29 Kasım 2012 Perşembe

unutmuşmuyum

Çok netti benim için hayat. Doğruda birdi yanlışta. Eğriler eğriyse düzeltme imkanı varsa düz olmalıydı. Belkide Diyarbakır da herkesin rengi çok belli olduğundan unutmuşum gri insanları... Dolambaçlı yolları ve birden fazla doğru cevabı olan soruları... Samimiyetler mi eksik insanlar mı değişti? Yoksa herkes cin olmuş da adam mı kalmamış çarpmaya kim kime dum duma öküz altında buzağı aramaca....

Eski arkadaşlarımla görüştüm hiç o eski tadı alamadım. Sanki herkes uzaya çıkmış ta ben dünyadan el sallıyor gibiyim. Geride hissediyorum kendimi çok eski çağlardan gelmişim gibi. Kafam mı eskidi? Bu jenerasyon mu ilerlerdi? Nedir bu karmaşık sinerji ohh tanrım...istemiyorum ben yapay şeyleri yaa sevmiyorum..

Güleceksem bir kilo havyar yemiş gibi içten olmalı gülüşüm... Karnım ağrımalı sancıdan, yanaklarım çekilmeli, kahkahalarım çınlamalı kulaklarda...
ağlayacaksam böğüre böğüre salya sümük küfür biri bin para...
ve öfkeleneceksem eğer haketmeli o adam o öfkeyi dobra dobra derim herşeyi

satacaksam anasını dünyanın satarım korkmam lafımdan sözümden.Ama oynayamam straji diye, tek ayak üstüne kırk takla atamam sevsinler beni diye...

ben bu gün iki kişi arasına girdim. iki kişinin arasına giren 3. kişiye b.. yemek  düşse bile ve ben aslında o iki kişiyi sevdiğim için yaptığım bunu yoksa zararın  dönüşü çok zor olacaktı.belki şimdi aralarındaki bu sırrı açığa çıkardığım için bana çok kızıyorlar ama zaten bu sırrın sırlık yanı kalmamış asıl bilmesi gereken kişi dışında herkes biliyor ve bilmemezlikten gelip görmüyorlardı. Bense bunu onlar gibi görmeyim dedim ama olmadı yapamadım. Sonunda asıl bilmesi gerekene söyledim. Üzüldüm söyledikten sonra hafifleyeceğimi sanıyordum ama daha çok içim sıkıldı... Belkide zuzumer haklı ben başkaları için çok üzüyorum kendimi....şimdi 2 günde bun  u düşünür üzülürüm ben...

21 Kasım 2012 Çarşamba

gittim gördüm gezdim gldim

Evet zaman geçti ta bu senenin şubat ayında yaptığımız Hollanda planları için. Beklentilerimin tam karşılığını bulamasam da Hollanda da yurt dışına çıkmanın atla deve olmadığını oradakilerin Avrupa şöyle böyle diye anlata anlata bitiremedikleri hayatını görmüş olduk.Evet güze güneşsiz pahalı bi ülkeleri var hoş anılar edindik farklı kültürlerle yemeklerle tanıştık. Çocuklar bunu ilerde hatırlar mı bilmiyorum ama ben eğlendim. Umutun ablasının okula başlaması ile  durumu kabul etmeyişi yerlere yatıp bende ablamla okula baleye gidecem diye ağlaması ve diğer inatçı hareketleri bizi pes ettirdi. Öyle ki artık onunla değil dışarı çıkmak gezmek yemeğe gitmek bize zulüm oluyordu restoranttan çıkmalar yerlere yatmalar sinir krizleri ve bizim bitmeyen gerginliğimiz sonucu soluğu psikologda aldık. Bize umut'un sosyalleşmeye ihtiyacı olduğunu söylediler. Bu sefer okul arayışı anan aşağı baban yukarı bir okula başlattık bu gün. Çalışacağım için zorluk olmasın sonra diye tüm gün başladı. Okula sabah 7.30 da servisle gidiyor. sabah üstünü giydirirken bana ben okula gitmek istemiyorum anne dedi.Uyur uyanık onu okula gönderiyorum diyede "seni hiiçç sevmiyorum anne" dedi. ee evlat işte atsan atılmaz satsan satılmaz sen beni sevmesen de umutcuk ben seni uzayın üst kısımlarına kadar seviyorum. irem de okuluna öğretmeni 10 günlük raporlu diye gitmiyor sanırım umut olmayınca çok sıkılacak..ama ben sevindim evde bana bir arkadaş olacak diye. iş arayışları bu seyehattan sonra hızlandı ama bir yerden ses çıktığı yok. bakalım vardır bir hayırlısı diye ablamın gelişini bekliyorum oda gelip gidince artık çıkar inşallah bir şeyler... şimdilik son haller böyle...zuzumer de okuzmer olma yolunda ilerliyor 80 kilo neredeyse yakında burnu köftelikten dolmalığa terfı edecek yanaklar göbek yine öyle ... nefret ederim şişko adamlardan....