29 Eylül 2009 Salı

Derdin varsa oturup ah vah etmeyeceksin kimseye de anlatmaya luzum görmeyeceksin. Zira aradığın kişilere ya ulaşılamıyordur yada açmazlar zaten telefonları…. Yada bir işleri vardır mühim..zaten anlatsanda ne olacak ki dert sende derman allahtaysa ağzını yormanın kıymeti yokki….
Sıkıldım hemde çok şöyle babam ve oğulları filmindeki baba gibi oğlunu kaybettiğinde hani kardeşi babayı vurup geçmişti öyle koşasım var öyle bağırasım var öyle çarpasım var ezip geçesim var herkesi… içimdeki volkanın ateşi belki o vakit biraz durulur belki lavları dışarı atarsam o vakit küllenirde akan lavlar ben durulurum belki…
Bilmiyorum belkide eskisi kadar güçlü değilim belkide hamilelik ve doğumun yaklaşması beni bu kadar duygusallaştıran ama bildiğim şu ki içimde volkan gibi yana bir ateş var….
Bugün kızımın sonuçlarını almaya gittik. Ve hiç anlamadığım bir gerçekle karşılaştım. İrem hayatının bir döneminde ki bu ne zaman bilinemiyor ama sarılık geçirmiş. Ve vücudu buna bağışıklık kazanmış. Evet dedim dr. Yeni doğan sarılığı oldu 3 ay gecmedi uzayan sarılığa cevirdi. Hayır diyor bana dr. Bunun dışında bu çocuk sarılık olmuş ve gecmiş. Nasıl diyorum ya nasıl olur 20 aylık olana kadar ozelliklede gecen kış bu cocuk hep soğuk algınlığı ve benzeri sebeblerden hastaydı ve dr.daydık. her seferınde ıdrar kan testleri yapıldı. Nasıl kimse anlamaz. Ben nasıl anlamam nasıl…. Şimdi hastalık boğaz enfeksiyonu hat safhada dün akşam 10 da 100 cc süt içti. Ve su an saat ertesi gün 3 irem hala bir yudum su dahi içmedi. Dr. 5 gün en az 5 gün boğaz enfeksiyonunu ve yaraların (aft) acısı sürer dedi. Yarına kadar bu şekilde devam ederse sabahtan gidip serum bağlanıcak sersem gibi uyuyor şimdi. Ben ne yapayım şimdi içimin acısını nasıl dindireyim. Kuzucum böyle hasta yatarken gözümün önünde erirken nasıl sabırlı olayım. Kime güveneyim bu dr. milleti neden böyle neden kimse işini tam yapmıyor. Belkide gecen kış irem bu sebebten yani sarılık geçirdiğinden hastaydı hep . peki her ay vurdurduğumuz o aşılar bebekliğinden beri ay ay takip edilenler hepsi yalanmı yani dr. Aşı tutmuş olmuş ama mıkrobuda kapıp sarılığı yaşamış ve en son bağışıklık kazanmış dıyor. Nasıl ınanayım neye ınanayım bu nasıl hikaye böyle ben anlamadım. Zira anlayanlar bana anlatsın. Benim beynim kazan gibi çünkü….

