30 Nisan 2012 Pazartesi

çok isterdim

çok isterdim ki buraya bir yenilgiyi yazmaktansa güncel olağan şeyleri yazmaya devam etmeyi. Keşke demiyorum pişman değilim yaptıklarıma ama sonuç beni üzüyor sadece.. Kızımın işe gitmeme verdiği o tepki belkide beni duygusal anlamda çok etkiledi ve mantıkla karar veremeyip o an bir hışımla gidip ayrılmak istediğimi söyledim. Üzerimden yük kalktı rahatladım. Çünkü iş yeri çok zor şartları ve insanları vardı.Ama bir de madalyonun diğer yüzü vardı. Ben yaptığım işi ve biraz da olsa bu hayata alışıp sevmiştim. Çalıştığımdan beri hiç başım ağrımıyor migren krizlerim neredeyse bitmişti. Hayata daha bağlı daha çok giyinmeyi makgaj yapıp kendime bakamaya başlamıştım. Evden uzaklaşıp duvarların arasından çıkmıştım. Kendimle konuşmalarım bitmiş uykusuz geceler rafa kalkmıştı. Daha yoğun daha yorucu olsa da bir tempoda iyi kötü ilerliyordum. Şimdi tüm hepsini rafa tekrar kaldırıp eşofmanlı boş günler bekliyor bizi. O bom boş günlerde uzun geceler bitmeyen içsel kavgalar...Ne yapalım kısmet böyleymiş demekten başka çare yok. evde olduğum sürede ilk iş Umut'u tuvalet alışkanlığı için kolları sıvamak olacak. Allahım çuvallarla sabra ihtiyacım var sonrasında haziranda tayin yerimiz belli olsun ev toplamacılık var. varda var yani...

20 Nisan 2012 Cuma

sadece seni özlüyorum

işte bu kelime beni aldı götürdü dün akşam... İrem le beklenmedik sorunlar yaşamaya başladık. Sanırım benim çalışmamı geçici bir oyun gibi geldi ilk zamanlar. Şimdi baktı ki anne hep işe gidiyor bakıcı ise faliyet yok bir şey yok her gün git gel yoruldu sanırım benim ufaklığım. Bakıcının 8 yaşındaki kızıyla ilk zamanlar iyi anlaşırken şimdi her gün kavga eder oldular. dünde kızın elini benim kız cırmalayıp kanatmış. İrem ki kendinden küçüklerden bile dayak yeme potansiyeli varken neden böyle hırçınlaşıyor anlamıyorum. Aslında ne istediğini çok güzel ifade etti kendi tabiriyle. Anne tv deki pepenin de annesi çalışıyor ama onlara ebe ve dede kendi evlerinde bakıyor. Keşke benimde dedem ve anneannem yanımda olsaydı da biz de evimizde olsaydık dedi. Çok üzüldüm neden teyzeye gitmek eğlenceli değil mi dedim. Hayır ben orada çok sıkılıyorum dedi. Ve devamında sordum kızıyor musun yoksa seni oraya bırakıp işe gitmeme... İrem koptu ağlayarak hayır işe gitmene kızmıyorum sadece bizi misafirliğe bırakıp gittin için üzülüyorum ve seni çok özlüyorum. işte benim içimi alıp götürdü bu sözler. Dün akşamdan beri Kafamın içinde yankılanıyor. Tüm bu tepkiler geç de olsa normal tepkiler mi yoksa oturup üzerinde düşünülmeli bilmiyorum. Bana sorsan bugün işi bırakıp kaçasım var eve. O kadar kötüyüm sabah ara ara düşündükçe ağlama sendromlarına yakalandım. işe gelirken sokaklarda ki küçük kızlara uzun uzun baktım İrem'i hayal ederek. Tabi annesi olarak onu komşuya bile bırakıp gezmeye gitmezken birden bu ayrılık zor geliyor anlıyorum onu. Zaten iş yeri de dallas işte huzursuzum 1 kaç ay daha sabretsem mi çıkıp evimde otursam mı bilemiyorum. içim daralıyor.gözlerim soluyor ciğerim yanıyor.keşke olmasaydı sonumuz böyle.. Annelik ne biçim bir hastalıkmış kalbini ellerinin arasında ezsen ciğerinin acısı  bu kadar olmaz  onlara yandığın kadar.

14 Nisan 2012 Cumartesi

ruya

belki bir ruyaydi alt tarafi cok abartmamak lazim ama hani yasanir bazilari ya benimki oyle yasadim resmen.KAlktimda ruyadan degilde o olayin icinden cikmistim sanki fonda bu muzik ve bizim uzerimize zuzumerle duvar cokmustu cocuklarimiz buyuktuler. bizi kurtarmaya calisiyorlardi. ben olmusmuydum sanki olmustum ama onlari dusardan izliyor ve cok huzurluydum aci cekmiyordum esim ise daha can cekisiyordu sirtinda koca bir duvar vardi belim diye bagriyordu. cocuklar onun uzerindeki duvari kaldirmaya calisirken cok aci cekiyordu ve fonda benim sadik yarim kara topraktir caliyordu. uyandimda icim yaniyordu kulaklarimdaysa ayni tini sanki devam ediyordu. klavye sapitti olmadik noktali harfleri yazmiyor yine ne olduysa, Suelin geldi baris imzaladik ama aramizda yinede buzlar erimedi. soguk savasa devam... huzur yok ama is olsun diye gidip geliyorum bakici teyze ay sonuna memlekete gitmek icin izin istedi 3 gunlune ne bok yeriz bilmiyorumm.IDARETEN bir komsuya birakcam yapacak bir sey yokda cocuklarin duzeni bozulcak ona sinir oluyorum/ Amsterdam biletlerini aldik londra ise hala havada nasil olacak bilmiyorum.su cumartesi bitsede eve gitsek

7 Nisan 2012 Cumartesi

son haberler

Hayat yine hızla akıyorsun avuçlarımın arasında sıktıkça avucumu gitme diye daha hızla gidiyorsun parmaklarımın arasından sıyrılıp. Tıpkı bir avuç kum gibisin elimde ne yapsam dökülüyor tanelerin...
zuzumer komserlik sınavından 71 ile kaldı. Çok üzüldüm ama yapacak bir şey yoktu... Bize bu dönemde yollar göründü artık. Sadece hangi yol bizim olacak o belli değil. Şimdi bizim yolun belli olmasını bekliyoruz. Taşınmak gözümde dağ gibi büyüyor tüm evi burada bırakmak istiyorum. Yeni ev yeni eşyalar yeni hayat istiyorum. Burayı öyle bir unutmak istiyorum ki buradan bir hatıra olmasın bana hatırlanacak. Silmek istiyorum burayı ve Allahım lütfen tüm sıkıntılar burada kalsın gittiğimiz yerlerde buraları aratma bize lütfen...
Koltuklarımı yüzleteceğim yeni çocuk odası alacağız lcd tv falan biraz değiştireceğiz evi inşallah...
sonra Amsterdama bilet aldık 6-16 kasımda zuzumerin akrabası var onların düğününe oradan olursa bir iki gün Londra yapacağız Allahım düşündükçe heyecanlanıyorum.Güzel şeyler olacak inşallah....
İş mi ona ne olacak bende bekliyorum Ceyarın kötü kızı Suelin geliyor bu hafta artık Allah bilir sonumuzu. Çok takmıyorum kafama...Hazırladım kendimi o şirkete gelince ben ayrılırım işten diye bakalım hayırlısı...Çoçuklar iyi havalar ısındı. Biz iyiyiz umarım hayat da bize güzel süprizler yapar artık bu yıl bizim yılımız olsun artık...