29 Ocak 2009 Perşembe

haberler haberler...

yazdıklarımın hepsi gitti hevesimde tabi...
kısa özetler halinde yazayım ozaman.. kardeşim ; zuzumer bu gün izinli olunca başbaşa gezip diyarbakırı göreyim diye gezmeye gitti. Annem evde onu almadılar yanlarına... Annemde cok sıkıldı ama caktırmıyor... iremi yeni ıyileşme donemınde çıkarmıyorum dışarı. Bir kez anneme bırakıp ben gitim kardeşimle gezmeye 2 saat dayandı annem... irem durmamış çağırdı hemen. özgürlük ve gezme hayalleri suya düştü. irem anneannesiye pek iyi vakit geçirmiyor. Annemde napsın yelek başladı örüyor...dün büyük yaş hanımlarla olan günümü yaptım. çok güzel poğaça, börek yaptım ama yayınlamak istemedim bloğun formatını bozmayım diye...
annem beni sürekli gazlıyor.. kalk makgaj yap kendine bak annanene dönmüşün kendini bırakmışın diye.. ama evdee durduk yere gıyınıp süslenmek gelmiyor içimden bunu anneme anlatamıyorum. hoş kendide çok kokoşmu hayır oda esofman ile takılıyor ama nedir bu gaz anlamadım.. zuzumer ise halinden memnunmu bilemiyorum.. şimdilik memnunmuş gibi görünüyor... dün günde aşure yaptık ilk yapınca çok güzeldi ama sonra durdukça koyuldu annemde tekrardan ısıttı ve süt koydu içine işte ne olduysa o aan oldu. süt sağlam süt aşurede kesildi tadını bozmadı ama görüntüsü bir tuhaf oldu tum iştahım kaçtı resmen...
annemle günler hayal ettiğim kadar renkli geçmiyor. annem bana yardımcı tabıkı çokca ama iremle cok iyi anlaşamayınca iremin yükü hep üzerimde oldu. onlardan kaçtıkça bana daha çok yapıştı. tutunup yürüyen irem yürümeyi tamamen bıraktı elınden tutmazsak yürümüyor asla...iş başvurularından hala ses çıkmadı onada takıldım biraz.. demekki formdan epey düşmüşüm.

25 Ocak 2009 Pazar

ah benim insan telaşım...

Evet efenim şudur budur derken zaman geldi geçti annemler geldi. Hatta geleli bir hafta olacak nerdeyse... Ancak annemleri yine irem rahatsız olduğu için pek gezdiremiyorum. Hatta evde esir edip ireme asker ettimde denilebilir... Bende istemezdim tabi böyle olmasını ama her şey cuma günü başladı... İrem'i dr. götürdük aslında amaç 1 yaş aşılarıydı. Dr. hanım tarttı ölçtü baktı ve en sonunda iremin iki ayda 150 gr.cık aldığı çıkınca azıcık telaş yaptık. Son zamanlardaki sık rahatsızlanmaları ankarada ve istanbulda olunca kendi dr. haberi olmadı bu durumlardan o zamanları anlattık konuştuk son yapılan testleri gösterdik neticede çok dikkat etmem gerekiyormuş. Zira irem alerjisi çok yüksek ve bağışıklık sistemi çok zayıf çıktı. Bu kadar çabuk hasta olmasıda buna bağlıymış. İstanbuldan döndüğümüzden beri gripti. burun akıntısı hiç geçmemişti ve dün iyice arttı gribi... şırıl şırık akıyor burnu hapsuruklar ardı arkasına mızıtısıda hiç bitmiyor tabi.. Artık kafamı duvarlara vurasım geliyor bu çocuğa ilaç vermekten ben bıktım hasta olduğunu yazmaktan ellerim bıktı ama cocuğum iyleşmiyor. Annem bana çokça moral veriyor iremle çok ilgileniyor hele dayısından allah razı olsun tüm gün evde el ele dolanıyorlar. Diyarbakırın havası çok kirli evleri her gün siliyorum yinede kapkara her yer kurum oluyor. irem için bu durum çok sakıncaklıymış. Annem gelir gelmez öncelikle tüm halıları koltukları ve iremin oyuncaklarına kadar her şeyi temizlemeye başladı. açıkcası oyuncakları ilk aldığımda yıkarım ireme vermeden ama sonrasında yıkamak çok aklıma gelmez. Ancak çok kirlenırse yıkardım ama annem her ay özlellikle peluş olanları makineye atıp yıkamamı önerdi... açıkçası hiç düşünmemiştim iyi bir fikir bu... İrem ise aslında yürüyordu kendi başına ama sonra bir korku sardı. Artık elimizi tutup yürümek istiyor ve çok meraklı her yeri karıştırmak istiyor... istedikleri olmayınca ağlıyor...anne diyor arada ama dayı demek daha kolay geliyor hemen hemen her dediklerimi çıkarıyor fotokopi gibi... tuttu durdu düştü çıktı aldı gibi kelimeleri söyüyor rahatlıkla ...yemek ise hep sorun çözülemeyen... akşam akşam ne çok yazdım değilmi? benden son haberler bu kadar...iyigünler herkese

