21 Aralık 2010 Salı

ağrıyan başşş

Uzun zamandır para ıle ılgılı bir iş yapmadığımdan sanırım bu gerginliğim... Haftalar önce komşuya gittiğim bir sır cilt bakımı yaptırdım orda... Ve neticede cildime bakıyorum sanırken nasılda diyarbakır gibi bir yerde güneş kremi kullanmayınca koca lekelerım olduğunu gordum. Azıcıkda guzelliğine düşkün ben bahsedilen kremleri almak ıstedim. Lakin fiyatları çok pahalıydı ve evde ürün satmaca furyasına böyle girdim. Buralarda yeni duyulan aslında yılların markası bir iş bu amvy cilik . ama benim karaktere ters sanki... Yani herkes pazarlamacı doğmuyor anasının karından...
Neticede firmanın buradaki bir kaç toplatısına katıldım şimdilik herşey iyi gidiyor. Ürün isteyip sattığım bile oldu.. Ama halada gerginim sanki o ürünlerin parasını siparişleri yani toparlayamayıp bir kazık yerımde kredi kartımdaki borç bana kalır diye.. Alt tarafı 200 lırabahseddiğim rakam.. Ama başarısızlık her olcude başarısızlıktır ya burdan dolayı bır kıvranmadayım.(zuzumer yaptığım ıse cok destecı değilde) Hem uc beş bır şey kalıypr oh ne guzel dıyorum hemde rahat olamıyorum neden acaba... bu sebebten sanırım yaklasık 1 haftadırda baş ağrılarım azmış durumda.. zaten 405 kolestrol benı yerden yere vuran baş ağrıları yaşatırken bırde migren ağrıları başladıkı benım ağır başım hıc yerden kalkmazoldu... sabahları bomboş sanki ıcınde kuşlar oten kafam oğle sattlerınde gergınlığını hıssettığım bır ağrı ıle gerılmeye başlıyor.. akşam saatlerıne hafıften hıssedılen ağrılar akşam olupta koca geldığı vakıtlerde ayyuka cıkıyor. kafam oyle ağrıyorkı ne ışık ıstıyor gozlerım ne ses ıstıyor kulaklarım. Aslında sınır olurum bu başağrısı gecmeyen kadınlara hanı hep kafa sarılı dolaşırlar adama bır gulen yuz yok ıste o sınır durumdayım guleyım dıyorum olmuyorkiii....
neticede çalışırken milyonlar hatta milyondolarla uğraşırken bir gun başımağrımadı da şimdi ıkı uc lıra ıcın boyle nıye gerıldım anlamıyorum. Sanırım evde durmak oz guvenımıde almış benden. Bir kalabalık ortama gıtmek bile geriyorbeni... Önce gıdıp gıtmemek uzere kendi ıcımde savaş verıyorum. Sonra canımı toplayıp atıyorum zorla sokaga bu seferde gıttığım yerden zevk alamama durumu durmayan cocuklar ağlayan cocuklar derken bır dunya kafa....baş ağrıları
neden bu kadar sııkldım anlamıyorumkıııı...
evet cınar uyandı kuccuk parmaklar bır felaket yaratmadan kapatmalı....

6 Aralık 2010 Pazartesi

uykusu gelmeyen cocuklar...

Bir sürü şey yazdım ve cınar gelıp bir kucuk parmakla hepsini sildi.. allahım şaka gibi bu cocuklar nasıl başarıyorlar bunları... büyük hiç uyumuyor zaten küçük de sadece 1 saat uyuyor o bir saatde hemen gecıyor. Geri kalan zamanda bir çuval oyuncakla oynamak yerıne hep benim etrafımdalar. En cazip oyuncakları benim galıba... bilgisayar açamıyor kitap okuyamıyorum. Elime ne alsam olay oluyor öyle kala kalıyorum en sonundaaaa
yarın annem gelıyor ona sevimli güleryüzlü bır şekılde karşılayıp iyi bir hafta geçirmek istiyorum.. ama gülemiyorum nasıl mutluymuş gibi davranıcam bilmiyorum. neden rol yapıyorum zaten annem çok üzgün geliyor kendi sorunlarımla sıkmamalıyım. umarım bunu başarırım. annem hep bana eskiden ne çok kahkaha atardın sımdı gulmuyorsun bile diyor...ozaman cok uzuluyorum nerde benım kahkahalarım. evet benım canavarlar costu bunu da
sılmeden kaçayım barıııı

