23 Nisan 2009 Perşembe

ve teşekkürler

Beni rahatlatmak için arayan soran yazıma yorum bırakan tüm blogerlara ve arkadaşlarıma teşekkürler... gerçektende allaha çok şükür ki bu aralar iyiyim. Aslında ankara gezisi beni hecanlandıran... Evet kaynanamgillere 15 günlüğüne gidiyoruz. Kısmetse mayıs başı gideceğiz. Şimdi ulen eatnes kaynanaya gidiyon ne seviniyon kafana taşmı düştü diyenler vardır elbet.. Zira pek güle oynaya gitmem ben ankaraya çok iş oluyor diye... Velhasıl düşününkü burada o kadar daraldım bunaldım ki ankara ankara güzel ankara seninle güler her bahtı kara diyebiliyorum... Umarım hayallerim yarım kalmaz ve umduğum gibi heycanlı günler geciririm. Aslında en çok irem için gidiyorum. Burda yalnızlıktan bir hal oldu çocuk Azcık aile ekranı tanısın. Aslında biz buralarda yalnız olsak da ne kadar büyük bir ailemiz olduğunu bilsin istiyorum. Onu çok seven babaanne ve dedesinin amcalarının sıcaklığını görün istiyorum. Ne düşünceli gelinim değilmi dermişim...
Bu gün 23 nisan ya neşe doluyor insan.. Bizde kızımla giyindik sabah en yakın okula attık kendimizi.. Hoş tüm gösterilerde hadise ve kolbastı vardı. Kızım götünü salladı onlarla oyunlar bitince alkışladı. Sivaslı olarak halaylara hiç dayanamayız. halaylarda baktım analı kızlı oynuyoruz. Yani bu gün güzel bir gündü bizim için. Ataya saygılar Böyle bir günü bizlere armağan ettiği için teşekküler herkesin bayramınıda kutlarız ayrıyetten...
Cumartesi günü pıtırcığın ikili testi için gideceğiz. içim kıpır kıpır inşallah sağlıklı sıhatlidir. ve testde de öyle çıkar. Kızımda bir panik yaşamıştık bu ikili testten o yüzden hafif korkuyorum.

Tabi böyle hamilelikten etsiz ve soğansız yemekler pişirince çogu zamanda hiç yemek pişirmeyince kaynanam bana altın saçlı prens doğuracan ozaman dedi. Ne demek bu şimdi sarı saçlı bir oğlan anmalında mı söyledi çözemedim gitti.. aslında bir an önce 4 aylık olsada hani cinsiyetide belli olsa çok rahatlıycam ne olucak çok merak ediyorum. Merakımı zuzumerle paylaştığımda ruhsuz kocam şu cevabı verdi. %50 kız %50 erkek olma ihtimali var neden merak ediyorsunki... niiiiii
diyebağırasım var. O eski bir dizi vardı kantar ailesi neyse ordaki tijen gibi çokca bağırasım geliyor bazen niiiiiiii niiiiii
Benim bıdık kız bu aralar ikili kelimelere geçti sabahları beni yataktan kaldırmak için numarası acıktım hali. bana mama istiyorum diyor acıktınmı diyorum mama yeyim diyerek kafa sallıyor. Bende hışımla kalkıyorum kız acıkmış diye. ama ne fayda kahvaltımızı yemek en aşşağı 30 dk alıyor. Ağızda bekletilen yemekler ve sonunda tükürüldümmü üste başa işte anne olarak ben geçiriyorum cinneti allah allah yani... velhasıl yemek sonundabitiyor ben sinir küpü oluyorum oda yarı tok karınlı.....
aman çenem düştü yazdım işte ahada ortaya dedim yazdım herbişeyi isteyen okur yorumda yazar istemeyen kapar benden bu kadar....