18 Ocak 2009 Pazar

bir pazar akşamı koca kişisi hala işte olunca ve saat gecenın bir yarısıysa nasıl uyur insan bilmemkii... hazır uyku cinlerim kaçmışken anılar canlanırken şöyle iki döktürüvermek istedim...amman sabahlar olmasın...
çok değil gecen sene bu günü düşündüm.geçen sene bu gün 36 haftalık hamileydim. istanbuldaydık henüz ozamanlar Yarın bebeği alacaklardı büyük gündü... Aslında doğması için çok erkendi. Fakat hem kordon dolanması hem erken doğum kanalına gırmıştı. Aylardır aman birşey olacak dıye evde gecırdığım ve doğmasın dıye mumkun mertebe sırtustu yattığım kızanım artık durmuyordu içerde.. işte bu biber adınıda bu yüzden aldı. Zaten elde avuçta durmayan cin biberiydi o... artık fazladan kanamalarım başlamış ve ben içimden sabahı bekle bari kızım diye sızlanıyordum. Bir yandanda annem yanımda olmadığı için onlara kızıyordum. Eşim ve annesi yanımdaydı ama yinede annemin yanımda olmasını o gece çok istemiştim. Ağrılarım hat safhada yarı uyur uyanık bir gece gecirdim. biberi sağ sağlim sağlıklı bir şekilde dünyaya getirememekten çok korkuyordum.sabah erkenden kalkıp hastaneye gittik. Zaten hemen ameliyata hazırlandım. o anda tüm korkularım gitti garip bir deli cesareti vardı üzerimde... Annem erkenden ablamla hastaneye gelmişlerdi. onlarlada görüştüm ve saat 10:15 de ameliyattaydım...gözümü açtığımda ilk iş kızımı sordum nur topu gıbı kızın oldu demişlerdi. sağlıklı mı dedım evet dedıler.. zaten beni o gün akşam odama gecirdiler uzunca bir zaman yoğun bakımda kaldım ve odama ındığımde bebeği getirecekler diye ablamı ve eşimi beklerken bebek geldi ama yoğun bakıma götürülcek ambulans beklıyor dediler. Yalan yanlış bır kaç sanıye gordum ve hemen bebek yoğun bakıma gıttı biber ve bir dahakı görüşmemiz 5 gün sonra oldu. Bu 5 gün ömrümün en uzun geceleri ve gündüzlerinden oluşuyordu. Bebekleri yanında olan annelere imreniyor kimse yanımda olmadığı zamanlar bol bol biber için ağlıyordum. Allahım hatırladıkça ağlayasım geliyor çok zor günlerdi..Allaha şükür hepsi geldi geçti. Ve 1 yıl oldu irem artık çocukluğa bir adım atıyor ve bebeklik günlerimize baktıkça vay be diyorum vay be 1 yıldır anneyim öyle çok istemiştimki anne olmayı... bir taraftan zamanın hızla gecmesine kızıyorum bir taraftan iremle olan kavgalarımızı hatırlayıp kızıyorum kendıme amannn yemezse yemeseydi diye...
ah zaman ne çabuk geçiyorsun eskiden büyümek için telaş yaparken şimdi yaşlanmamak için yaşıyorum aynı telaşı. Kızımsa sımdı benım yerımde büyüme telaşında.. ona dıyorum cabuk büyüme yavaş yavaş yaşa her anın tadını anlamıyor ... kızım canım bıberım anne olmak delilik diyenlere cevabım ben bir deliyim ve deli olmaktan çok mutluyum...
Ve gelelim iremin doğum gününe.. Aslında doğum günü 19 ocak ama annane ve dayısı ıkı gun sonra 21 de gelıcekler. malum bız dıyarbakırdayız ve etrafımızda kolu komsudan oteye gıdemeyen ınsanlar var. İlerde Kızıma 1 yaş resımlerını gosterdığimde aslında etrefındakı bır cok ınsanı bır sure sonra hatırlamıycaksam o ınsanlarlada bır kutlama yapmak saçma gelıyor bu yuzden dogun gununu aıle arasında evımızde sakın bır şekılde kutlamayı tercıh ettık...inşallah bir sonrakı sene kalabalık aılelerımızden ankara yada ıstanbul da olmak kısmet olur bıze...
bu arada zuzumer bir kaç hatrı sayılır şirketin eleman aradığını söyleyince başvurdum. şu zamana kadar başvuru yapmamı istememiş boşver evde ıreme bak demişti. baktıkı çok sıkılıyorum bana acıdı sanırsam...bende fırsat bu fırsat hemen başvuru yaptım hatta dun gece ruyamda ıs teklıfını kabul etmiş bakıcı aradığımı gordum ruyamda.. hatta ıkı gundur ıremı ise başlarsam nasıl bırakırım dıye kara karada düşünmüyor değilim. sonra kendimi çalışan annelerin çok olduğunu benim tek olmayacağımı düşündürerek telkin ediyorum.. aman işte dereyi görmeden paçayı sıvadık yine hadi hayırlı işler..