3 Aralık 2010 Cuma

nerden başlasak sindirella

Evet yine bir bunalım sonucu yazıyorum; normalken yazamıyorum anladım. Çok şey oldu da en dişe dokunurundan başlamak lazım sanırım....
Depresyon tedavisi aşılmaz yol aldı çıkılmaz dert oldu artık. Dr. görüşmeler beni rahatlatmaktan çok bunalttı ne yapacağımız bilmez iken zuzumer bir arkadaşın arkadaşı olan pisikyatırla beni telefonda tanıştırdı. Durumu anlattım geçtığım yolları ıctığım hapları son haletı ruhuyemi artık şizoların kullandığı ılaçları içtiğimi felan... derken duruma el konuldu... telefondaki ses goruşemesekte bir turlu bana bir guven verdı. Ve onun tedavısıne başladım. (son care zaten) ılaçları değiştirdik.Diğerlerine gorede epey hafıflettık sanırım.Gecıs donemi kolay olmadı tabi çok sınır harplerı ve baş ağrıları yaşadım.bazende yaşıyorum hala... Anladımkı insan kendını ıyleştırmek ısterken aslında dahada hasta edebiliyormuş . Son çare olarak uzanan bu ele, dört elle sarıldım. Bir yıldır duşunup bualımlarımla kafayı yemeyım derken; dahada delirip hunıyı takacak olduğum durumdan sıyrılmak ıcın. Şimdi de aklım acıldı sankı... kafamda ki denıze kaçak foseptık akıntısı vardı kesıldı de sular yenıden duruldu gıbı.. Ama ne varkı yıne zuzumere sarma durumları da sankı hıc değişmemiş kaldığı yerden devam etti. zuzu bile dedi yine bana çok sarmaya başladın diyee. yani o benım iç ılacı uyuş yat modumu sevıyormuş meğersem durumdan bu cıktı...
neticede 9 ay ıctığım ılacamı yanayım gecırdığım boşa vaktemı ne oldu yıne elde sıfır var ıste ne olacak aldım bab...
bu dr. soyledım ben artık ılaç ıstemıyorum dıye oda bana en yakın surede bırakabileceğimi iyi olduğumu dedi... hoş daha telde donuyor muhabbet 3 hafta olacak hala yuz yuze seans yapamadık ya o da ılgınc tarafı....
araba kullanmayı bılıyorum gezecek yer bulamıyorum gezsen ıkı cocukla burnumdan gelıyor zaten ne yapacağım bılmıyorum. bayramda kaynanamgiller kayın eltı maa aıle geldıler.. ben hayallerdeyım cocukları bırakırda gezerız dıye (en son ıkı yıl oncemıydı aroga gıttım ıste en son gıttığim sınema.).. bır fılm ızler bır yerlere gıder eğlenırız derken. nerdeee evdeki hesap hıç uymadı gelenlere... onlarda değil torun sevgısı ozlem kendini gezdırmeye gelmış... ben onlara cocukları bırakıp gezecekken onlar bırde uzerıne dağınık ev bırakıp gezdıler... sındırella eatnes sen fırçalı yerlerı duvarları tabakları senın ısının adı neki....
zaten sağolsun koCAM bana verdiği sözleri (aılesı gelıdiğinde gecıcı hafıza kaybı yaşar) unuttuğundan bir gece cıkıp eğlenmek falan olduda benle olmadı bır turlu... o kardeşcağızı anası babasıyla gezdı. 4 duvar uzerıme gelip ısyan edincede cık gez eatnes senı tutanmı var demezmı !!! zuzumer beni anlamadığından mı kudurtuyor, safmıda boyle dıyor kuduruyorum ıste onu anlamadım.
zaten o bana her ımkanı sunuyor kendınce o yuzden ben tepesıne cıktım sımardım oyle diyor...
hatta bana sunduğu fırsatlar babamın evınde bıle olmadığını soyluyor... oysakı bır elım yağda oburu balda son derce luks ve ozgur bir hayat yaşadığımı bildiği halde bu sozlerı soylerek benı gulduruyor...o eski hayatımı anlatıncada ufak hatırlatmalarla bu sefer pişmansan gıt dıyor arsızca sanki gitmek ıkı cocuktan sonra kolaymış gıbı...
işte biz en baştayız zaten bu didişmeler mutszuluklar ıcın 9 ay once bız bu dr gıttık sımdı aynı yerde olmak ne kadar zor anlatamıyorum.

evet ıkı haftadır evden cıkmayan ben sınderalla eatnes bir gecede olsa ne isterdim özgürce yaşamayı biliyormusunuz;

en son 5 ay once bir kıyafet aldım alış verış yapmayı ozeldım. şöyle tiril tiril bir elbise kısa tunıkten bozma altına bır çorap ve yeni ayakkabılar canta almak ısterdım 5 aydır manıkur yaptıramadım tırnaklarıma bır bakım yaptırmak saçlarımı boyatmak bıraz masaj sauna belkı termal havuz yada hamam yıkanmak paklanmakkkkk yumuşamak....elbısemı gıyıp arabaya atlamak ve luks bir restorantta akşam yemeği yemek ısterdım karşımda zuzumer olsun ama o ılk aşık olduğum kıbar adam olmalı....
daha sonra guzel bır yemegın ardından cok ozledım bır fılm yada tıyatro ooo tıyatro kaç zaman oldu gıtmeyeliii...ve devamında bir kafa dağıtacak mekan ağır gelır cok aglarım en ıyısı oynayıp kurtları dökelım dans edelım sabaha kadar gezelım ve sabah bır corbacıda ıcelım sıcak sıcak corbaları sonra sessız bır yerde guneşi bekleyelım doğusunu ızleyelım. gune o guneşle merhaba dıyelim.gelıpev harıcı bır yer belkı bır otelde uyuyup sıkı sıkı sarılarak yatalım. öğlen 1 de uyanalım ve yataktan cıkmadan kahvaltı edelım o gunu tembellığe ayıralım bır gun ıkımız sadece... iremsiz umutsuz bir gun ne güzel olurdu...ama zuzuya anlatsam bu düşü hayatta kabul etmez bır kısmına uysada yarıda allah akıl versın dıye ruyayı bozar zaten dedımya sınderalla hıkayesı bu gercek olması cok zor....
ah aman allahım ayakkabılarım nerde onları bulamıyorum.. aman tabıkı bulamazsın senın hıc camdan ayakkabın olmadıkı akıllı akıllımı oda kım benmıyım...

