3 Eylül 2014 Çarşamba

çok şey değil

Bilmem ben nerde ne doğru ne yanlış. Doğru ile yanlış tek olsa da aslında esneyebiliyormuş sonuçları  kişiye  göre…
Sevmek lazım hayatı insanları onlar beni sevmese de ….Çünkü pozitif olmakla başlıyor hayat. Her ne kadar sadeleştirsem de hayatıma girenleri kalan yetiyor çok şükür beni ayakta tutmaya.
Çok kişiye gerek yokmuş dostluk için ;  zaten bir tane de olsa yetermiş insana anladım.
Olsun be olsun boşver … deyip bırakmak lazımmış bazen bazı şeyleri…
Her şeyi çözmek gerekmiyormuş.
Her şeyin bir cevabı olmasına gerek yok ki.
Bazen susmak gerekiyormuş uzun uzun susmak.belki en güzel cevap bu sorulan sorulara..
Olgunlaşmak böyle olsa gerek az konuşup çok düşünmek..
İsterdim evet istediklerim çok saçma ama isterdim. Hayatımda bir kere işyerine çiçek gönderen kocamın eve tek bir gül ile gelmesindense bir saksı çiçeği işyerine göndermesini;  benim gelen çocuğa bahşiş verip o çiçeği  masamın en nadide yerine koymayı  onu her gün suladıkça sevgili zuzumu ve çocuklarımı hatırlamayı isterdim. Hep bu istediğimi bildiği halde defaen dile getirsem de bunu saçma bulup yapmaz  .Ama her doğum gününde fix benim ona  o  yıl aldığım doğum günü hediyesinin aynısını karşılık olsun gibi  hiç kafa yormadan sen bunu aldın bende sana bunu  alayım diye bir yaratıcılık daha koymadan zorunlu görev gibi tekrarlanması bunu  iş gibi yapılmamasını isterdim. Biraz kafa yormak süpriz denen şeyi bir kere  yaşamak çok zor olmasa gerek. Ama ne gerek var değimi?
Hem böyle  sürpriz yaparak çıta yükseltiyor. Bu gün bunu yapan adam diğerinde daha çok şey  yapması gerek..  Hem de neden dokuz yıllık karısını bu şekilde şımartsın ki. Evet  zuzumer yapmamak aklına gelmediğinden değil işine gelmediğinden. İşte en acısı da bu.  Her doğum günümde bu yüzden çok üzülüyorum..

Keşke böyle anlamlı günlere daha az değer veren biri olsaydım O zaman bu kadar kırılmazdım.