30 Aralık 2011 Cuma

ufka bakıyorum

Büyük beyaz bulutlar sevdadır bu dediğim anlatsam anlamazlar... Boşver.... ufka bakıyorum gelecek ilk defa korkutuyor beni... Hızla değişen dünyamıza adapte olamamaktan korkuyorum. İKİ çocuğa yeteli ve iyi anne baba olamamaktan korkuyorum. zamanı yakalayamadığım gibi hızla ellerimin arasından akışından korkuyorum. Bu zaman böyle çabuk mu geçecek ? böyle çabucak yaşlanacak mıyız? oysa ki hiç acelem yokken benim nedir zamanın telaşı bilmiyorum ki? sevmek mi korkum bu mu zayıf yanım sevmek alttan almak kalp kırmamak kullanılmak mı?  Sakin ve sinirli olmamak aptallık mı? bilmiyorum ama dışarıdan bunlar neden böyle algılanıyor. Bir burundan kıl aldırmama benim dediğim olsunculuk bencillik almış yüreklerimizi. Çok mu önemli bunlar kalp kırıp yürek burktuktan sonra...Samimiyeti özledim. gerçek dostlarımı....öküz altı buzağı aramayan rahat konuşup gezdiğim sohbetinden haz aldığım insanları...insan gibi insanları....bir yıl daha geçti ve mâlesef bir yılda yaşlandım...kızım büyümek için neden acele ediyor ki büyümek hiç güzel değilmiş meğerse...
Büyüdükçe yalnızlaşıyormuş insan... büyüdükçe dertleniyormuş.. artık müzikler daha dertli geliyor kulağıma sanırım hayatımda bebekliğimden sonra en çok bu yıl ağladım ben en çok bu yıl burkuldu yüreğim. Şansız olduğumu en çok bu yıl düşündüm.yalnız olduğumu yaşlandığımı hatta  çöktüğümü en çok bu yıl hissettim. İçimde bu yıl en çok uhdelerim kaldı, kıskanç oldum. Başkalarını çok kıskandım ve içim arabalara bakarken cızz ettı . Bu yıl annemi babamı ailemi ve ailmizi daha iyi tanıdım. Dost sandıkları mı ve yalancı dostları... en cok bu yıl arkamdan vuruldum ve bu yıl evet en cok bu yıl büyüdüm. sevginin bağımlılık gibi bir hastalık olduğunu gördüm... seviyorsan bağımlısın bir madde bağımlısının krize yakalandığı gibi kasılır kalırsın sevginin özlemiyle bir gölgesine girsem bir kokusunda uyusam bir dakika bir kerecik daha diye yalvarırsın Allaha...
sevmek bile hastalık olur bir süreden sonra ayrılık korkusu ensende koca bir yük olur. Daha az konuşur daha çok düşünür daha az güler daha çok ağlarsın. işte bunun adı yaşamak ve yaşlanmak olur.
herkesin yeni yılı kutlu olsun güzel günler yazacağımız umutlu bir blog olsun. Olsun gözüm olsun eski yıl bitti çok şükür yeni yılda herkes milyarder olsun gönüller bir muhabbet bol şen şakrak kahkahalı bir gün olsun inşallah....

14 Aralık 2011 Çarşamba

nerdeyim

İşte geriye dönüp baktığımda bunu sordum  kendime... Neredesin sen eatnes... Ne yazık ki koskacaman bir sene de yazacak 5 post bulabilmişim kendime... Oysa yazmak en sevdiğim şeydi benim... Kendimi ifade ettiğim o özgür alanı bile kısıtlamış veya boş vermişim ne kötü...oysaki hayatımda neler değişti bu yıl.. Bu yıl düşmez kalkmazın olmadığını, büyük ne konuşursan yaşamadan ölmeyeceğini ,gerçek borçlanmanın nasıl olduğunu attan inip eşeği bulamayıp ortada kalmayı bu yıl kaybetmeyi öğrendim ben.... Belki her yıl inişli çıkışlı vakitler geçirirken aslında ufak şeylere isyan eden ben bu büyük kayıplarda susmayı öğrendim. Şükretmek içindi belkide tüm yaşananlar. eşimin bana ve sözlerime değer vermesini sağladım. bedeli 60.000 TL olsada kötünün sonucunda iyi olan tek şey buydu. Artık daha sakin daha düşünceli daha ılımlı bir zuzumer var. Sorsan öyle çok keşkeleri oldu ki son bir yıl içinde...hayat bizi son bir yılda 5 yaş büyüttü belki... hayatımızı ise 5 yıl geriye attık zuzumerin yanlışlarıyla.. olsun dedik onuda geçtik şimdi ise Allah'a unutmak için güç ver diyorum meğer ne basit varlıklar şu insanlar diyorum.. Önce korktuklarımız başımıza gelmesin diye dua ediyoruz. Sonra aman geldi başımıza içinden çıkacak yol ver diyoruz. Şimdi de allahım oldu bitti içinden de çıkamıyorum bari unutayım kabullenebileyim bitsin kalsın diye dua eder buldum bu nasıl zihniyet diye de soruyorum kendime...uzun lafın kısası düşmez kalmakmaz Allahmış onu anladım...Şimdi yeni bir dönemecin başındayız. Şark bitecek gideceğim diye 3 yıldır hayal kurarken yeni görev yeri ve süresi gündemde ... gidemiyoruz bir iki yıl daha doğu görevi uzayacak... hayaller yine askıya asıldı çuvala konup... bu dönemeci dönmek zorundayız kolumuzun kırığı bilekten değil taa dirsekten....maddi durumlardan kalmak zorundayız. hayaller çalışan anne başka sevdalara kaldı. sanırım ben hep çalışan evini işini çocuğunu bir düzende yürüten o bayanlara gıpta ederek geçircem günlerimi. keşke genç olsaydım da geçer deseydim. Ama 28 yaşında geldım 31 oldum ve belkı 33 34 olacağım gidene kadar. Ömrüm hayal kurarak geçince hayalleri gerçekleştircem zamnalardada geç kalmış olmazmıyım...
bu yıl çok kötü bir yıldı umarım bu üzüntüler bu yılda kalır yeni yılda yeni bir hayat başlar herkesle beraber bizlerede...üzüntüsüz sağlıklı mutlu günler diliyorum...