplu bulayım.. velhasıl yerleşmekte bır gunu buldu yıne...evımızı taşıma olayından herşeyı toparlamıştım ama taşınma durmu bır ay sonra netleşecek bızde herşeyı havada bıraktık belkıyoruz. hayırlısı...velhasıl geldığımden beri evdeyım bu sıcakta cıkasın gelmıyor ne yapayım..
.

30 Temmuz 2009 Perşembe

evet ölmedim hala sağım çok şükür hiç olmadığım kadar iyiym işlerim yolunda keyfim tıkırında... ve istanbuldayım yaklaşık 20 gündür. yarın sabah dönüyorum evime... bu kadar tatil sonrası zuzumerimi ve evimide çok özledim tabikide.. ama diyarbakırı özlediniz mi diye soranları cevap tabiki hayır.... istanbulun son nemli havasını çekiyorum doya doya içime belki bır sonraki gelişim bir yılı bulacak çünkü...
çok kimseyle görüşemedim ama ailemle ve mesecinemla görüşebilmek bile bana yetti doğrusu... uzun zamandır ödediğimiz evimiz çok şükür teslim aldık şimdi kiracı beklıyoruz. diyarbakırdaki evi taşıma konumuz ise hala askıda mucize için dua ediyorum. kızım biberim artık genç kız oldu sayılır bence buyudu yanı fızıksel olmasada akıl ve hareketler çok büyüdü... maşşallah...
tatilimin lk 15 gunluk kısmını ankarada gecırdık aslında orda bıraz sıkıldım ama sonrasında ızmır seyahati olaya nokta oldu. kısa ve oz 4 gunluk doya doya denız tatili hıç planda yokken ılaç gibi geldi herkese...cok eglendık cok sevvındık. aslında resımler boy boyda yapıp koyacak zaman yok artık dıyarbakıra gıdınce bır ara ekleyeceğim. benım oğluşta cok sukur ıyı 26 haftalık oldu hala bır ısım bulamadık. hayırlısı ıle doğsunda ısım kolay dıyoruz. temmuzun ılk ve son postu olsun bu ayı atlamış olmayım bızden herkese selamlar.

19 Haziran 2009 Cuma

hasta olmakmı aman tanrım

işte bu hasta sözcüğünü hayatımdan külliyen çıkarmak istiyorum. Hasta olduğumu kızımın hastalıklarını yazmaktan bayağı gına geldi. Ama nasıl bir anneysem yada nasıl bir cocuğum mu var demeliyim ayda bir hastayız efendim. Düşünüyorum sorunun kaynağını bulamıyorum. Kendimi suçluda hissediyorum. Bir cocuğa bakamamak gibi geliyor olayın sonu kabaca; üzülüyorum. pazartesıden başlayan 3 günlük yüksek ateş sonucu 3 kez acil dr. larında bulduk kendimizi. Evet üşütmüş ve boğazlar ağır enfeksiyonluymuş. Amam dondurma yemez soğuk su ıçmez nerde üşüttü 35 derecelık memlekette. Off neyse en son yuksek ateş sonucu ağız ıçı komple aft oldu yara yani...
Sonuç iştahsızlık yerini yememezlığe aldı. ıkı gun su bıle ıcmedi. ve gece acılde serum bağlandı. uzayan çığlıklar sıkıntısından ağlamak ısteyen eatnes ama guclu olmak durumunda olan yıne eatnes. ilaçlar değişti evdeyız simdi ağrı kesıcı merhemler sürüp ağzına devamında yemek yedıyoruz binbir şaklabanlıkla. Antıbıyotık tedavısıne başlandı. inşallah çabuk gecer ınşallah biter bu son olur. Ama zor bir ıhtımal çarşamba gunu ankara ordan ıstanbula geceçeğim. dolayısıyla bır yerde olmasa diğerınde hava değişiminden kesin hasta olacak. ben cok sıkıldım bu hastalık ılaç durumundan hemde çok. Gunduz sabırla bakılıyorda geceleri sebebsizce ve gözleri kapalı bır halde sabaha kadar ınleyerek ağlaması ve kucağıma dahı gelmemesi beni çıldırtıyor. müdahele kabul etmeden sebebsızce yorulana kadar ağlıyor bayılcam artık.fenalık gecırcem elınde yanı ağladıkca içim şişiyor.
bu aralar hem cocuk hasta hem tatıle bavul hazırla hemde belkı evi taşıma umuduyla evı topla işlerinden çok yorgunum. Ama telim hep acık neden ulaşılmadığımı anlayamadım.
beni mimleyen yasmin suyun annesine teşekkürler...
evet bende baktım kızın dolabına ben türkiyeden cok birşey almıyorum. ayakkabılar nıke addıdas veya polarıs alıyorum kıyafetler motherchaıre. Çoğu kıyafetı londradan gelıyor ve oranın markaları oluyor. Arada teyzeleri istanbuldan da hoşlarına gıden şeylerı alıyorlar ama belli bir markası olmuyor.
oyuncakları markasız coğunlukla ama playscool da olanlar var. Aslında marka takıntım yok. kendimde cok markalı giyinmem ama kızıma sağolsun çok hediye geliyor dolayısıyla kıyafetleri bu sebebten markalı oldu. umarım büyüyünce oda marka takıntılı olmaz.
aslında pazartesi günü yasmin su ve annesi ile tanıştık. çok güzel bir kaç saat geçirdik. keşke son günlerdeki sıkıntılar olmasaydıda tekrar görüşebilseydik. Ama artık dönünce ınşallah.
bu aralar bende iki ayak bir papuç hıkayesi varda...ayrıca ıremın hastalığı sanırım gecıcı zıra benımde agzım yara oldu guzel yazmın suyu hasta etmek ıstemeyız. onun guzel yanaklarından operiz.
bende birilerini mımlemeliyim mesecinam ve ilke nın annesi sizleri mımledım. birazda sizden duyalım kızlarınız nasıl ve nereden giyinir .
Aslında garıp bır mımlenme sankı hava atar gibi bu mimlenmenın başı nasıldı acaba nasıl başladı inanın bende bilmiyorum.

11 Haziran 2009 Perşembe

bir ben bilirim kendimi..

bir ben bilirim diyorum ama bakmayın bu aralar işler zivanadan cıktı. eatnes yine bunalımın 2.devresınde motor ha yandı ha yanacak. kendimi eve kapadım kimseyi görmek istemiyorum. Hoş görüp anlaştığım muhabbetine doyamadım insanlarda bir elin parmak sayısını geçmiyorki.. her şey belirsiz olunca ben daha bunalıyorum. gecen sene bu zamanlarda tayın ısınden cıldırmıştım şimdide gezmek isteyıp plan yapamamam çıldırtıyor. kocası gıtmiş kafasına göre yazdırmış 25 hazıranda ızne cıkıcam dıye adamlarda tarıh değiştirmiyor kaldık tam ortada şey gibi... onla gitsem gezsem sonunda ıstanbula gıtsem ablamı (londradakı) ta temmuz sonu gelıcek nerden baksan bır 20 gun daha kalmam gerek. ee kocası bu kadar yalnız bırakmak ayrı sıkıntı ne yapsam bılemedım. planlayamadıkca da sıkıldım sıkıldım...dün sap sap kızımla parka gıttık benım can dostumu aradım kendısınden bır adet kopyalamasını hatta bu gidişle robinsonu bile geçebileceğimi söyledim. hani dışarda olmasam hönküre böğüre ağlıycaktım. ankarada hiç enerji toplayamadımdan burda hemencik sıkılıp dibe vurmak beni üzdü. bir insan yokmu yaa dedim. sesime bir ses geldi. umarım hayal kırıklığı olmaz bu umudun sonu...