15 Ocak 2009 Perşembe

velhasıl iyiki varsın eren

video

yürüyoruz oleyyy

video

amman hülya avşar gömesin kıskanır bu dansı....

video

evet efenim sözümüzün eriyiz işte resimler

şekil şekil biberden en şekil haller


aslında cinbiberi anlatmak resimlere sığmıyor kendinii bilakıs yaşamak gerek yukarda hanım efendi kımseye ihtiyacım yok bakın neler yapıyorum sıkıysa beni tutmayın şeklinde fazlaca özgüven içeren pozler vermiştir.şahsen sakıncalı haller bunlar


burda ise kel başına şapkalar yakıştığını söylüyorum bibere ama ne fayda resimleri çekmek bile çok zordu zira her biri 5 saniyeden fazla duramadi taş kellede...

evet gezenti biberin gezme halleri



arada oynuyorda canım günahını almıyım kızanın ama her bir oyuncak ıle ılgısı 5 sanıyeyı gecmeyınce onune ne yıgarsanız yığın 5 dk oynayıp tepeme bınmeye devam edıyor devamında...




işte yemek yemesede bizim kıza sandalyeyı boşa almamış olduk otururken arada uyuyor orda iyi oluyor bir bakıyorum uyumus al yatağa götür paketi sıcak sıcak yanı....

10 Ocak 2009 Cumartesi

ve derken ver elini istanbul....