3 Kasım 2010 Çarşamba

çok zaman oldu...

çok zaman geldi geçti. Yazamadm bir türlü.... kelimeler dökülürken dilimden bir bir hayalgücümde yazdığım postları gerçeğe çeviremedim bir türlü... Ruhum binbirtürlü anı bir anda yaşarken ağlarken gülmeyi kahkahaların sonu hıçkırık olmasını öğrendim. iki çocukla delirmeden ve kendi kendine yetinerek yaşamanın zor da olsa olması gerektiğini öğrendim... işte böyle uzuyor liste...
tatil boktanmı boktan gecti ablam evlendi çok guzeldi. Ama bir yanım canım kradeşim yeni doğum yaptığından gelemedi ve hep boştu.. Gözlerim onu hep aradı ve ağladım kimi zaman o yanımda neden yok diye...
çocuklar anlaşmş gibi istanbula gidince bir hastalandılar ben kaldım 4 hafta orada biz 5 kere doktora gıttık. Her hafta bir hastalık cıktı enfeksiyon ateş grıp burun akıntısı oksuruk falan fılan...
bunlar alışmış dıyarbakıra nemlı hava azıttı hastanede yatmalar serumlar uykusuz geceler... ben bıle halıme acıdım tatıl değil ezıyetti sankı...
devamında ankara gunlerınde hastalıklar bıraz daha ıyiydı duruldu.bızde dınlendık dyebılırım yanı... Koca ızın kullandı geldi ama onlada cok bışey anlayamadım Umut Çınarın kulak problemı ıcın ıstanbul ankara arası dr. larda dolandık estekık amelıyatı taa 15 yaşında olacakmış. Bunu öğrenıncek durumumu anlatmam imkansız zaten... donuşte kırıkkale sıvas dolanarak ıstanbuldan dıyarbakıra geldık. Nedense bana cok yorucu geldi bu yolculuk. Bir daha tekrarlamak yada böyle denizsiz tatil, bir yaz istemiyorum. Sanırım bunalımlarım bırazda bundan. Ben postu güneşlendirmezsem rahatlayamıyorum anladım... Azıcık tuzlu su azcık guneş yetıyor valla bir yıl bana...
netıcede büyük bir umutla beklediğim tatil beklediğim gibi geçmeyince dönüşte hayal kırıklığı muz kapığı ve majorden maniye dönmüş bir depresyon beni bekliyordu.. dengeyi duzeltmekse aylardır hala mumkun olamadı malesef. beni cok rahatsız eden dızı fılm seklındekı ruyalarda azıcık sıyrılış olmak son gunlerın kârı oldu sadece.... Sürekli değişen ruh halim az daha tek düze durabiliyor okadar...
cocuklar ise çok değişti. Umut artık 1 yaşında vede yürümesede çok çabası var. Tutunup kalkıyor, sıralıyor ama çok yaramaz. İrem bir melekmiş bunu umutla anladım. Bir dakkika oturmayan bu cocuk ayrıca oyle gevezeki uyurken bıle konuşuyor sürekli... cok yırtıcı olduğundan ona ablası vahşi hayvan derken bizde kısaca saldırgan diyoruz. yani umut diyen pek az...
irem ise mıymıntıda muhalefetde kılıçdaroğluna bile şapka çıkartır. hayırlar hıç bitmiyor hanımın. kendisine kılıçdaroğlu bıle diyen var herkese hayır dediği için..
irem seni öpebılırmiyim;
hayır
neden seni seviyorum ben ama
öpmek eğlenceli değil;
ozaman umutu öpeyim
hayır
o niye
umutu öpmek hiç eğlenceli değil...
birde nedenlerle ılgili sorular neden neden adamı çatlatıyor cevap vermezsende
anne duıymuyormusun nıye cevap vermıyorsun sana dyorum anne diye bağrıyor..
allahım cocuklar büyüse bir dert büyümese ayrı..
kendine bir kreş beğenipte veremedim o yüzden evde malesef. ve çok sıkılıyor inşallah 36 ay tamamlarsa aklımızda olan kreşe gonderceğiz 36 ay altını almıyorda...
zuzumer ise aynı tas terane uğraşıyor ne olcak işte memur ailesiyiz uzamasakda kısalmıyoruz. oyle idare etme sanatımzı geliştirip duruyoruz.
bunuda bulamayanlar olur nankörlüğe ne gerek var deyıp bu posttan çekiliyorum.ınşallah bır sonraki postu daha çabuk yazarım......

18 Mayıs 2010 Salı

çok zaaman oldu ıkı kelam yazmayalı...