8 Haziran 2009 Pazartesi

son günler



şimdi diyceksizinizki yaz günü bu bunalım ne diye....ama istanbulu ve aılemi çok özleyince bu türküde istemeden dudağımdan düşmez oldu...Artık anladım sanırım burada olduğum süre de benim hayatım aılemi ve istanbulu özlemekle geçicek... Şu sıralar istanbula'gıtmek için bir plan yapmaya çalışıyorum. Ama belki lojman çıkabilir taşınırız belirsizliği, belki eşimin görev yeri antalya olabilir bir kaç hafta diye olan söylentiler benim uçak bileti almamı engelliyor. Zaten alıp başını giden bilet fiyatlarıda ayrı bir sıkıcı durum. iş böyleyken allahım yoksa gidemiycek miyim istanbula öyle olursa doğumdan sonra gıtmem en az 1 yılı bulur diye düşünüp daha çok bunalıyorum. ee simdi ben dinlemeyimde kim dinlesin bu türküyü değilmi???
Burada sıcaklar bastırıyor gün be gün gelen giden arkadaşlarla vakitte geçiyor öyle böyle.. irem artk yürümeyi aştı tırmanya gectı.. önce olmadık yerlere çıkıp sonra ındırmem için ağlıyor. üstelik tam konusamadığından ağlayarak istiyor herşeyi buda beni cok sıkıyor. Dediğini anlamak imkansızlaşıyor. Bazen tansiyonum fırlıyor bu sebebten.. Karıştırma huyuda aynen devam ne bulsa döküp saçıyor sonrada kenara cekilip ay diye bağrıyor sanki kendi yapmamış da birde şaşırıyor küçük aklıyla... gitgide sirinleşen irem bir okadar cadılaşıyor anlıycanız. cocukları cok kıskanıyor benden. İlerde kardeşinide kısaknıcak ama umarım aşabileceği bir kıskançlık olur.
çok şükür geceleri uyuyor artık ama tabıkı su içiyor gece boyu kalkıp bır bardak sütü içiremiyoruz bir türlü... yemek işi ise aynı kavga gürültü....
işte son günler de böyle gecip gidiyor beklenen yaz geldi ama evden dışarı cıkmıyoruz sıcak dıye ne komık yahu halımız...

3 Haziran 2009 Çarşamba

irem hayvanat bahçesinde ve yaz fotografları


işte geldim burdayım

çok şükür döndüm hayata... ve yine diyarbakır merkezden sıcakmı sıcak bir yapışkanlı günden yazıyorum.. bilgisayar alemine uzak kaldığım bir ay kah ağlamaklı kah gülmekli çok badireli anlar yaşadım. en son ikili testi yaptırıp ankara gideceğimi yazmıştım. öylede oldu ama ikili test sonuçlarım 1:1250 çıkınca kombine risk bu kasteddiğim bazı değerler 1:100 kadar düşmüştü dr. 16. haftada üçlü testi bekleyeceğini ama neticede amniyosentez şart gibi görünüyor dedi. Tabi bende moral sıfırın altında ankaraya gittim. 20 gün kaldım orada. O süreyi beklemek sadece beklemek çok zordu benim için. Ankarada kalabalıkla birazdaha kafam dağıldı en azından... aynı ikili testi ankarada kadın doğum hastanesinde yenilettiğimde risk 1:3500 cıktı. Bu dr. ise sonucun çok iyi olduğunu belirtti. Anklarada ılk 5 gün iyiydik ama sonra önce ben faranjit oldum geçici değil soğuk algınlığı deselerde yataktan kalkamaz hale geldim ben biraz iyi gibiykende irem hastalandı. Burun akıntısı, öksürük. Gözlerde ankaradaki salgın hastalıkları kaptı mıkrop aldı. ıkı kere acil çocuga bir kere göz hastanesi acıle gıttık. Anlıycanız diyarbakıra döndüğümde bende oda 15 gün gecmesine rağmen halen hastaydık ve fazlasıyla çökmüştük. ee ne umduk ne bulduk olduk. Tabi geçiçi olmayan faranjit tüm ev halkını dolaşıp evdeki herkes antıbıyotık kullanıp bır kaç gunde yataklık oldular. Sorun sadece bızde değildi yani... işte bu hastalıklı gunlerde sadece 1 gun ıremle hayvanat bahçesine gittik bir gunde arkadaşlarımı ziyaret geri kalan günler evde yatar durumdaydık...
geldim diyarbakıra tabi bir hafta sonra uclü test için beklelenen an geldi ve testi yaptırdım. Rısk 1:260 çıkıyorduki dr. kesin amniyosentez diyordu...tabi ben bu sürede bol ağlamaklı anlar geçiriyorum moralim sıfırın altında londradaki ablamada çok ağladım bu dönemde..derken başka dr. gitme kararı verdik ve burada bir prof. özel hastanesine gittik. tüp bebek merkezi olan bu yerde benle cok ilgilenen hoca ultrason incelemesinde herşeyin çok normal olduğunu ama bır kez daha kendi laboratuarında uclu testı yeniletmek istediğini söyledi. neticede ordada sonuç 1:2500 çıkınca ben demiştim bu çocuk çok sağlıklı amniyosentezede gerek yok dedi. tabi zuzumer sevindi ama bende şüphe öyle çokki neden bu kadar farklı ıkı sonuç var dediğimde o hastaneyi biraz karalar tarzda konusarak kendi labaratuarını övdü ve tüp bebek yapıyorum ben burda yanlış olması ımkansız sonucun dedi. sorarsanız ikna oldunmu yüzde 75 derim ama sorun adamın güvenilirliği değil herşeyin altında bir şey arayan hindu kafamdan kaynaklanıyor....
işte tamda bunlarla uğraşıp kafayı yemek uzereyken londradakı ablam bana çok güzel bir süriz yaptı ve diyarbakıra geldi 6 gun ıznı vardı ıkı gun yollarda geçti ıznının ama ben uzulunce bana destek olmak için onca yolu aşmış gelmiş ne sevindim bilemezsiniz... onunla o sayılı gunlerde bol bol gezıp buranın en meşhur yerlerınde kebab yedık. şimdi ablamı yolladık ıremle ben yine başbaşayız. bu arada yeni gelen bebekde 4 aylık oldu ve kısmet olursa erkek olucak. benden yaşananların özeti böyle sımdı blog alemine dalmak için müsade.iremin son fotoğraflarını eklıycem tabi...

