21 Ocak 2014 Salı

2014 ilk text

Naber hayat; Bakıyorum da havan yerinde hani… yine binbeşyüz basıyorsun boğazıma boğazıma… bu aralar çok ağır geliyorsun neden acaba. Bu içsel sıkıntı ne zaman bitecek. Belki şu finallerden iyi notlar alsam bir oh olsam azıcık hafiflersin. Ama en çok iş yüzünden böyle darlanıyorum biliyorum. Her gün bu kadar yol git gel bünye artık bitti buna ne güç dayanır ne pil, ne enerji… Hani birde kibar holding ağzıma bir parmak bal çaldı ya deyim yerindeyse, azıcık sevindirik olmuşken ; içsel sesimin karamsarlığı sağolsun … beni yedi bitirdi. Bu kadar negatifleşebilirdim yani. Hey içimde sürekli konuşan ses ve ona bu konuşma hakkını veren duygular siz ne sanıyorsunuz kendinizi. Sayenizde kendimi bok gibi hissediyorum kimi zaman. Hayır mutlumu oluyorsunuz beni üzerek ne yani bu anlamıyorum ki… Birde melekler var inandığım totem yapıca dileklerimin olduğu beni duyan melekler neden bu iş konusunda bana yardımcı olmuyor. finans ve mali işler dünyevi şeyler diye mi ilgilenmiyorsunuz. Ama parasızda saadet olmuyor ki. Haftalardır iki bildiğim 4 bildiğim milli piyangoda bir türlü büyük ikramiye tutturma dileğimi neden duymuyorsunuz. Yeni ve paralı eve yakın bir iş olmayacaksa bari milli piyango talihlisi olsaydım… İrem kız 6 yaşına girdi. Büyüdüğünü ispatlamak için doğum günüsünde ne istersin sorusuna oyuncak olmasın lütfen ben büyüdüm artık dedi. İyi ben hala oynuyorum kazık kadar anan neyse… bizde satranç takımı aldık. Dolayısıyla iki kişilik oyun umutla oynarlar derken bu iki kişilik bir kavgaya dönüyor her seferinde ve en sonunda satranç kalkıyor ve irem’den bir çığlık yükseliyor. Bari doğum günü hediyesini bir rahat oynasaydım….bari evet bence de ama o bariyi anlayamayan bir umut var maalesef… Umut enteresan bir çocuk bu kadar mı genler ve karakter rahatlık üzerine kurulmuş olur yarabbi. Tamamen zıpkın gibi olsa da keyfi için tuvalete gitmeyip altına yapacak kadar tembel bir çocuk. Çok yazasım var dökülecek yeri bulamıyorum. İş yerinde de bu kadar oluyor.hadi eyvallah.