28 Eylül 2009 Pazartesi

Uzun zaman oldu yine yazamayalı…yazamayalı çünkü yeni evdeki elektrik aksamı bize yaramadı. Geldiğimizden beri 2 adsl ve son olarak bilgisayarın harddiski yandı. Elelktrikler bir var bir yok böyle oluncada yanıyor aletler…şimdide elektirik yok ben laptopun şarjından yararlanıyorum.
Bu kadar zaman ıcınde arkadaşlarla ve ev hali geçirilen bayramımız var.. Devamında koca gobek olan ben ve hasta kızım. Aslında yazı cok seviyorum. İrem yazın dolaptan soğuk süt bile içti ama hasta olmadı 4 ay dr.suz gecti ah ne güzeldi. Ama havalar soğuduğunda hastalıklar soğuk algınlıkları yine baş gösterdi. Şimdide üst damağın boğaza yakın kısmında kocaman aft lar cıkmış 3 gündür yemek yeme olayı cok kısıtlı mızmızlık hat safhada. Benimde sabrım sınırlarda tabi…gecelerse keza delik deşik uykusuz irem uyusa oburu başlıyor tekmelemeye. Zira geceleri bende mıde yanması ve nefes alamama sorunlarıda hat safhada olunca uykusuz her gece sarkısı bana yazılmış gıbı gelıyor….
Evet epey yakındım halimden ama yakınılmayacak gibi değilki. Yinede buna şükür diyorum zira bebek bey doğunca helede gazlı cığırtkan bir bebek olursa halimizin daha büyük duman olacağını biliyorum.artık işim allaha kaldı hep dua ediyorum akıllı sağlıklı bir velet olur umarım diye… iremi bu gün yeni bir dr. Götürdüm. Bizim kız 81 cm ve 10.600 kg cıktı ama uzerındeki kıyafetler kalındı düz hesap 10 kg ancadır. Dr. Gelişim geriliği var dedi. Canım sıkıldı yaşıtlarından hep küçüktü. İlk doğduktan 6 ay sonra başladı kılo alamama durumu ve hala devam ediyor. Ben kızım ayda 500 gr alsa gobek atacağım öyle zor kılo alıyor. Yemek yıyor ama sık sık hep elımde bır yemek olsun yeyım demıyor 4 saatte bır beslenıyor ama pılav dışı hamurlu seylerden hoşlanmıyor yogurttur meyvadır herşeyı yer ama neden kılo almıyor anlamadım.hoş artık takmıyorumda sağlıklı olsunda dıyorum kılo almasın ama dr. Gelişim geriliği deyincede bakamamışım gibi gelip üzülüyorum. Evde tv irem izlemesede cogunlukla acık oluyor canım sıkılıyor bir ses olsun ıstıyorum.ama dr. Yine tv acma en fazla 1 saat acık olsun ızlesın dıyor bunu başarabilen varmıdır çok merak edıyorum.şayet varsa sırlarını beklıyorum.ayrıca kızım peniri yumurtayı ne yaptıysam ayrı yedıremediğimden bulamaç şeklinde yediriyorum. Akşamları da bizle akşam yemeği yiyor 6 gibi ama akşam yatınca açıkıyor diye kaşık maması verıyorum ve 150 cc süt içiyor yataktayken mamayı vermediğimde geceleri açım diye ağlıyor mamadan ne zaman kesmeliyım onerisi olan varmı. Yerine ne yapıcam peki mama kadar tok olan ne varkii…
Hafta sonu bebeğin son eksiklerinide tamamladık geriye yıkayıp utulemek ve çanta yapma aşamasına gelmek kaldı. İremde bunları çok daha karışık bir kafayla yapmıştım her şey ilk olunca duygularda karma karışık oluyormuş. Şimdi heycanıma ne oldu bilmiyorum belkide bebeğin sağlığı konusundaki endişlerimden bilemiyorum ama hiçbirşey ilki gibi olmuyormuş.
Kontrollerim iyi gidiyor her şey yolunda giderse 5 kasım doğum olcak ve su anda 37 gün kalmış bulunmakta. Sanki bu hamileliğimde çabuk geçti yaa…
Aslında beni yolda orda burda çevirip sen buna bakacakken neden ıkıncıyı yapıyorsun yazık değilmi kucağındakine diye soru soran gereksiz ınsanlara laf anlatmakla gecti günlerim 10 kez dışarı cıktıysam kesın 8 ınde bu şekılde konuşmalara maruz kaldım sanırım ard arda hamile kalan tek kişiyim diycem ama değilim benden daha vahim olanlarda var ama sokakta karşınızdan bağırarak gelen bir kadın düşünün üstelik tanımıyorsunuz bile.. ve size cok yanlış yaptın çok bu ıkıncının acelesi neydi sacını bıle taramaya zamanın olmayacak diye bağıran bir kadına ne dersınız delimi divanemi açıkcası bazen daha ağır eleştırler alıp dalga konusu bile oldum. İşte bu sacma seylerle uğraşırkende zaman geldi geçti..
Annemi çok özledim. Birde büyük teyzemi nedense ikisi çok aklıma geliyor bu aralar…anne olmak ne garip ne zor şeymiş anne. Sen nasıl yaptın 6 cocuk büyüttün doğurdun ustelık bazı kardeşlerimizin arasında 1 yaş var sen ne büyük kadınmışın anne…

10 Eylül 2009 Perşembe

evet mi;?