23 Nisan 2009 Perşembe

ve teşekkürler

Beni rahatlatmak için arayan soran yazıma yorum bırakan tüm blogerlara ve arkadaşlarıma teşekkürler... gerçektende allaha çok şükür ki bu aralar iyiyim. Aslında ankara gezisi beni hecanlandıran... Evet kaynanamgillere 15 günlüğüne gidiyoruz. Kısmetse mayıs başı gideceğiz. Şimdi ulen eatnes kaynanaya gidiyon ne seviniyon kafana taşmı düştü diyenler vardır elbet.. Zira pek güle oynaya gitmem ben ankaraya çok iş oluyor diye... Velhasıl düşününkü burada o kadar daraldım bunaldım ki ankara ankara güzel ankara seninle güler her bahtı kara diyebiliyorum... Umarım hayallerim yarım kalmaz ve umduğum gibi heycanlı günler geciririm. Aslında en çok irem için gidiyorum. Burda yalnızlıktan bir hal oldu çocuk Azcık aile ekranı tanısın. Aslında biz buralarda yalnız olsak da ne kadar büyük bir ailemiz olduğunu bilsin istiyorum. Onu çok seven babaanne ve dedesinin amcalarının sıcaklığını görün istiyorum. Ne düşünceli gelinim değilmi dermişim...
Bu gün 23 nisan ya neşe doluyor insan.. Bizde kızımla giyindik sabah en yakın okula attık kendimizi.. Hoş tüm gösterilerde hadise ve kolbastı vardı. Kızım götünü salladı onlarla oyunlar bitince alkışladı. Sivaslı olarak halaylara hiç dayanamayız. halaylarda baktım analı kızlı oynuyoruz. Yani bu gün güzel bir gündü bizim için. Ataya saygılar Böyle bir günü bizlere armağan ettiği için teşekküler herkesin bayramınıda kutlarız ayrıyetten...
Cumartesi günü pıtırcığın ikili testi için gideceğiz. içim kıpır kıpır inşallah sağlıklı sıhatlidir. ve testde de öyle çıkar. Kızımda bir panik yaşamıştık bu ikili testten o yüzden hafif korkuyorum.

Tabi böyle hamilelikten etsiz ve soğansız yemekler pişirince çogu zamanda hiç yemek pişirmeyince kaynanam bana altın saçlı prens doğuracan ozaman dedi. Ne demek bu şimdi sarı saçlı bir oğlan anmalında mı söyledi çözemedim gitti.. aslında bir an önce 4 aylık olsada hani cinsiyetide belli olsa çok rahatlıycam ne olucak çok merak ediyorum. Merakımı zuzumerle paylaştığımda ruhsuz kocam şu cevabı verdi. %50 kız %50 erkek olma ihtimali var neden merak ediyorsunki... niiiiii
diyebağırasım var. O eski bir dizi vardı kantar ailesi neyse ordaki tijen gibi çokca bağırasım geliyor bazen niiiiiiii niiiiii
Benim bıdık kız bu aralar ikili kelimelere geçti sabahları beni yataktan kaldırmak için numarası acıktım hali. bana mama istiyorum diyor acıktınmı diyorum mama yeyim diyerek kafa sallıyor. Bende hışımla kalkıyorum kız acıkmış diye. ama ne fayda kahvaltımızı yemek en aşşağı 30 dk alıyor. Ağızda bekletilen yemekler ve sonunda tükürüldümmü üste başa işte anne olarak ben geçiriyorum cinneti allah allah yani... velhasıl yemek sonundabitiyor ben sinir küpü oluyorum oda yarı tok karınlı.....
aman çenem düştü yazdım işte ahada ortaya dedim yazdım herbişeyi isteyen okur yorumda yazar istemeyen kapar benden bu kadar....

18 Nisan 2009 Cumartesi

kıskanıyorum

aslında kıskançlık bana göre insancıl bir duyguyken nedense çok insan duygusal bozukluk işaretide olabilir diyor. Bilemiyorum ama çok kıskandığım konu var ama en ateşlisi şu an içimi yakan asıl kıskançlık zuzumerle yaşanıyor. Evet zuzumeri bir erkek olduğu için kıskanıyorum. Onun özgürlüğü rahatlığı estimi gezmeleri beni çıldırtıyor. Bu çocuklar neden hep analara zimmetli olur yahu...ben neden estimi cıkıp gezip arkadaşlarla bir iki takılıp gelemiyorum anlamadım yani. hoş diyarbakırda ne takılcak yer nede arkadaş var oda ayrı ya neyse... Ayrıca zuzumer iş icabı dedi çantayı topladı gitti akşamın bir vakti istanbula. Ahada bu can çatlamasın ne etsin. Hazımsızlıktan uyku tutmadı resmen. Ankaraya gitse koymazdı bu kadar. Ben ki istanbul hasretiyle yanıp tutuşurken zuzumerin ansızın iş zıyareti beni mahvetti. Annemlere gidecek işleri bitince ve ertesi gün akşam donecek 24 saatlik bir gezi ve ona katılmam imkansızdı. Ama yinede çok kıskanıyorum onu bende gitmek istiyorum yaaa diye ağlayasım geliyor çocuklar gibi tepinerek öyle sinir oldum resmen...
Bende uzun zamandır sağlık sorunları ile uğraşıyorum önce ben hastalndım besin zehirlenmesi ile başlayan rahatsızlığım beni öyle yere serdiki bir gün sabahtan akşama kadar aç susuz yattım evde. Hani hastalık hali vardır öylece uyursun gecer için öyleydi halim. Zaman zaman evde iremin yaramazlıkları ile uyandım. birde onun yemek saatlerinde kalkıp güç bela yemeğini yedirdim. geri kalan zamanlarda tek başına oynadı. Evde karıştırmadığı çekmece yerlerde kırılcak ne varsa kırmış akşam zuzumer evi toplarken inanamadı hepsini iremmi yaptı diye. yok yarısını ben dağıttım. Neticede çok arkadaş var ama o hasta halime gelipte bir tas çorba getiren olmadı ya oda ayrı hüsran konum. Akşam zuzumer lokantadan bir tas çorba getirdi annem yakınımda olmadığı için ve bu kadar yalnız olduğum için döktüğüm gözyaşlarını ve o anki duygularımı anlatmayacağım zira düşündükçe gözlerim hala dolu dolu oluyor. iyleşemeyince 5 gün çektim sonunda dr. gittim iki ilaçla ayaga kalktım ama ne fayda sözde pıtırcık için ilaçsız geçirecektim olmadı... sonrada irem rahatsızlandı sebesiz bir ateşlenme durumu ooldu ıkı gun sonra gectı çok sukur...
arada çok sinirleniyorum ireme yemek yememesi yada istediğinin adını söyleyemediği için mama diye bir yer gösterip ağlıyor tek tek hepsını uzatıyorum ne istediğini bulmak ımkansız oluyor alıp kendını ıstediği yere yaklastırdığında ise herşeye saldırıyor istediğinden vazgeçip neticede neyapıp yapıyor ve beni çıldırtıyor bazen bağırıyorum bazense kötü davrandığım oldu. sonrasında çok üzülüyorum kendime kızıyorum ama o an o kadar sinir oluyorumki kendimi tutamıyorum bir sinir harbi ve popoya ıkı tokat fazlasını zaten yapamam. ama sonra çok üzülüyorum neden böyle oldu diye. Ağlıyorum bile bazen annemin küçükken üzerimi kirlettiğimde yada istemediği bir şeyi yaptığımda bana kızdığı anlar geliyor gözüme annemden ne farkım kaldı diyorum. küçükken yemek yemeyince annem bana kızınca ben çocuğuma yemek için kızmıycam derdim. kızmak ne kelime bağırıyorum ye diye çocuğa ınanamıyorum kendime. işte bu bağlamda şu bloga guzel guzel etkinlıkler yazan hep ıyı vakıt geciren bloggerları kıskanıyorum. yahu hıçmi sinirlenmıyorsunuz sizbu kuzulara. sorun bir bendemi yani. sizinki hep yer içer vakitli uyurmu yoksa uymasa yemesede sorun değilmi sizin için ...nasıl takmıyorsunuz oyleyle eğer sırlarınızı paylaşın lütfen...
Hayatını her aşamasında ne yaşarsa yasasın güçlü olan ve mutlu olmayı başaranlar sizleride alkışlıyorum burdan ama bilinki aynı zamanda kıskanıyorum bir taraftan...çünkü depresif ruh haline sahip karamsar ve bir okadar heyheyli ben ayağım biraz tökezlese hemen yenildim deyip yasa başlıyorum. karaları bağlayıp günlerce evden çıkmıyorum. baharımın gelmesi bazen günleri bazen haftaları buluyor. Verdiğim kararlarda emin yürüsemde bir olumsuz espiri bazen eleştırı bazen kendimce kafamdaki bir düşünce veya bir olay acabalarla kararlarımı çürütüyor. pişman oluyorum çelişiyorum, kendimle mücadele etmekten yoruluyorum, yorgun düşüyorum kendi elimde... beynim hep aynı şeyleri tekrarlıyor bazen bir makine gibi...mutlumusun bu soruyu çok sorar buluyorum kendime mutluyum desem devam eden sorular mutsuzum desem ayrı sorular bilemıyorum bulamıyorum hayatın bulmacasını çözemedim gitti. yukardan aşşağı bakıyorum soldan sağa olmuyor. Allahım bir kaç harf bile çıkmamışki şöyle belirgin... çengelleri birleştırıp yolu bulsam dıyorum ah işte yıne aynı yerdeyım.