Çok zamanda çok şeyler yaşandı.. Umut çınar iki kez biri ağır olmak uzere bronşit oldu. çok hassas bır bunyeye sahip olan koca oğlan gorunduğu gıbı olmadığını bıze kanıtladı...evet buyuduler ırem 30 aylık mumut 7 aylık olacak yakında omür gectı eatnes delırdı raporlu oldu. Gerçi ıyıde oldu epey rahatladım. depresif durumuma bir çare olsun diye dr. başvurdum uzun bir tedavıye başladık ama epey rahatladım artık ota boka sınırlenıpde cocukların canına düşmüyorum. Diyarbakırda son günlerim yakında uzun bir tatile cıkacağım. çocuklar ile İstanbula gideceğiz önümüzdeki hafta salı sabah ve hafta sonu ablamın düğününe katılacağız.Devamında Ankara'ya gıdıp kayınvalıdemlerde 2-3 hafta kalıcağız sonra zuzumer gelıp hep beraber tatıle gıdeceğiz donuşte benı tekrar ıstanbula bırakıcak ve ben ağustos sonuna dek ıstanbulda aılem ıle kalıcam. Uzun bır tatıl olcak 3 ay evımızden uzak kalıcaz.İnşallah tabi bakalım evdeki hesap çarsıya uyacakmı?bilemiyorum. Ancak uzun ve yalnız gecen 10 aydan sonra eğlenmek ve mutlu olmak istiyorum. Enerji dolu capcanlı heycanlı buyumus cocuklar ıle buraya donmek benı simdiden heycanlandırıyor. inşallah bundan sonra herşey cok guzel olur...

26 Mart 2010 Cuma

seni seven yok anne...

bugün irem hanım parka gitmek istedi. Ee hakllı hava tam bahar havası d. bakırda... Bende işlerim vardı gidemem kızım belki öğleden sonra gideriz dedim. surat beş karış oldu ellerini ıkı yanına alıp küstü bağladı yanı kaşlarını çattı ve offf seni seven yok anne... dedi..
aklınca benı sevmediğini söylemek istiyor... Önce kısa bir dumur anı bende.. Sonra aa neden bir parka gitmedik diyemi e ozaman sevme beni bir park için seveceksen diyorum işine gelmiyor gidip oyun çadırına giriyor...
telefon çalıyor irem telefonumu getirirmisin diyorum. Eskiden bayılırdı bu işleri yapmaya demeden yapardı. Şimdi ise cevap anne hadi çabuk kendin kendin git al telefonunu...
yani kendi getirmiyormuşda bana diyorkı kendi telefonunu kendin git çabuk al yani anlıycanız dil 1 karış bizimkinde gün geçtikcede uzuyor.. çıldırtan sorular...
-anne bak kedi evet kedi
anne bu ne kedi işte
anne bu ne kedi kızım
anne bune miyav yavrum kedi kedi
anne bu ne
aa irem yeter ne o bılıyorsun işte
evet biliyorum kedi anneciğim

evde hulahop var
zamanında zayıflama ıcın aldım
umut onla oynuyor irem ısrarla umuta
dönecen umut döncen diyor
kızım karışma dıyorum durmuyor
bağrıyor evde umut dönecen
irem umut kucuk yürüyemiyorki kalkıp dönsün
hı ?
kızım umut bebek oturamıyor nasıl döndürsün
hıı ?
annem umut kucuk diyorum
hıı
aa irem yeter artık anladın beni
anne umudun dişi yok o bebek

bu ne anne papağan
hayır anne bu kuş
papağanda bir kuştur anneciğim
hayır anne bu kuş
tamam papağan kuşu
hayır anne papağan kusu değil kuş
tamam kuş irem
hayır anne kuş değil bu papağan

işte iremli günler böyle umut ise ek gıdalar facia şelkinde devam ediyor. İkinci cocuk deneyımınden dolayı yedırıyorum. Ama ıremle olan başlangıçtan cok daha kotu irem ılk zamanlar yeni tatlara duyarlıydı denemek ıstemıştı umut hiç ağzını açmıyor su ıle kandırıp kaşığı tıkıyorum. Ama ellerıme sarılıyor ağlıyor ağzını kitliyor daha bu kadarcıkken bu savaş biraz daha buyuyunce ne olur bılemıyorum. Yemeyen cocuk benim kaderim sanırım benim çilem daha dolmadı. oysa iremle yeterince çile doldurdum sanmıştım. kalbim bu ikinci şoka nasıl dayanacak bilmiyorum. allahım bana ve benim gibi olan herkese yardım etsın...

21 Mart 2010 Pazar

kızıyorum bağırıyorum sinirleniyorum. neden daha 25 ve 5 aylık ıkı bebek yüzünden oysaki ne masumlar...
anneyle başlar herşey... anneyle tanınır hayat. annenin bakışıyla atılır adımlar. Gülersen gülerler... ağlarsan anlamadan şaşkınca izlerler belkıde ağlar onlarda sana eşlik eder. şimdi böyle sinirli bir anneden olan iki cocuk nasıl sağlıklı olacak ki nasıl hayata dört elle sarılıp mutlu olacakki daha kendi mutlu olmayı beceremezken bu hayata mutlulukla sarılmış iki çocuk nasıl yetiştirecek...
Herşeyi kendine sorun etmeye bayılan ben yine iremle bir yemek krizi geçirdik. Hayır tabak bitmese ne olurkı neden bu takıntı. kendıme sinir oluyorum. Sonuç gözyaşı kırılan küçük bir kalp belkide bu çocukları hıç haketmeyen bencil anne...