ağladım sızladım istanbulu ozledım dedim. ÇOK istedim gitmeyi ailemi görmeyi ve o anda bir telefon çaldı londradaki ablam arıyordu hayli şaşkın "ben istanbula gidiyorum 29 aralıkta ve 3 ocakta döneceğim" dedi.(kocası yeni yıl süprizi bilet almış) Dondun kaldım ."sende gel orda görüşelim" dedi. Tamam diyemedim şaşkınlıktan... Bir süre durdum düşündüm. Zuzumeri kendimi biberi gidebilirmiydim... Gitmeye giderdimde bu bütçeye bir ayda iki tatil ağır gelirdi. Ablama "gelemem" dedim .umutlar yanar gibi parlamıştı ama ışıltıdan öteye gidememişti.. Derken o sıkıntıyla bibere mama hazırlamaya gittim mutfağa...Zuzu yanıma geldi "pazartesi sabah 9:50 iyimi" dedi anlamadım ne saati bu diye sordum " ne olacak uçak saati" dedi. Meğer içerde ınternetten bana bilet alıyormuş... Dünyalar benim oldu sevinçten zuzuya sarılıp ağladım ağladım...
Sonra ertesi gün hemen bir bavul hazırlayıp heyecanla pazartesiyi bekledim. Sabah olduğunda biber bir kolumda sırt çantam sırtımda diğer elimde bavul bir gidişim var sormayın... Görende kızım olmadan asla filmindeki kaçış gibi gittiğimi sanar...Öyle duygularla ayrıldım burdan...
Annemlere özellikle haber vermedim ve kapıya gidipte zili çalınca annem beni karşısında gördü ve donup kaldı. Öyle sasırdıkı ağladı korktu kadıncağız ve yarım saat kadar ruyamı bu dedı... Neticede annem rüya görmedi ama ben; rüya gibi bir hafta geçirdim. Ablam geldi irem kuzenleriyle çok guzel anlaştı. Zaten cocuk hastası kızım bayıldı bu bol kalabalık eve... Teyzeler kuzenler oh oh allah versın yani... iremin yemekleri ayrı bir şenlıklı gecti. sabahları uyanınca yanımdan alındı. Uyudum saatlerce kalktığımda yemeğını yedırmış uzerını temızlemışler daha ne olsun.Onlar biber hasretini giderdi bol bol bende dinlendim...Bir gün biberi teyzelerine ve anneme bırakıp ablamla aroga gıttık. Sabah erken saatte gidince koca salonda ıkımız vardık. Çok komık oldu sankı kapatmışız salonu ıyice yayıldık, bağıra bağıra gulduk, hatta yorum bile yaptık filme...
Bir günde kendim hazır gelmışken bir dr.mu zıyaret edeyım dedım. İreme hamile kalmak için tedavi olduğum merkeze gittim. Evimiz Esenlerde ve ben Gözetepeye gittim karşıya gectım Anacım 3 de cıktım yola ve eve geldımde saat 8:00 dı. bır gunum yollarda gecti.. Ben diyarbakırda bu kadar saat yolda olsam hastankeyıfe gıder gezer yemek yer gelırım yanı duşunun zaman kaybının....ve anladım ki sevmesemde alışmısım diyarbakırın bom boş yollarınaa...sakinlığıne....... O gün iremde hastalanmış.. benım arkamdan ateşi falan cıkmış. Tamda gelmeme 3 gun kala hastalandı. Soguk algınlığı teshısı konuldu ve bir torba ılaç ıle eve donduk.bende bır gezı sonrası hastalanmadı dıye çöp sokacaktım duvara yine olmadı. Netekım karşıya gecerken gidişde arabayla donerken vapura bınıp ıyice kazıdım boğazın o guzel manzarasını beynıme derın derın cektım ıstanbulun havasını ciğerlerime nasıl ozlemıştım o gorüntülerı bılemezsınız bunu yaşayan anlar sadece... tek sorun ıstanbul cok soğuktu asırı hemde... yanı diyarbakıra bıle hala kar yağmadı ınce montlarla cıkarken bu soğuk benı derınden vurdu.. ayağımı cok bağladı gezemedim pek... annemler ne kadar acsada doğalgazı evler ısınmıyordu. İremede cok kalın kıyafetler gotürmedim aklım buralara gıttı. Orda kalın kalın esofmanlar aldı teyzesi kızıma. lahana gibi oldu kızceğiz orda.. ee okadar gıydırıncede sısko gozuktu mıllete çok guzel olmuş dedıler....
işte sonra donduk sayılı zaman cabuk gectı ve geldımızde buranın kupkuru havası benım ciğerlerime yapıştıkı ıremcık daha da kotu oldu ıyleşemedi uyumadı tıkandı gecelerı ...ılaçları ısrarla kullanmaya devam ettım cumaya kadar... Ancak cuma günü çaresiz gene alıp tekrar dr. goturdumde boğaz enfeksıyonunun devam ettiğini soyledıler. burunda fış fışş bende gecıcı bır kaç ılaç aldım. durumunda gelışme yok hala... pazartesı unıverste hastanesine gotürüp bağışıklık sıtemının neden bu kadar hassas olduğu ve neden hep hasta olduğu ile ilgili bir araştırma yapılıp buna gore ılaçlara devam edeceğiz. neticede yüzüm bir güldü istanbula gıdıyorum diye ama iremin bitmeyen hastalığıda ayrı bır ağlattı yani...
zaten geldiğimde beri biriken çamasır ve ütü furyasını hıç anlatmıyorum zira geçen pazartesiden beri yıkayıp ütülüyorum.
şimdi ayın 19 da bizim kızın doğum günü şöyle komsuları felan çağırıp bir doğum günü yapmayı düşünüyorum kafamda onun senaryoları var bakalım...
annemle kardeşimde ayın 21 de gelıp 20 gun bende kalıcaklar ohh cok mutluyum heyaaa..
ozaman kadar kışda epey gecmış olur bende bahara aşığım sevmıyorum yazı kısı napıyım yaaa...
sonbahar desen ayrı trıp en guzel mevsım bahar....
resımlerı aktarıcam ırem saclandı sormayın bırde yuruyor sallana sallana paytak paytak duşucem dıyee de felaket korkuyor...
banada adımı soyluyor cok ıstedım bunu babasına yapsın dıye hatta zuzumerın adını bınkez takrarladım yanında banada anne desın onu kıskandırıyım dıye ama tersı oldu ben annemlerdeyken herkez adımla cağırınca oda çağırdı ve benım hain plan ters teptı şımdıde kızıyorum bana anne de diye ama demıyor artık vazgectım ben ona anne dıyorum napalım...