13 Nisan 2009 Pazartesi

ilke 'ye ve annesine teşekkürler

efendim son günlerde sağlık sorunları ile uğraşmaktan kendimi blog alemine fazlaca uzak tutmuşum. mesecinam uyarınca dayanamayıp bir girdim.baktımki sevgili ilke ve annesi http://www.adailke.blogspot.com bizi ödüllendirmiş sevindim. çok teşekkürler efendim. bizde ödülümüzü layıkınca yerine getirelim dedik.
ödülün kuralları şöyle;
-ödülü veren kişinin linkini yayınlamak
-ödülü verdiğin kişilere haber vermek
-ödüle layık gördüğün kişilerin linkini vermek.
bende http://www. mesecina-mescina.blogspot.com sevgili arkadaşımı ve de diğer heycanla okuduğum bloggerleri ödüllendiriyorum. aslında cok kişi yazmak lazımdı bu odule ama çok hastayım ınanın. başka zaman inşallah...

8 Nisan 2009 Çarşamba

hoşgeldin nazlı bebek

Evet oldu sonunda eltiim doğum yaptı. 40. haftanında sonunda dr. lar doğum sancısı gelıp açılma olmayınca pes etti kızceğizi sezercik etmiş. Nazlı kızımız 3800gr tosun gibi gelmiş. Çok şükür diyoruz. Her ikiside telefondan aldığım bilgilere göre sağlıklı iyilermiş. :) Zavallı kızceğiz eltimm çektiği 15 günlük doğum sancısı kendine kar kaldı bu hikayede.. neyseki sonu güsel oldu ya. buna şükür...
Ben ise fazla sıkılgan ve duygusal bir gündeyim.. Acaba 7 ay sonra bir sezercik yaşama ihtimalimi beni sıkan, yoksa bir bebeğim olacağımı beni duygusallaştıran bilemiyorum. 4 gündür süren karın ağrılarıma dr. um konferansa gitmiş 13.den sonra gelicekmiş bende çareyi bir yakındaki kadın doğumcuda aldım.şikayetlerimi söyledim ultrasonla baktık. pıtırcık çok iyi yatıyordu gel keyfim gel..içime rahatlık çöktü fakat adam bana rahminiz ters ondan ağrınız çok dedi. hoyda 1 doğum 1 kurtaj ettim sayısıs dr. göründüm biri demedi bunu bana... şaşırdım... şimdi alışkınım iremden zırt pırt ultrasona girmeye bu dr. ayda 1 çağırınca uzun geliyor zaman .. Artık iremde almadım ama bunda bir ultrason aleti alırsam şaşırmayın....
Sonra iremle dün yaşlı günümde bulunan bir ablaya ziyarete gittik. bütün gün kadınceğiz bizim kızı sevmeye çalıştı ama sevdirmediirem herzamanki gibi... ama akşam olupta ablanın eşi gelince amcaya bayıldı irem. dede sevgisi çekiyor belliki. amcada onu sehpa üzerine çıkarıp şarkı söyleyince bizimki üzerini kaldırıp göbeğini açıp adama göbek attı. şahsen evde dahi yapılmayan bir hareketi böyle birine yapması çok garip geldi. irem istediğine çok zillilik yapabiliyormuş. bende adamcağız ilk sevmek istediğinde vermedim o yabanidir ağlar diye. tabi irem anneyide yalancı çıkardı sağolsun. demekki neymiş evladım bunu yapmaz demiycen yalancı olursun yoksa...
sonra bu sabah ben sıkılgan irem deli girdik birbibirimize resmen sıkıldık birbirimizden öyle çok istedimki istanbulda olmayı... şöyle çantamı toplayıp ya bir arkadaşa yada bir akrabama gitmeyi. mesela anneme gidip iki gün kalmak için neler vermezdim şu sıralar keşke istanbulda olabilseydim dedim. ee annemden geleli 4 ay oluyor. her ne kadar subatta kardeşimle gelselerde benim istanbul krızı tutuyor bu aralar. kış kış diyorum cinlere olmuyor bir türlü kafam bozuluyor taa temmuzda ablam londradan gelince gidicem çok uzak geliyor bu tarih. acaba nısan sonu ankara ya gidince birde istanbula kaçsammı?????? çok güsel olur demi???
neyse lafım bölündü iremle öyle sıkılmıştımkı mutfakta çorba yapıyorum hani yediriyimde uyusun rahatlasın bari diye geldimki çocuk sıkıntıdan öylece uyuyakalmış halının üstünde. çok acıdım haline üzüldüm. ah tanrım beni robinson olmam içinmi yolladın buraya diye sormadan edemiyorum ben ve cinlerimle son haberler bu kadar malesef. umarım daha atraksiyonlu şeyler yazabilirim ilerleyen günlerde keza sıkıntıdan iremle buralarda telef olmazsak....

3 Nisan 2009 Cuma

ah hayat..