18 Nisan 2009 Cumartesi

kıskanıyorum

aslında kıskançlık bana göre insancıl bir duyguyken nedense çok insan duygusal bozukluk işaretide olabilir diyor. Bilemiyorum ama çok kıskandığım konu var ama en ateşlisi şu an içimi yakan asıl kıskançlık zuzumerle yaşanıyor. Evet zuzumeri bir erkek olduğu için kıskanıyorum. Onun özgürlüğü rahatlığı estimi gezmeleri beni çıldırtıyor. Bu çocuklar neden hep analara zimmetli olur yahu...ben neden estimi cıkıp gezip arkadaşlarla bir iki takılıp gelemiyorum anlamadım yani. hoş diyarbakırda ne takılcak yer nede arkadaş var oda ayrı ya neyse... Ayrıca zuzumer iş icabı dedi çantayı topladı gitti akşamın bir vakti istanbula. Ahada bu can çatlamasın ne etsin. Hazımsızlıktan uyku tutmadı resmen. Ankaraya gitse koymazdı bu kadar. Ben ki istanbul hasretiyle yanıp tutuşurken zuzumerin ansızın iş zıyareti beni mahvetti. Annemlere gidecek işleri bitince ve ertesi gün akşam donecek 24 saatlik bir gezi ve ona katılmam imkansızdı. Ama yinede çok kıskanıyorum onu bende gitmek istiyorum yaaa diye ağlayasım geliyor çocuklar gibi tepinerek öyle sinir oldum resmen...
Bende uzun zamandır sağlık sorunları ile uğraşıyorum önce ben hastalndım besin zehirlenmesi ile başlayan rahatsızlığım beni öyle yere serdiki bir gün sabahtan akşama kadar aç susuz yattım evde. Hani hastalık hali vardır öylece uyursun gecer için öyleydi halim. Zaman zaman evde iremin yaramazlıkları ile uyandım. birde onun yemek saatlerinde kalkıp güç bela yemeğini yedirdim. geri kalan zamanlarda tek başına oynadı. Evde karıştırmadığı çekmece yerlerde kırılcak ne varsa kırmış akşam zuzumer evi toplarken inanamadı hepsini iremmi yaptı diye. yok yarısını ben dağıttım. Neticede çok arkadaş var ama o hasta halime gelipte bir tas çorba getiren olmadı ya oda ayrı hüsran konum. Akşam zuzumer lokantadan bir tas çorba getirdi annem yakınımda olmadığı için ve bu kadar yalnız olduğum için döktüğüm gözyaşlarını ve o anki duygularımı anlatmayacağım zira düşündükçe gözlerim hala dolu dolu oluyor. iyleşemeyince 5 gün çektim sonunda dr. gittim iki ilaçla ayaga kalktım ama ne fayda sözde pıtırcık için ilaçsız geçirecektim olmadı... sonrada irem rahatsızlandı sebesiz bir ateşlenme durumu ooldu ıkı gun sonra gectı çok sukur...
arada çok sinirleniyorum ireme yemek yememesi yada istediğinin adını söyleyemediği için mama diye bir yer gösterip ağlıyor tek tek hepsını uzatıyorum ne istediğini bulmak ımkansız oluyor alıp kendını ıstediği yere yaklastırdığında ise herşeye saldırıyor istediğinden vazgeçip neticede neyapıp yapıyor ve beni çıldırtıyor bazen bağırıyorum bazense kötü davrandığım oldu. sonrasında çok üzülüyorum kendime kızıyorum ama o an o kadar sinir oluyorumki kendimi tutamıyorum bir sinir harbi ve popoya ıkı tokat fazlasını zaten yapamam. ama sonra çok üzülüyorum neden böyle oldu diye. Ağlıyorum bile bazen annemin küçükken üzerimi kirlettiğimde yada istemediği bir şeyi yaptığımda bana kızdığı anlar geliyor gözüme annemden ne farkım kaldı diyorum. küçükken yemek yemeyince annem bana kızınca ben çocuğuma yemek için kızmıycam derdim. kızmak ne kelime bağırıyorum ye diye çocuğa ınanamıyorum kendime. işte bu bağlamda şu bloga guzel guzel etkinlıkler yazan hep ıyı vakıt geciren bloggerları kıskanıyorum. yahu hıçmi sinirlenmıyorsunuz sizbu kuzulara. sorun bir bendemi yani. sizinki hep yer içer vakitli uyurmu yoksa uymasa yemesede sorun değilmi sizin için ...nasıl takmıyorsunuz oyleyle eğer sırlarınızı paylaşın lütfen...
Hayatını her aşamasında ne yaşarsa yasasın güçlü olan ve mutlu olmayı başaranlar sizleride alkışlıyorum burdan ama bilinki aynı zamanda kıskanıyorum bir taraftan...çünkü depresif ruh haline sahip karamsar ve bir okadar heyheyli ben ayağım biraz tökezlese hemen yenildim deyip yasa başlıyorum. karaları bağlayıp günlerce evden çıkmıyorum. baharımın gelmesi bazen günleri bazen haftaları buluyor. Verdiğim kararlarda emin yürüsemde bir olumsuz espiri bazen eleştırı bazen kendimce kafamdaki bir düşünce veya bir olay acabalarla kararlarımı çürütüyor. pişman oluyorum çelişiyorum, kendimle mücadele etmekten yoruluyorum, yorgun düşüyorum kendi elimde... beynim hep aynı şeyleri tekrarlıyor bazen bir makine gibi...mutlumusun bu soruyu çok sorar buluyorum kendime mutluyum desem devam eden sorular mutsuzum desem ayrı sorular bilemıyorum bulamıyorum hayatın bulmacasını çözemedim gitti. yukardan aşşağı bakıyorum soldan sağa olmuyor. Allahım bir kaç harf bile çıkmamışki şöyle belirgin... çengelleri birleştırıp yolu bulsam dıyorum ah işte yıne aynı yerdeyım.