kendi doğrularını kabul ettirmeye çalışan ben unutyorum küçükde olsa bir birey olduğunu ben yetiştirsemde benim dediğim gibi olamayacağını unutuyorum. nerde hata yaptığımı biliyor ama hatalarımı doğruya yöneltemiyorum. hareketlerimi kontrol edemiyorum. bu kadar bağıran stresli bir anneyle yaşamaya eminim onlarda bıkmıştır. hayır demekten artık nefret edıyorum.
Ama suclusu ben değilim. Bu denli canavarlaşırken ben kendi kontrolsuzluklerımı eleştırırken kendımıde dınlıyorum. en son perşembe gunu umutu hastaneye götürmek için dışarı çıktım o gundenden sonrada balkona cıkmak dışında nefes alamadım. En son dün 5 dk olsa da bahceye cıkmak ıcın cebelleştım ama olmadı sıra bana gelmedı. Dışarısı cıvıl cıvıl guneşlı bende 15 dk ellerımı cebıme atıp oylesıne dışarıya bakarak aval aval gezsem belkıde bu kadar bunalmıycam. belkide bu fırsatsızlık benı bunaltıyor bilmiyorum.Bir pazar günü vicdanımla hesaplaşmaktan içim dışıma girdi bir ses bıle yok etrafımda nasılsın diye soracak tek duyduğum çocukların ağlama sesleri...

19 Mart 2010 Cuma

mış müş....muşşş

başımızdan biraz sıkıntılı günler geçsede iyiyiz çok şükür. Apartmanda salgın olan grıp benim çocuklarada gecti. Önce irem ateşlendi öksürük dr. gittik tedavisi bitti hala öksürük ile uğraşıyoruz. sonra irem umuta geçirdi sadece kuru öksürük diye dr. götürmedik durum kötüye gidince dr.gittik. Onda da bronşit dediler. -Neticede hastanede kaldık 1 gece şimdi hava ve antibiyotık tedavisi alıyor çınarda sonuç; erinmiycen öhö deyince çocuklar koşcan dr. alınan ders bu oldu işin erinmesinden cıkan fatura astarından pahalı oldu...artık cocuklar öksürmesin ve iyi olsun istiyorum umuta hala buhar tedavısı yapıyoruz pazartesi kontrol var cok yorulmdum ev yarı ecza deposu gibi oldu. İrem manyadı su ister gibi anne ilaç diyor çok oksurduğünde... Bende bal verip yolluyorum.
Bende gel gıtlerın arasında kafayı yemeye ramak kala psikoloğa gıttım. bana çok bunalmışsın dedı. Sanki ben bilmiyorum. neticede bir tedaviye başladık. Şimdi daha iyiyim en azından oto b... sinirlenmiyorum.yada cok takılmıyorum.
irem tam bir elma kurdu oldu. işine gelince istanbulu kurtaracak fatih kadar akıllı çevik ve hızlı olabılıyor işine gelmezse umut çınardan bile küçük bebek oluyor. öyle diyor bir küçüğüm diyor bir büyüdüm. konuşmalar beni öldürüyor. benden başkada anlayan yok bu dili iremce zor bir dil ben bile anlamıyorum kimi zaman.
babamızı çok seviyoruz. her kız gibi ama annemizin yeri ayrı.. kardeş zaten bir oyuncak onun için.
fikirler sunuyor benle tartışıyor. cola acı bir şey bence içmeyelim dediğimde hayır anne bence cola tatlı diye beni dumur ediyor. tuvalet eğitimine başladık işler pek yolunda olmasada bu konuda...ben kavramnı gelıştırdı her şeyın onun olduğunu düşünüyor kardeşinin bile. bu konuda anlaşmazlıklar yaşıyoruz. Boyama kıtabı pastel boyalar aldım. renkleri cok ıyı kavradı bu sayede. ama boyama kıtabı konusunda ablamdan fırca yedim. 3 yaş altına boş kağıt verılıp boya yaptırılırmışkı hayal gucu sınırlanmasın ne bılıyım...
yemek yeme sorunu hala devam iştahla yediği gün bir yere bağış yapacağım..
umut azcık buyudu gaz sorunu hala var ama cok sukur kendı koca koca cıkardığı gazlar ıle ağlaya zırlayada olsa ılaçsız rahatlıyor uykuda eh işte eskıye göre tabi sabahladığımız gece cok hala. sütüm yetmiyor ek gıdaya başlıycam ama sebze corbası yapmak o başa donmek benı oyle yoruyorkı bır turlu başlayamıyoruz.irem gibi yeme sorunlu olcak dıyede 3.5 atıyorum. kocama
artık takmıyorum onu azad ettım ve uzun zamandır uyuyamadığım uyku sorununu cozdum sayılır. şimdi mutlu olmayı öğrenmeye çalışıyorum ...zira mutlu olmamamın sebebi nasıl olunduğunu unutmamdanmış....