Son zamanlar havalar güzelleşince burda banada bir iyilik geldi. Sık sık dışarı çıkmamız ve iremi parka götürmem etkili oldu. Moralim birazdaha iyileşti. Midemse aşırı kokulu yemekler hariç iyi durumda. Daha az yatıyor daha çok ayakta durabiliyorum. pıtırcık zaman zaman halsizlik baş ağrısı ve mide bulantısı veriyor. Onlar olmadığı kimi zaman kendimi hamile olduğumu unutup kızımla hoplarken bulduğum oluyor. Kolbastı en çok sevdiğimiz oyun önceleri beraber oynardık şimdi müzik çıkınca oynayalım diye ısrar edince gecen gun unutup epey hopladım o coskuyla sonra aklıma gelip çok korktum ama birşey oolmadı çok şükür...
Kızımda hızlı yürümeye korkarken pıtırcıkta bu dayanıkllılık maşşallah dedırtıyor bana yani... birazda sakınan göz misali sanırım.
irem bu aralar beni şaşırtıyor sürekli. yanı hep dumur poziyonundayım. Hava alsın diye açtığım camın önüne sandeleye çekip çıkmaya çalışması en büyük dumurdu 14.5 aylık ve sandalye üzerine çıkamazken bu hain plan beni öldürdü... üstelik 6. katta oturuyorum. Sanırım Diyarbakırın 45 derece sıcağındabiz cam pencere kapalı duracağız... sonrasında eline tükenmez kalem verdiğimde yazmak için arkasına basıp ucunu çıkarması acaba tesadüfmü diye bir kaç kez denesemde aynı şeyi yapması ikinci dumurum oldu.... Sabahları kalkınca ilk iş tv yi açıyor ve sesini telde konuşmak için kumandadan kısınca tv den gidip sesi açıyor hoydaa...montunu alıp adda diyor gezmeye gitmek isteyince götürmezsem montunu giyip evde oturuyor öylece...
şimdi bu kadar zekice hareket eden cocuk aynı zamanda anlamsız bir şekilde her bulduğu kabloya kendini doluyor telefonun şarzdaysa defalarca takıp çıkarıyor yada çekmeceleri bağladığım kurdeleri çözüp kafasına buynuna bağlayıp ben gel deyince benden kaçıyor yani bazı şeyler ters etki ediyor. çok sert bağırırsamda alt dudak sallanıverıyor hemen gözler doluyor... yani zekimi yoksa tipimi öyle gösteriyor bilemedim. şu aralara alttan 3. diş çıktı acıların çocucğu modundayız o sebebten toplamda 7.diş oldu allahım kaç diş olcak genel toplamda çok zormuş bu diş meselesi yav...Dr. kontrolunde 1 ayda 200 gr alarak beni yine delirtti toplamda 9.5 bile olamamış yav...allahtan boyu uzuyorda ordan kendımızı telkin ediyoruz. 78 cm olmuş. dr 'a sordum Zayıf uzun ne olcak bu böyle dedim.. ooda belki manken olur dedi...eyyyy
ben böyle hamileliktir cocuktur günleri sayarken elltim hala doğuramadı. Sanırım bu gün 12 gun oldu o hastanede yatalı ve 39+2 mış hala amnıyo sıvısı çok ve normal doğum sancısı olmuyor 40 tamamlatacaklarmış bende oha dedim tabi içimden... Yakında cocuk dişleride çıkartıcak orda sanırım çıkınca anne baba derse şaşmıycam. ben çok tez canlıyım ya 40 haftalık bir gebelik düşleyemiyorum. tabi normali buymuş oda ayrı. ama şunu biliyorumki inşallah ben yanılırım ama 40 hafta sonunda bu bebek sezeryanla alınacak bu kadının çektiği onca acı yanında kalıcak...
artık bu kadar zaman hastanede kalınca herkese normal gelıyor. soruyoruz telefonda hastanede evet doğum varmı yok hee ıyı o zaman ber diye gecıyor konuşmalar...
Şimdi bana çok batıl inanç diyceksiniz ama manda eti yada sütü yiyenler hamilelikte çok geç doğururmuş. Kaynanamgiller hala ankarada köylerden manda sütü getirip evde yoğurt yaparlar. güzelde olur ama ben hijyenik bulmadığım için yemem çok fazla... özellikle hamileyken hiç yemedim. bu kız tabak tabak yoğurt yedi uyardım yeme manda sütünden geç doğurursun bak diye dinlemedi. acaba şu anki durum ondan olabilirmi....bilmiyorum... bilenler yazsın lütfen..

26 Mart 2009 Perşembe

evet yogun günler geldi geçti. Yine evde popo büyütme günleri başladı...Aslında pekde iyi geçmedi günlerim. Cumartesi günü başlayan halsizilik ve aşırı mide bulantısı dün akşama kadar beni esir aldı. Dolayısıyla yaptığım işlerden pek zevk alamadığım gibi caaanım günlerde yediğim onca poğaçalar ve pastalarıda sindiremeden yolladım malum yerlere... Evet iremde bu kadar harap ve bitap düşmemiştim. Özellikle iremin balık yağı ilacını vermek en zor şey oldu benim için.. allahtan kızceğiz ayarlamış gibi büyük tuvaletini akşam yapıyor ee malum değiştirme görevini babası yapıyor bu konularda çok rahatım. çareyi yemek yememekte buldum bende yemeyince çok rahatım cünkü ama aç açınada hayat geçmeyince bir süre sonra bu geçiçici çözümde işe yaramadı...
evde mecburen pişirdiğim bebek çorbaları ve yemekleri ise çok komik ama balkonda pişirerek evdeki yemek kokusunu minimuma indirmeye çalıştım. Ama ondada beni gören komsular cok güldü. çünkü ağzımı burnumu bir bezle kapayarak karıştırıyorum yemekleri..neticede çaresizseniz çare sizsizniz politikasıyla günler geçiyor...
irem emme olayını bıraktı tamamen. tabi aklına gelip hala istiyor ama ısrarlı değil en azından eskisi kadar. yeme konusu ve uyuması hafıf ıyıleşir gıbı diyesim geliyor ama cocuk işte bir gün ıyı olsa obur gun olmuyor.... bu benim yatar hallerimden çok şikayetçi... Arada gelip saçımı başımı yoluyor yatmayım diye ama kalkamıyorum o ayrı.... dolayısıyla oyunlar enerji boşaltımı akşamları babayla oluyor...
günlerde ıkı güne gidiyorum hamile olduğumu söyleyince herkes çok şaşırdı. Nomal bende şaşırdım ilk kendime. Fakat olgun hatunlar grubu olan günüm deki hatunların aslında yaşlarının olgun olduğunu içlerinin yaşadıklarından ders alamamış ve boş olduğu kanısına vardırdı beni... sanki herkes hayatında tüm çocukları planlı ve eşit aralıklarla olmuşda bu bir benim başıma gelmiş gibi benimle epey dalga geçip güldüler. Zira söyleyebilecek çok şeyim yoktu olan olmuş onlarda büyütmeyecek olduklarından dediklerini iplemedim ama kendilerine külliyen sinir oldum.
elltım sonunda doğurmak için malum ankaradaki hastaneye yattı. Ama 38 haftasında ve amniyo sıvısı çok fazla diye sancıları varmış o yüzden bırakmıyorlar kızceğizi. normal doğumda bebek ölürmüş boğulup su çok olduğundan ama 39 hafta dolmadanda sezercik yapmıyorlarmış. boş beleş 1 hafta hastanede yatacak bana kalırsa.. hadi herşey bir yana yanına refakatçi bile vermemişler.. bir başına...Yani düşündükçe tüylerim tiken tiken oluyor nasıl olur boyle bir şey.. bana biraz dr. işgüzarlığı var gibi geliyor tabi işgüzarlığın en büyüğü eltım ve eşınde. hayati bir konuyu boylesine basit bir şeymiş gibi hafife almaları. ÖNCEDEN önlem almamaları... tabi her koyun kendi bacağından asılır sanane diyeceksiniz. doğruda banane ama kahretsin içimdeki insan sevgisine yinede boşveremiyorum....
bende dün dr. gittim benim pıtırcık tam 7+0 olmuş kalp atışlarını gördük dinledik sevindik. Allah sağlıkla sıhatle verir inşallah diye dualar ettik. Olursa doğum 12 kasım görünüyor tabi sezercik olduğundan bu bir ıkı hafta önceden olabılır dedi. bzde hayırlısı deyip döndük.
bizden son haberler bu kadar ....