13 Nisan 2009 Pazartesi

ilke 'ye ve annesine teşekkürler

efendim son günlerde sağlık sorunları ile uğraşmaktan kendimi blog alemine fazlaca uzak tutmuşum. mesecinam uyarınca dayanamayıp bir girdim.baktımki sevgili ilke ve annesi http://www.adailke.blogspot.com bizi ödüllendirmiş sevindim. çok teşekkürler efendim. bizde ödülümüzü layıkınca yerine getirelim dedik.
ödülün kuralları şöyle;
-ödülü veren kişinin linkini yayınlamak
-ödülü verdiğin kişilere haber vermek
-ödüle layık gördüğün kişilerin linkini vermek.
bende http://www. mesecina-mescina.blogspot.com sevgili arkadaşımı ve de diğer heycanla okuduğum bloggerleri ödüllendiriyorum. aslında cok kişi yazmak lazımdı bu odule ama çok hastayım ınanın. başka zaman inşallah...

8 Nisan 2009 Çarşamba

hoşgeldin nazlı bebek

Evet oldu sonunda eltiim doğum yaptı. 40. haftanında sonunda dr. lar doğum sancısı gelıp açılma olmayınca pes etti kızceğizi sezercik etmiş. Nazlı kızımız 3800gr tosun gibi gelmiş. Çok şükür diyoruz. Her ikiside telefondan aldığım bilgilere göre sağlıklı iyilermiş. :) Zavallı kızceğiz eltimm çektiği 15 günlük doğum sancısı kendine kar kaldı bu hikayede.. neyseki sonu güsel oldu ya. buna şükür...
Ben ise fazla sıkılgan ve duygusal bir gündeyim.. Acaba 7 ay sonra bir sezercik yaşama ihtimalimi beni sıkan, yoksa bir bebeğim olacağımı beni duygusallaştıran bilemiyorum. 4 gündür süren karın ağrılarıma dr. um konferansa gitmiş 13.den sonra gelicekmiş bende çareyi bir yakındaki kadın doğumcuda aldım.şikayetlerimi söyledim ultrasonla baktık. pıtırcık çok iyi yatıyordu gel keyfim gel..içime rahatlık çöktü fakat adam bana rahminiz ters ondan ağrınız çok dedi. hoyda 1 doğum 1 kurtaj ettim sayısıs dr. göründüm biri demedi bunu bana... şaşırdım... şimdi alışkınım iremden zırt pırt ultrasona girmeye bu dr. ayda 1 çağırınca uzun geliyor zaman .. Artık iremde almadım ama bunda bir ultrason aleti alırsam şaşırmayın....
Sonra iremle dün yaşlı günümde bulunan bir ablaya ziyarete gittik. bütün gün kadınceğiz bizim kızı sevmeye çalıştı ama sevdirmediirem herzamanki gibi... ama akşam olupta ablanın eşi gelince amcaya bayıldı irem. dede sevgisi çekiyor belliki. amcada onu sehpa üzerine çıkarıp şarkı söyleyince bizimki üzerini kaldırıp göbeğini açıp adama göbek attı. şahsen evde dahi yapılmayan bir hareketi böyle birine yapması çok garip geldi. irem istediğine çok zillilik yapabiliyormuş. bende adamcağız ilk sevmek istediğinde vermedim o yabanidir ağlar diye. tabi irem anneyide yalancı çıkardı sağolsun. demekki neymiş evladım bunu yapmaz demiycen yalancı olursun yoksa...
sonra bu sabah ben sıkılgan irem deli girdik birbibirimize resmen sıkıldık birbirimizden öyle çok istedimki istanbulda olmayı... şöyle çantamı toplayıp ya bir arkadaşa yada bir akrabama gitmeyi. mesela anneme gidip iki gün kalmak için neler vermezdim şu sıralar keşke istanbulda olabilseydim dedim. ee annemden geleli 4 ay oluyor. her ne kadar subatta kardeşimle gelselerde benim istanbul krızı tutuyor bu aralar. kış kış diyorum cinlere olmuyor bir türlü kafam bozuluyor taa temmuzda ablam londradan gelince gidicem çok uzak geliyor bu tarih. acaba nısan sonu ankara ya gidince birde istanbula kaçsammı?????? çok güsel olur demi???
neyse lafım bölündü iremle öyle sıkılmıştımkı mutfakta çorba yapıyorum hani yediriyimde uyusun rahatlasın bari diye geldimki çocuk sıkıntıdan öylece uyuyakalmış halının üstünde. çok acıdım haline üzüldüm. ah tanrım beni robinson olmam içinmi yolladın buraya diye sormadan edemiyorum ben ve cinlerimle son haberler bu kadar malesef. umarım daha atraksiyonlu şeyler yazabilirim ilerleyen günlerde keza sıkıntıdan iremle buralarda telef olmazsak....