22 Şubat 2010 Pazartesi

dendi dendine ( iremce kendi kendine)










Bu aralar en çok kullanılan kımı zaman çok komık olan ama genelde sınır bozan bir kelime bu dendi dendine....
irem yemek yiyelim gel
dur anne dendi
dendine yeeee.....
irem gel gidiyoruz elimi tut
hayır anne ben dendi dendine yürüüüü....
irem hadi uyuyalım
hayır ben kal dendi dendine
gel giyinelim cicileri kızım
anne dendi dendine giyyy..
böyle ekleri kulanmadan yarım yamalak sonları uzatarak ilginç bir konuşma geliştirdi irem ve kendi kendine herşeyi yapabileceğini inandığından bu kendi kendineler bitmiyor. Neticede yaptıklarında ise %60 başarılı olabılıyor dolayısıyla yapamadıkca uğraşları artıyor bazen saatlerce yemek yada bir pjama giymek vaktını alıyor bu zaman uzadıkca bana gına geliyor geliyor sağdan soldan geliyorlar..
iki yaş sendromumu bu yoksa kişilik oluşmasımı bilemedim. Ama kararları net ne istediğini bilen biri olacak gibi davranıyor şimdilik. yemeklerde mızmızlık ve bildiği anladığı halde yapmak istemediği bir tuvalet eğitimi sorunumuz hala var malesef..
umut ise tosun paşa olma yolunda ilerliyor. kardeşinin o dönemine karşılaştırdığımda daha bağırtlak ve tembel bir bebek 4 aylık olacak ama hala yan dönemiyor.. koca dötten dolayı...
emziriyorum paso çok ağlak olunca tek meme hep ağızda susturucu oluyor malesef emzık emmedı buda. ve daha kotusu bıberonla verdığım mamayı bıle aynı ablası gıbı ağlaya zırlaya bınbır ezıyetle yıyor. yani benim cocuklara emzık ve bıberon ne yapıyor anlamıyorum emın yatın işte nerde oyle cocuk...
zuzumer ise o maç senın bu maç benim lig tvde stres atıyor. ben bu akşam hangi dağda kurt öldüyse cocukları erken yatırdım oyle mutluyumki birazdan kalkıp tamtam dansı yapacağım o kadar yani....




9 Şubat 2010 Salı

stres atma yolları

tabi cok yolu vardır. ama benım gelen kardeşler bır nebze evdeki iş yukunu ve cocuk bakımına yardımcı olunca bende oh be hayat varmış dedım. sokaga cıktım gezdım bol bol konuştum kahkaha attım para harcadım kendıme ciciler aldım bol bol saçlarımı boyatıp ımajımı değiştirdim mutlu oldum. aslında ne kucuk şeylerden mutlu olabılıyormuşum. ablam bu akşam gıdıyor bakalım kocada çok yoğun bır iş ayına gırıyor sevda tekbaşına evde ne kadar dayanacak merak edıyorum bu motıvasyon kaç gun surecek...

30 Ocak 2010 Cumartesi

bir senmisin iki çocuk bakan...