tam 4 yıl önce dün yani 09.09.05 de evet demiştik biz birbirimize o evet taa istanbulda denmişti ve ozamanlar başına neler geleceğini bilmeyen bir saftirik kız vardı. hoş bu gunlerde hayal ediliyordu ama hayaldi şunun şurasında....
derken 4 yılda neler geldi geçti çok zor günlerde geldi gecti çok güzel günlerde velhasıl 4 yıla 3 çocuk sığdırdık biri aramızda olmasa birinin doğmasına iki ay olsada...
birde çocuğun olmaz demişti dr. olsa nasıl olurdu acaba.... velhasıl hızlı başlayan seri üretimin bu bebeişten sonra durmasını ve allahın bunlara sağlık sıhat vermesını güzelce büyütmeyi temenni ediyoruz. Zuzumere söz verdim hastalıkta sağlıkta iyi kötü günde yan yana olacağız diye velhasıl hayatıma ve iş yaşantıma bii sünger çekip geldim diyarbakıra cocuklarımın anası evimin kadını oldum..(çok türk filmi oldu yaa)mutluyumda ama çalışma hayatımı ve arkadaşlarımı aılemı de çok özlüyorum. İnşallah cocuklar buyurde sağlıcakla bende donerım o gunlere...
istanbulu ızledım dun sel olaylarını... galıba alışıyoruz biz dıyarbakıra; burda sağlık olsun ulaşım olsun ımkanlar oyle gelışmişki büyük şehirlerin kalabalıklığı ve düzensizliği bitmeyen prosedürleri bizi korkutuyor yoksa hep buralardamı kalsak dediğimiz oluyor.
bu sıralar onemlı gun ve haftalar esliğinde ilerliyoruz havalar hala 35 derece klıma açmadan duramıyorum. belkide benim hararetim cok yusek ondan sıcak geliyor bilmiyorum. doğumuma 55 gün kaldı. yaptığımız en ıyı şey eksik kıyafetleri tamamlamak oldu ufak tefek eksikler ve tabi bir park yatak dışında bir şey kalmadı.
bende sağlık olarak ıyıyım ama uyuz olmuş gıbı ozellıkle karnım cok kasınıyor bu karnım kızımınkıne gore cok buyuk çatlamamak tesaduf olacak sanırım. bu durumda ben onlem almak ıcın bebeyağı kullanıyorum ama fayda etmıyor. gureşcıler gıbı yağlan yağlan dolan yani...

5 Eylül 2009 Cumartesi

öyle bir geçer zaman ki...

geçiyor öyle bir hızlı geçiyorki ben bile anlamıyorum nerdeyim napıyorum yaş kemale erdi geçti geçen seneden bu yana nerdeyse iki çocuk annesi ve 1 yıldır diyarnakırd a yaşayan bir şahıs oldum. Tüm bunlar rüya gibi geliyor... Daha istanbul da kızıma hamile olduğum zamanlar dün gibi...
diyarbakır tayini nasıl olacak derken geldik birde eskidik... lojman cıksa dedik yerleştik bir ay gecti oğluş 30 haftalık oldu doğuma ise kısmetse 9 hafta gibi bir süre var..
zaman geçiyor ben hızına yetişemiyorum gecen günler 3 eylül doğum günümdü 29 oldum söylemesi bile garip geliyor önümüzdeki sene 30 olacağımı düşününce daha kötü oluyorum ben yirmilerde mutluydum ya... 30 cok gec gibi ben o kadar büyümedimki içimdeki çocuk hala kıpır kıpırken nasıl derim ben 30 yaşımdayım diye. oysa daha çok yapacaklarım varken nasıl derim yolun yarısına yaklaşıyorum.bir yanlışlık olmalı bu ben olamam ben hala küçüğüm bana kalırsa babamın ceylanı evin en küçük kızıyım...geçen gün erkek kardeşim bana mesaj atmış doğum gunu mesajı. sen benim her zaman genç olan ve hep en genç olacak ablamsın diye.. ee tabi en küçük olunca en küçük oluyonda totalda 29 hiçde küçük değilki....
bu hafta yoğun gecti kendime yeni bir dr. buldum görüştük kafama epey yattı yeni doğum yerim bu hastane olacak inşallah.. sonrasında yeni semtte yeni kuafor buldum ki çokda memnun kaldım bu keşifler sırasındada etrafı iyce keşfettim. tek başına dolaşmak benim kendime olan güvenimi yerine getiriyor.hafta sonuda zuzumerle temizlik yaptım. şimdilik doğum günü dışında extrem bir durum olmadı....doğum gunumde cok güzeldi babişkodan güzel bir elbise hediye aldım arkadaşlarla pasta kestik. her ne kadar büyüdüm diye üzülsemde doğum günüm iyiydi. ...bakalım hafta sonu nasıl olacak...