18 Mart 2009 Çarşamba

günler...

evet sanırım burada çokda hamilelik problemlerinden bahsetmemek gerek. zira anlatmak bile bazen iğrençlik boyutu oluşturabilir. Ancak şu varki zaten gastrit sorunu olan ben mideden çok sorunluyum su sıralar. sanki kasalarca cola içmişim oyle gaz var midemde dolayısıyla gazman modunda dolaşınca recep ivedik misali kabalıklarda olmuyor değil. çok üzgünüm ama elden gelen bir şey yok....
iki gün önce artık bende olan hassaslıklar iremi emzırmede eziyete varan acılar çekmemi sağlayınca kesin kesiyoruz dedik. Ve iki gündür emzirmiyorum. ilk gece kabustu saatlerce ağladı sesi kısıldı ağlamaktan... Bense kendimi kasmaktan o ağladıkça kamyon çarpmış gibiydim. Ertesi günde huzursuzluğu devam etti. ne yapsam mutlu olmadı. Dün gece ilk geceye göre daha sakin geçti. ağlayarak kalktığında biberonla su içirip ayağıma alıp salladım. Aslında yatağıda sallanıyor ama illa kucağıma gelmek istiyor. bu gün daha sakin ama hala umudu var. Elini tisortumden içeri sokup meme diyor bana.. bende heman dikkatını çekecek bir şey yapıyorum. Aslında bende şaşkınım. kucağıma alıpta severken yatar pozisyona gelince emme pozisyonu bazen veresim geliyor. Alışmışım ya lonk diye çıkarmaya bu kadar içerde kalmaları tuhaf geliyor.. Sanırım zamanla ikimizde alışacağız. Yemeside sanki umudu düşünce biraz daha iyiye gitti gibi geliyor...

Zuzumer ise çok mutlu bana bir yardımcı bir alakalı sormayın. kızıyla desen yine öyle.. alalhım ben bilseydim bu adam u dönüşü yapar çoktan doğururdum bir tane...

geçen sefer hamileyken etrafım gebiş dolmuştu ben başı çekmiş hepımız patır patır doğurmuştuk. şimdide öyle oldu tanıdığım burdaki arkadaşların yarısı hamile ama ikinci cocuk hepsinin... hal böyle olunca herkes evdekinden farklı olsun diyor. galiba yine kızım olsun diyen bir benim...ve bu sefer en sonuncu benim.... dr. iki hafta sonra gelin dedi. Sanki zaman durdu bir türlü ilerlemiyor takvim...gel çarşamba gel...
elltım hamile sanırım 37 haftalarında ve doğumu ankarada zekayı tahirde yapacak. allahım gecen seneki bebek ölümlerinden sonra o hastane benim için mimlenmiştir. ve olası doğum normalmiş. onu düşündükçe ben korkuyorum. sanırım sezercik gibisi yok... yani nomal doğuranlara şaşkınlıkla bakıyorum ben yapamazdım heralde... benım doğumum erken doğum olunca mecburı sezercıkdi. Ama diğer şekıldede olmazmış yaaa...

evet aslında son günlerde boş boş otursamda benim gelecek günler çok yogun olacak netekım gidilcek kuafor ve dr randevuları ayrıyetten gunler var hadı bakalım rastgele...

14 Mart 2009 Cumartesi

bana yorum yazanlara yazmayanlara

evet okuyup gecenlere yorum yazanlara yazmayanlara herkese iyi dilekleri için teşekkür ederim. ve hepinizin hayırlıısı ile darısı başınıza demek geliyor içimden iyiyim sanırım allah insana alışmak tadında bir duygu vermiş o şok anından tam 1 hafta gecti ve ben alıştım bu fikre ne ilginç değilmi kabullenmek sanırım doğamızın bir parçası... hamilelikte mide bulantısı ve halsizlık pisikolojik mi bilmiyorum. şahsen kaynanam öyle diyor yani midem bulanmıyor dersen bulanmazmış. ama ben midem bulanmıyor desemde sabahları ağır ağır kendini gösteriyor bulantılar... birde ne yiyeceğini bulamama durumu var. Acıkıyorum ama ne yiyceğime karar veremiyorum. Peynir tarzı tuzlu şeyler cazıp gelmiyor tatlılar hoş görünüyor ama yerken alıcağım kiloları düşünüp sınırlandırmak zorunda kalıyorum. sanrıım ilk hamileliğimden farklı seyreden bu tatlı durumu bana çok kılo aldırcak... iremde 12 kılo ıle kapatmıştım durumu...birde hala emziriyorum bebeğin kalp atışlarını duyunca bıraktırırm dedım ondanmı nedir içim kazınıyor resmen....
genelde evdeyiz ben uzanmayı cok ıstıyorum uyusukluk hat safhada. tabi yatınca kızceğzim ağlıyor yatmamı hiç sevmiiyor. oyle iyi kötü yuvarlanıyoruz...bakalım hakkımzda hayılısı...

11 Mart 2009 Çarşamba

.....

aslında her şey tam netleşinceye kadar yazmak istemedim. ama yorumları goruncede dayanamadım. Baktım ki çok arkadaşım beni merak etmekte ee saklanacakta bir şey yok aslında zaten bir çogunuzda tahmin etmişiniz konuyu uzatmanın bir anlamı kalmıyor bu bağlamda evet hamileyim....
Aslında ç.o.i sitesinden tanıştığım ve yorum bırakan arkadaşlar bilirki ben pco luyum ve pco'lular bölümünde bundan iki sene önce iremden önceki ilk gebeliğimi ne heycanla yazıp tebrikler almıştım. Zira ilk bebeğim 8 aylık tedavi sonrası olmuştu... Ve malesef sevincimiz kursağımızda kalarak 17 martta bebeğim 13 haftalıkken karnımda ölmüş ve düşük yapmıştım. sonrasın da irem çok çabuk gelmişti aramıza ... ama o süreçtede kulandığım bir takım ilçalar olmuştu düzenli regli ve ovulasyon için.... İrem de şimdi çok şükür sağlıklı bir çocuk ama hamileliğim herkesinkinden biraz daha zor ve stresli geçmişti. özellikle son dönemde erken doğum sebebiyle evde ıstırahat ettim ve 36+3 haftalıkkende daha fazla tutamadım kızımı ve dünyaya geldi.. Devamında kafamda cocuk fıkrını tamamen çıkarmamıştım. iremin bir kardeşi olsun istiyorum ama irem 3 yaşında olduğunda olsun diyordum. Bu dönemde istanbuldaki dr. düzeli regli olamama konusunu telde konuştum ve en son istanbula gidişimde de muayene oldumda bana yine aynı şeyi söyledi ikinci bebek tedavisiz imkansız... bende bunun rahatlığıyla geldim. Bir süre sonra zaten düzenli regli olamıyorum olmadığımı farkedip düşündümde epey geçmiş gibi geldi ve gittim eczaneden test aldım. Amanın o hep alıpta yaptığım pozıtıf olsun diye dualar ettiğim test şimdi tam tersi dualar eşliğinde iki çizgi çıkmasınmı şaşkınlık boyutmu anlatamam. Oturdum düşündüm ,ağladım ağladım. Çocuk istediğim günleri ettiğim duaları düşündüm. Şimdi ise çok erken bir zamanda geldiğinden bu bebek irem çok küçük olduğundan o ılk zamanki duygularımın tersini düşünüyordum. ne tezat şeyler yaşıyorum dedim. ve neticede dr. gıttık daha çok yeni kese olmuş sadece ıkı hafta sonra gel dedi. şimdi beklemedeyiz. yani sağlıklı bir gebelik olursa her şey yolunda giderse doğurup büyütme kararı aldık. allah bize kolaylık versin artık. biraz erken oldu ama bundada bir kısmet hayır vardır dedik. ve irem hala emiyor zaten memeyi bıraktırmaya çalışan ben ne yaptıysam unutturamadım. gündüzler geçiyorda geceleri krizi tutuyor ağlıyor çokca ....biberon emmiyor emzık kullanmıyor sedece beni istiyor ve emmeyi. vermeyince kendini parçalıyor en sonunda o kazanıyor napıcağız bilmiyorum. dr bırakması gerek dedi. dedide demek kadar kolay değil bazı şeyleri yapmak...benden haberler bu kadar...