çok şükür annanem iyi yogun bakımdan cıktı su anda evinde ve iyileşmeside iyiye gidiyor. Üzüntü üzüntüyü getirdi en küçük teyzemde karda düştü omuzu hem kırıldı hem cıktı ve oda bir ameliyat gecirdi omuzuna platin takıldı ama geçti çok şükür geçti hepsi simdi herkes evinde yaraları sarıyor...
kardeşim geldi salı günüde ablam gelicek. Onun gelmesi bana çok büyük moral desteği versede o umduğu aıle tablosunu goremeyince kardeşi olarak sanırım bana çok üzüldü... Aslında onu sorunlarım ve depresif durumumla bunaltmak istemedim. Ama rolde 3 gun soktu sonrasında maske düştü. Abla çok sıkılmış hatta bunalmışsın gözlemlerimde iyi görmedim seni deyince benimde sokülmeye hazır pamuk ipim acıldı gitti. Aslında iki çocuk yeterince bunlatıyor .zaten benim çocuklar akşam 10 dan sonra yorulup uykuları geleceğine cın çarpmış gibi oluyorlar beni pes ettirip uyutana kadar uyumuyorlar. Her akşam aynı uyku savaşı gözlerimin içine cokukluğunu anlatmaya ımkan yok... akşam olurda ıkı kelam eder ufkum acılır diye beklediğim zuzumer odunun az ışlenmış hali kalastan farkı yok su sıralar.. ben dınlenıyım dıye otursam çay ıster cayı verırsın agzı kazanla cevrılı 5 dk sonra bır bardak daha ıster ama onuda oyle cay verırmısın dese ıcın dert yemıycek. ya bardağı gosterır ya sen tv ızlerken elıne bır bardak tutuşturulur. Öyle gereksiz kelıme kullanılmaz. tasarruf lazım ya...
neyse cay biter meyve ıster meyve yer sut ıster bıtmez ısteklerı akşama kadar ıkı cocuğun yorgunluğu hat safhadayken bir de kocanın ısteklerı ustelık ısterkende bir ayrı tavrı deli eder. Ulen atalarımız ne demış ıyı laf yılanı deliğinden cıkarır bari ıkı guzel kelam etde su ısteklerın gönle hoş gozuksun... velhasıl evi otelımsı bır havada kulanmaya bayılan adam kıyafetlerını bir yana çoraplarını obur yana atıp usuyup kalın esofman yanıp ınce esofman gıyerek 1 akşamda en az ıkı ust değiştirerek evı tum gun toparlamış zavallı eatnesın duzenını 5 dk. lık eder o ayrı...
ustune her gün banyo yapıp sen neden yapmıyorsun kokmuş dıyede kendınce cıns şakalarıylada ıyıce gerdirir adamı. yediklerini içtiklerini ortadan kaldırması ise imkansızdır oturduğu yerde bardaklar tabaklar birikir.Getırdım barı kaldır su kalın yerlerınıde gotur topla nerde.. bunları yapabılmek için ona kesın ısyan etmen bağırman gerek ancak o zaman biraz birşeyler olur ama yarım saat sürer etkı...sonrası hiçbirşey olmamış gibi hafıza kaybı.. küsersin küz kalamazsın adam öyle xl ki rahatlığı senı kasar kasar kurdundan xs olursun yınede daha ufalmak yokolmak ıstersın sıka sıka. kendine laf anlatmak ımkansız cunku dınlemez onun ıcın telefon bilgisayar ve tv vardır birşey söylemek ıcın karşısına cıkmaktansa telefonla aramak daha mantıklı... sorarsan herşeyı bızım ıcın yapıyor. ben rahatlıkten bunalımdayım. çocukların geceleri ağladığını uyumadığımı dediğimde farkında değil hadı ya der. İdda ediyyorum benim kucuk oğlum çınardan bile daha fazla uyuyor. uykusuna boğazına keyfıne duşkun bu adam birde karşıma cıkıp yaralı parmağa işemediği gibi bir senmisin ıkı cocuk bakan demezmi. Şeytan neler demiyor o vakit.. Hayır cocuklar yetim kalmayacak olsa cinnet gözünü seveyım sana sığınıp bir 3. sayfa haberi olmak ne zevklı olur.o hatte gelıyor insan yani.. daha yazmakla bitmez odunun az işlenmiş hallerini ama benim elim yoruldu... diyceksınızkı bunları boyle bir sayfada neden yazdın. herkes okuyacak..evet okuycak ama oda okuycak belkı benı konuşurken dınlemeyen adam okurken anlar belkı okurken daha ıyı anlıyordur da benı ne denlı bunalttığını anlar. birşeyleri değiştirmeye çalışır. Hoş değişmezse ne olur birşeyde olmaz... ben sadece takdır alkış beklemıyorum ınsan gıbı muammele ve ınsan yerıne konulmayı ve dınlenıp saygı gormeyı aşşağılanmaktansa ıkı cocuğuna bakıp uzerıne ona geldığınde yemek hazırlıyorsam evını temızlıyor ve ona vakıt ayırıyorsam... hala ütülü gomlekler gıyıyorsa bunlar ıcın teşekkur beklıyorum. baba olmak sadece karınlarını doyurmak olmadığını farketmesını ıstıyorum. evet ısten cıkıp eve gelmek buyuk ıncelik ama oturduğu koltukla butunleşıp bukalemun mısalı koltukla bir olmaya gerek yok sanırım.agzını bırazda bızım ıcın yorsun bırazda bızım ıcın uykusuz kalsın ıstıyorum.umarım son caremız ıse yarar...

25 Ocak 2010 Pazartesi

harmanım ben harmanım söyletmen beni;

bu aralar sık sık ağlayarak yazdığım bloguma ne yaptığımı anlamadan bakan kızımın ılgınc bakışlarıyla devam edıyorum. bir gün ona hediye edeceğim bu bloğu büyüdüğünde ve okuduğunda anlıycaksın tabıkı... Ne deli bir annen olduğunu...Tabi herşeyin üst üste olması aslında beni bu denli hassaslaştıran.. annanem 85 yaşında genç değil hatta torununun torununu gördü. ama son 5 gündür yoğun bakımda olması bizi üzüyor. Oda benim gibi ölümden korkanlardandı. Acaba şimdi o odada o aletlere takılıykende hala olmek ıstemıyorummu diyor içinden yoksa allahım al emanetınımı... Onun yanında olup o yaşlı çınarımızın yumuşacık elini opup çakır gozlerıne bakmak oyle ısterdımkı. Belkıde son gormem oldu onu bır daha gittiğimde o olmuycak belkıde işte bu da daha çok uzuyor.Lütfen iyileş anneanne...lütfen
çocuklar ise hastalar.. once kız hastalandı grıp oldu. sonra oğlana bulaştırdı. derken ortaya karışık oldu. e sımdıde kız ıyleşır gıbı oldu ama oğlan takır takır oksuruyor...işte evin içinde hasta olmalarıda ayrı bır sınır bozucu durum oluyor.
ben ıse aynı teranede zırvalayıp duruyorum. başım cok ağrıyor bıtmeyen hatta gunler suren ağrılar benı cıleden cıkarıyor. migrenim tavan yapamış durumda....emzırırkende ılaç kullanımı olmuyor durum dahada cekılmez oluyor
neyseki yarın ınşallah kardeşim yanıma gelecek 10 gun kadar kalıcak ve sonrasında buyuk ablam gelıcek yanıma Bu sırada bıraz kafamı dağıtırım onlarla diye seviniyorum. İnşallah Annanemde iyleşir. Aksi takdirde kimse bize gelmez banada istanbul yolu görünür gibi bilmiyorum allahın bileceği iş bakalım neler gelecek başımıza

volkan konak aynalar

17 Ocak 2010 Pazar

...

insanın tırnağı etten ayrılırmı? ayrılmıyor işte ne olursa olsun ....
ablamın bu gün nişanı var ve gidemediğim için çok üzgünüm hani bu türküde cok isabet oldu bana sebebsizçe akan damlalar anlamlaştı sanki......