3 Nisan 2009 Cuma

ah hayat..

Son zamanlar havalar güzelleşince burda banada bir iyilik geldi. Sık sık dışarı çıkmamız ve iremi parka götürmem etkili oldu. Moralim birazdaha iyileşti. Midemse aşırı kokulu yemekler hariç iyi durumda. Daha az yatıyor daha çok ayakta durabiliyorum. pıtırcık zaman zaman halsizlik baş ağrısı ve mide bulantısı veriyor. Onlar olmadığı kimi zaman kendimi hamile olduğumu unutup kızımla hoplarken bulduğum oluyor. Kolbastı en çok sevdiğimiz oyun önceleri beraber oynardık şimdi müzik çıkınca oynayalım diye ısrar edince gecen gun unutup epey hopladım o coskuyla sonra aklıma gelip çok korktum ama birşey oolmadı çok şükür...
Kızımda hızlı yürümeye korkarken pıtırcıkta bu dayanıkllılık maşşallah dedırtıyor bana yani... birazda sakınan göz misali sanırım.
irem bu aralar beni şaşırtıyor sürekli. yanı hep dumur poziyonundayım. Hava alsın diye açtığım camın önüne sandeleye çekip çıkmaya çalışması en büyük dumurdu 14.5 aylık ve sandalye üzerine çıkamazken bu hain plan beni öldürdü... üstelik 6. katta oturuyorum. Sanırım Diyarbakırın 45 derece sıcağındabiz cam pencere kapalı duracağız... sonrasında eline tükenmez kalem verdiğimde yazmak için arkasına basıp ucunu çıkarması acaba tesadüfmü diye bir kaç kez denesemde aynı şeyi yapması ikinci dumurum oldu.... Sabahları kalkınca ilk iş tv yi açıyor ve sesini telde konuşmak için kumandadan kısınca tv den gidip sesi açıyor hoydaa...montunu alıp adda diyor gezmeye gitmek isteyince götürmezsem montunu giyip evde oturuyor öylece...
şimdi bu kadar zekice hareket eden cocuk aynı zamanda anlamsız bir şekilde her bulduğu kabloya kendini doluyor telefonun şarzdaysa defalarca takıp çıkarıyor yada çekmeceleri bağladığım kurdeleri çözüp kafasına buynuna bağlayıp ben gel deyince benden kaçıyor yani bazı şeyler ters etki ediyor. çok sert bağırırsamda alt dudak sallanıverıyor hemen gözler doluyor... yani zekimi yoksa tipimi öyle gösteriyor bilemedim. şu aralara alttan 3. diş çıktı acıların çocucğu modundayız o sebebten toplamda 7.diş oldu allahım kaç diş olcak genel toplamda çok zormuş bu diş meselesi yav...Dr. kontrolunde 1 ayda 200 gr alarak beni yine delirtti toplamda 9.5 bile olamamış yav...allahtan boyu uzuyorda ordan kendımızı telkin ediyoruz. 78 cm olmuş. dr 'a sordum Zayıf uzun ne olcak bu böyle dedim.. ooda belki manken olur dedi...eyyyy
ben böyle hamileliktir cocuktur günleri sayarken elltim hala doğuramadı. Sanırım bu gün 12 gun oldu o hastanede yatalı ve 39+2 mış hala amnıyo sıvısı çok ve normal doğum sancısı olmuyor 40 tamamlatacaklarmış bende oha dedim tabi içimden... Yakında cocuk dişleride çıkartıcak orda sanırım çıkınca anne baba derse şaşmıycam. ben çok tez canlıyım ya 40 haftalık bir gebelik düşleyemiyorum. tabi normali buymuş oda ayrı. ama şunu biliyorumki inşallah ben yanılırım ama 40 hafta sonunda bu bebek sezeryanla alınacak bu kadının çektiği onca acı yanında kalıcak...
artık bu kadar zaman hastanede kalınca herkese normal gelıyor. soruyoruz telefonda hastanede evet doğum varmı yok hee ıyı o zaman ber diye gecıyor konuşmalar...
Şimdi bana çok batıl inanç diyceksiniz ama manda eti yada sütü yiyenler hamilelikte çok geç doğururmuş. Kaynanamgiller hala ankarada köylerden manda sütü getirip evde yoğurt yaparlar. güzelde olur ama ben hijyenik bulmadığım için yemem çok fazla... özellikle hamileyken hiç yemedim. bu kız tabak tabak yoğurt yedi uyardım yeme manda sütünden geç doğurursun bak diye dinlemedi. acaba şu anki durum ondan olabilirmi....bilmiyorum... bilenler yazsın lütfen..