7 Mart 2009 Cumartesi

şok şok ve dumur

bugün çok şaşkınım bir okadar dumur ve karamsar yazmak istediğim çok şey var ama bir yanımdada kızım beni çiğneyip tepeme çıkmak üzere olduğundan yazamıyorum hoş nerden Başlayıp nasıl anlatsam onuda bilmiyorum. kafam karışık ben karışık aklım karışık içim sıkılıyor nasıl olacak nasıl oldu bilmiyorum bu hiç beklenmedik durum beni çok çok değişik anlatılması güç duygulara sardı birşeyler netleşince yazacağım tabi önce düşünmem gerek enine boyuna ve zaman lazım bu durumu şekillendirmeye..

ç

5 Mart 2009 Perşembe

işte kopartan o şarkı

birazda ruhum dinlensin mfö karşınızda buselik makamına

iremce iremle


Birkaç resim ile şenlendireyim bloğumu dedim. Malum uzun zamandır yazamayınca insan kendini kötü hissediyor... He napıyordumda yazamadım diye soruyorum kendime dişe dokunu rbir mazeretim bile yok.. Ancak irem bir bilgisayar canavarı haline geldi ancak o uyurken açabiliyoruz. Aksi takdirde benim laptop ya yerlerde yada fişleri çıkarıp elimize veriyor sağolsun...
Hafta sonu aşırı kalabalık ve izdiham halinde geçen anadolu ateşine bilet bulamam belkide hayırlı bir iş oldu. Bulsam giderdim ve o kalabalıkta neler olurdu bilemiyorum... Hoş bu haftada MFÖ geliyor çok şükürkü buna bilet buldum ve genç kızlığımdan çocukluğuma hayran olduğum masharı fuat ve özkanı görmekten çok mutlu olacağım umarım nostaji yaparak o çok sevdiğim eski şarkılarını helede "bu sabah yağmur var istanbulda" şarkısını özelliikle söylerler.. en çok onu dinleyip ağlamışımdır zamanında. Allahım şimdiden cumartesiyi iple çekiyorum. Tabi umarım irem bana çok zorluk cıkarmazda ağız tadında dinlerim... Benki hızlı bili şeklinde tum ütü çamasır temizlik işlerini yaptım ve çok mutluyum bir işimin olmaması ne güzel ey tanrııı...
Bu aralar ne anamgiller ile nede zuzunun anasıgiller ile telde görüşmüyoruz. Yani çok bir sebeb yok aslında aramıyorlar aramıyorum şelinde.. Bazen uzak kalmakta iyiymiş havadissiz habersiz sessizce yaşamakta güzelmiş hahaha..
Burada sık sık görüştüğüm bir arkadaşım vardı oda 20 günlüğüne memleketine gidince ben hepten dımdızlak kaldım ama bakalım; başta iyi gelen yalnızlık sonraları yerini bunalıma ve ateş basma şeklini almaz umarım...dün evde bir ev kazası gerçekleşti ve ben aniden yavaş yavaş yürüdüğüm yerde havalanıp sağ tarafıma boylu boyluyunca uzandım etlerim öyle çarptıki yere bir kaç organım patladı sandım. Devamında tansiyonummu düştü bilemiyorum ter bastı yerimden kalkamadım nefesim zaten kesildi o çarpma acısıyla oyle kaldım bır kaç saniye sonra inlemeye başladım gayri ihtiyari can acısıyla.. irem banyodaydı etrafımda olmaması çok büyük şansdı. Üzerine düşşem kesin çok zarar verirdim. Beni yerde inlerken görünce öyle korktuki zar zor kalktım eee düşenin dostu olmuyor kendim düştüğüm gibi kalktım bu gün sağ kolum çok ağrıyor iki üç yerden sıyrılmış kabuk bağlamış artık bunla geçmiş olsun diyorum ama nasıl düştüğümü hala anlamadım. biri bana çelme takdı sankii...
irem yemek olayını yaptığım cd ler ile biraz daha aştı yemekler yeniyor kavga dövüş akşamalarıda zuzumer şaklabanlık yapıyor amuda kalkıyor falan öyle yiyor işte çekmeceler en azından mutfaktakileri eskisi kadar kurcalamıyor şimdilik dolaplara dadandı level 2 bu olmalı...
oyuncakları ile biz oturur oynarsak oynuyor yoksa asla...
kendince cümle bile kuruyor mama yedim meme istiyorum meme gitti mama bitti anne dur şeklınde konuşmalar yaparak büyüdüğünü ispatlar şekilde.. bazı şeyler tam olmasada rutınleşen bir akşam uyku saati var 10 da yatıyor ama geceleri bu prenses bir canavar oluyor uykusuz her gecemiz mızırtılı hala... üstte 4 dişi altta 2 dişi var iremin şimdi nerden diş çıkacak altanmı üsttenmi altta hareket yok ama üst dişler köpek dişleri yani öyle şişmişki yerleri bembeyaz ondanmı uyumuyor acaba bilemedim valla.. bu diş olayı çok zormuş adamı dinden imandan ediyor...derken irem uyanıyor benim zevki sefam burada bitiyor...

