9 Eylül 2012 Pazar

zaman geçiyor hızla ellerimin arasından

Bir gün sana anlatacağım bu blogu belkı yakında belkide çok iler ki yaşlarında amacım sana bir yazı bırakmak değil aslında ben hayatımı hep yazdım. yaklaşık 15 yaşlarında başladı bu hastalık. Aslında hastalık mı ihtiyaç mı bilemedim. Galiba en özgür kendimi ifade etme şekliydi bu benim için yazmak istediğin gibi dilediğine kayarsın dilediğine sayarsın... Ama hani günlüktür özel olmalıdır ya aslında özel günlük diye bir şey yokmuş bunu anladım. Sen yazdıklarını sakladıkça biri muhakkak bulur ve kendi ile ilgili iki çift sözde varsa tamam madara eder cümle aleme lise günlüğüm Bakırköy sahilde üniversite günlüğüm Lapseki de denizi boyladı bu sebepten...Baktım olmuyor sakladıkça ilgi çekiyor bende artık deftere bağımlı olmamaya karar verdim.Bir dönemde elıme gecen kağıtlara yazdım ama saklamadım yırttım attım. Sonra sonra bloglar cıktı.. Heerkes bir hevesle yazdı devam edense çok az bense çok yazamasam da ara ara iki kelam ediyorum işte. geceleri kendimle konuştuklarım ahhh bir cihaz olsa beynimi şuraya dökse asıl blog o zaman olur da olmuyor işte sabah kalkınca da her gün aynı savaş başlıyor...
iremim canım yavrum bana anneliği tattıran gözümün nuru seni sağ salim kucağıma alıcam mı diye ne endişelerle geçirdim 8 ayı doğdun 10 gün kucağıma alacağım günü bekledim o yoğun bakım odalarında.Seni izlerken babanla o camlardan   elleyememek ne zordu.. Öylece bakakalmak sen bize Allahın mucizesi olmuştun evimizin neşesi yüzümüzün gülen yüzü bebeğim nede hızlı büyüdün böyle 4.5 yaşındayım derken sanki istanbul'u fetih eden fatih gibisin sen daha çok küçüksün meleğim nasıl okula aldılar seni bende bilmiyorum. Bazen genç kız edalarına giriyorsun beni öldürüyorsun bu kadar küçük olup da o küçük kafana bu kadar çok şeyi nasıl doldurursun benim akıllı alımlı kızım seni çok seviyorum ne olur büyümek için acele etme ben ettim de ne oldu bak bir anda 32 yaşında oldum sanki hayat büyüdükçe ağırlaşıyor bazen omuzlarımda yaşlandığımı hissediyorum bazen eskisi gibi çıtır olduğum o 18 li dönemim geliyor aklıma o zamanlar keşke kendime daha iyi baksaymışım diyorum...Belki şimdi güneş lekelerim olmazdı...
Umut çınarı çapa hastanesinde kapalı kulak için tedavisine başladık. Muayene oldu ve beyin tomografisi çekildi. Önümüzdeki hafta sonuçları alıp dr. ile görüşeceğiz. İlk görüşmede Sırf kulağına delik açmak için 3-4 ameliyat gerekli dediler estetik zaten 15 yaşında sonra olacak... Sadece duyması için bile bu kadar çok ameliyat olması gerektiğini duyunca çok üzüldüm ağladım... Ama bu da umutla bizim hep beraber vereceğimiz bir sınav olduğunu düşünüyorum. Sabredeceğiz Sabredeceğiz Allah'a Sığınıp dua edeceğiz. biliyorum ki Bunu bize veren Rabbim dermanını da verir inşallah. Umut çok küçük nasıl olur nasıl yaparlar bilmiyorum.3 yaşına 1 ay var daha üstelik birde konuşmasında gerilik var bazen ben bile çok zor anlıyorum..Bu şekilde olması konuşup derdini tam  anlatamaması beni daha çok tedirgin ediyor.Galiba ben kolayından yaşlanmam ama Umut'un yaramazlıkları asiliği inatçılığı uyumsuzluğu ve sağlık durumları beni yaşlandıracak. Aman Allah sağlık versin de gerisi kolay değil mi zuzumerim.