13 Ocak 2010 Çarşamba

günde 1 saatiniz varsa...

İşte o zaman hapı yutmusunuz demektir. Ben sabahları kızımın cığırtısı ile uyanıp gune 9 da başlıyorum.Öğlen 2 ye kadar alt değişmeler yemek yemeler hatta kızı beslerken oğlanı emzırmek gibi yollar bile ürettim. İkısıde aynı anda doyuyor ve salıyorsunuz evin yüzeyine ikisinide iyi oluyor. Neyse öğlen oluyor. Küçük bu zamanda kah uyur uyanık kucakta geçiriyor vakti. Amam büyük cin gibi izlemek lazım. Zira gözden kaybolup tehlikeli işlerde yapabiliyor. Mutfak en eğlenceli yer onun için... Neyse öğlen yatıyorlar ve 1 saat uyutuyorum büyüğü fazla yattığında geceleri hem cok uyanıyor hem de akşam yatması 11'i geçiyor. Neyse o bir saat kaldı ya bana şaşıyorum ne yapıyım diye.
Banyodan kirli çamaşırlar bağrıyor bizi yıka yıkaaa... bilgisayar diyor ki ne uğraşcan gel benle eğlen... halılar diyor kı çok kirlendik süpür bizi mutfak diyorkı birazdaha ilgilenmezsen alıp başımı gidicem akşama zaten yemekte yok ... ee ben banyoda yapmak isterim şöyle ılık bir duş ne güzel olur o ara yatak ilişiyor gözüme çağırıyor beni bırak onları boş işler gel yatalım uyuyalım beraber diye.. işte ben o bir saatde ne yapacağımı şaşırıyorum. bazen banyo galıp geliyor bazen bilgisayar veya mutfak ama yatak cok zor razı edıyor benı.. aslında ılk ona tav oluyorum ama ne zaman duş alıcak yada uyuycak olsam cocuklar sağolsun bırı cığlık atarak uyanıyor ve benım uykuda banyoda piç oluyor.
çınarın ağzında 1 aylıkken pamukcuk oldu ve ıkı kutu ılaç karbonatlı sular banamısın demıyor gecer gıbı olup tekrarlayan bu pamukçuk belası cok zormuş yarın yine dr. gideceğiz.onun dışında herşey yolunda..
ha bırde sabahları olan bır sağlık programında bu yılın modası kılo vermek ısteyenler sabahları ve akşamları 10 dk ıp atlayıp ılık duş alınsın dendi birde kucukken belde cevırdığımız cemberde karın bolgesı ıcın bıre bırmış becerenlere oryantel dansıda onerılıyor. bende dururmuuyum hemen çember ve ıp aldım. ıkı gun 10 dk hopladım ve şimdi sırtımda dahıl olmak uzere tum bacaklarım tutulmuş durumda . cemberıde hıc becerıp cevıremedım. olan kıza oldu bu benım yaptıklarım pek hoşuna gıdıyor benle ıp atlamaya çalışıyor oda...evde rahat battı bana...
bızden olaylar bu kadar malesef... Tabı dışarıyı hayatıda anlatmak ısterım ama camdan bakılınca sadece soğukmuş hıssı verıyor fazlasını bılemıyorum...200 mt uzaklığımızdakı markete bile gidememenın ve market elışverışı olsa bıle yapamamanın acısı su aralar buyuk...

8 Ocak 2010 Cuma

Ne yana baksam deniz sanıyorum hevsel bahçelerini... Gözlerim martıları arıyor burnumsa yosun kokusunu özlüyor yinede hevsele bakıp deniz sanıyorum özlemi bastırmak için....
Dışarı çıkmayalı bir yerde oturup bir güzel insanla bir kahve içip şöyle hayattan çocuklardan uzak hayallere dönüp sohbet etmeyeli ne çok uzun zaman oldu. Sanırım yakında öleceğim çünkü ölecek bir insan gibi ne zaman kendimle kalsam geçmişimi düşünüyorum... taa ilkokul arkadaşlarımı öğretmenlerimi bile hatırladım tek tek..beynim beni neden böyle geçmişle hesaplaştırıyor bilemıyorum... uyumaya vakit bulduğum anlarda bile gecmişte oluyorum...aslında bundan 1 sene oncesıne kadar gecmışı olmayan bırı gıbıydım eskıye gıdemıyordum. zamanında depresif halden cıkmak ıcın prozac kullandım. oda tum gecmışe odaklanmamı engellıyordu. simdi ise beynım yenı acılıyor sanki... bir tul perde vardıda kalktı gibi...
biliyorum çok isyankarım ama annemı çok özledim yakında ablam nişanlanıcak ve gidemiyor olmakda beni çok üzüyor.
komşular her hafta toplanıyorlar sağolsunlar benıde cağırıyorlar. ama nedense bundan da zevk alamıyorum. sadece evden çıkmak için gidiyorum. gittiğim yerde 2 kat yukarım ne gezmek ama...
kendimi bugün eşşekten düşmüş gibi hissediyorum. her yanım uyusuk her yanım ayrı ısyanda. gülmek bile zor geliyor....