27 Şubat 2009 Cuma

****

nasılım napıyorum bu aralar pek belli değil. Bakarsanız hiçbirşey yapmıyor gibiyim sorarsanız çok yorgunum uykusuz her gece artık beni çıldırtıyor.. zira huysuz seni okudukça kendimi görer oldum bu günlerde... uykusuzluk kötü bir şey insan yazarken bile sinirli yazıyor. Ben senin en son yazını o sinirle okudum yani...
hafta sonu anadolu ateşi buraya geliyor gitmeyi çok istiyorum ama bilet bulamadım. Allahım nedense hep çok gitmek istemişimdir bu gösteriye hep bir engel çıkar şimdide bu hadi bakalım...
Asında yeni resimler indirdim. Ama yükleyecek halim yok başka zaman inşallah... Ben iştahsız kızıma çocuk şarkılarından oluşan bir cd hazırladım. Tabi internetten imdirdim şarkıları ve şimdi movi makerle tek film haline getirip sonrada vcd formatına çevirecem ki tv de izleyebilsin vcd ye taktığımda yani ölme eşşeğim ölme...
kardeşim buradayken bir tane yapmıştı ama gunde 4 oğun ızleyınce artık bööö geldi cd den ...dolayısıyla bir daha yapayımkı en azından değişik değişik olsun dedim. hee cd işe yarıyormu derseniz yine bir ağız kapama çırpınış var tabı ama eskiye göre daha kısa sürede yiyoruz. birde bizim kız şarkıları seviyor alibaba ve çiftlik hayvanlarına teşekkürler bu yüzden...
tabi sadece türkçe çocuk şarkıları değil ıngilizce cocuk şarkıları ve animasyonlar ayrıca gökhan şen eğitici şarkıları indirdim. tabi asıl olan yemeğin sessiz ve az oyunla yenmesidir. Ama ben başaramadım. başaranların elini öpmek gerek heralde.... ama bu birazda çocuğun karakteri ile alakalı.. tatlı sevmeyen ve acıya eğilimli bir çocuk irem dolayısıyla bebek mamaları hep itirazla yeniyor... ev yemekleride mamaya göre az itirazlı ama hep boylede olmuyor keyfi gelmezse bir gün akşama kadar hiç yemediğide oluyor.. nasıl dayanıyor aç anlamıyorumki.. işte bu yüzden biz bu yönteme başvurduk. genel olarak yemek harici zamanlardada takılıp dinlenebilir ama biz gün içinde çok dinledimizden yapmıyoruz...

23 Şubat 2009 Pazartesi

Gel ey seher



gel seher gelki bitsin bu evdeki hapis hayatı gelki gezelim dolaşalım akrabalarımızın, arkadaşlarımız sevdiklerimizin olduğu bir şehirde olalım tekrar. Atladık mı arabaya acaba kime gitsek diye kuralar çekelim yine... yalnızlık çok zor ruhumuz daralıyor... seessızlık bile yoruyor beni... gel seher bu kadar dinlenmek yeter bu kadar dinlemek sessizliği... içimden hem kahkahalar ile gülmek hem hüngür güngür ağlamak geliyor işte delilikte bu noktada başlamıyormu?? geleceksen gel seher daha fazla bekletme bizi...

22 Şubat 2009 Pazar

13 aydır deliksiz uyumayan insan...

Evet efenim o zavallı benim... irem doğduğundan beri şöyle deliksiz bir uykuya hasretim... kendisi saat başı veya iki saatte bir uyanıp meme diye ağladığı için sıkıysa kalkıp bakma gittiğimde beşiğin kenarında iki parlayan göz bana bakıyor. çoktan ayağa kalkmış beşikte ... bense artık yat kalk nerde uyuduğumu unutuyorum. bazen irem ağlıyor bakıyorum ben yatağımdayım allah allah ne zaman geldim buraya diyorum. Bu aralar geceleri başım çok dönüyor zar zor gidiyorum yanına.. İrem 8 ayllıkken odaları ayırdık. Ama bu bizim zuzumere yaradı rahat rahat horluyor geceleri... E bende iremin odasında tekli koltukta emzırınce benim gecem bir koltukta zuzumerin gecesi çift kişilik yatakta enlemesine debelenerek geçiyor. Hal böyle iken şu gazetelerin 3. sayfasında çıkan bir haberdeki kadına hak veriyorum. kocasının kulağına gece yatarken civa damlatmış sonuç adam ölmüş... insan cani doğmuyor cinayet bir anlık sinirle olabilecek bir şey şahsen gece yarası durmadan ağlayan bir bebek oh uyudu deyip yatağa attığım yorgun bedenim uykuya dalmışken 15 dk sonra uyanan irem beni cinlendirmesinde napsın. diyceksinizki kocanın suçu ne kız uyumuyor evet ama insan bir kezde kalkar bakar yahu...neyse belkıde ben abartıyorum bilmiyorum...ama deliksiz uykulara hasret kaldım...
şimdi benim londradaki ablam cocuk gelişim uzmanı ve iremden uykularından bahsedince bana şimdiye dek uykusu bir duzene girmediyse bundan sonra çok zor dedi yani 3 yaşına kadar bunun bu şekılde devam etmesi muhtemelmış en azından ıkı yaşa kadar kesin surer dedi. işte buda beni çıldırttı 12 ay daha bu eziyet çekilirmi diye soruyorum bunları düşündükçe bunalıyorum...
ruhum sıkılıyor ve rahatlayacak bir pozisyonda bulamadım henüz. 8 gündür markete bile gitmedim evdeyim. ama çıkmakda istemiyorum çıkayım diyorum sonra dışarı çıkmak gözümde büyüyor varmı böyle şey yaa... yani sunu yapsam mutlu olacam dur yapıyımda rahatlayım diye bir tablo yok. gündüzleri uyuyan kızın uyku saatlerınde ben hep iş yapıyorum yanı uykuya fırsat kalmıyor bugunde işim var ama elektirik süpürgesi bozuldu işler kaldı bende oturdum blog yazıyorum. çunku gunduz uyuyunca gece bende uyuyamıyorum.off öyle işte dün bir arkadaşla konuştum iremi besleme şeklini anlattım cok az yediriyorsun dedi. iyide ben onu bile ne takla atarak yediriyorum daha sık yedirmem için bende koca bir sabır ve mangal gibi yürek lazım...
iremi sabah cici bebe 10 bisküvi labne peynir kıbrıt buyukluğunde ve yumurta akı ile olan karışımı veriyorum ertesı gun sabahda ceviz içi dovulmuş ve kahvaltı maması karıştırıp verıyorum her gun aynı şeyleri vermıyorum sıkılmasın dıye
öğlenlerı çorba her turlu sebze corbası içinde beyaz et yada kırmızı et oluyor kesın
akşam uzerı meyve püresi veriyorum bır gun bır gun yogurt donuşumlu arada cubuk kreker yemeklerde bızle yemek yıyor ama bunlar hep az az bır ıkı kaşık alıp bırakıyor yanı doyasıya yedığı bır şey olmuyor
ve akşam yatarken kaşık maması yıyor.
aralarda hep meme deyıp bana yapışıyor gun ıcındede emzırıyorum bu sebebten ama emıyor sut varmı dersenız hayır ıkı uc yudum sonrası gelmıyor 4 saatde bır beslıyorum meyvede 4 saat sonra mama verıyorum azmı verıyorum bana yorum yaparsanız bu konuda sevınırım...
anne sütü artık ireme yarar getirmiyor sanki kessemmi bilemiyorm öyle düşkünkü geceleri bile onun için kalkıyor vermeyince aglıyor nasıl vazgeçiricem bilmiyorum. ağzına kötü gelsin tadı diye karabiber döktüm memeye bizimkı bir yaladı bir şaplattı ağzını şaşırdım daha hoşuna gıttı resmen. tecrubelı annelerden yardım çağrısı lütfen bize kulak verin....