27 Mayıs 2016 Cuma

iki geri bir ileri

Yağmur durmadan yağıyordu arap kızı camdan bakarmi tüm gün bilinmez ben koşmak istiyorum bu yağmurda hemde arap kızına seyir çıkar bir anlamda. aslında cok değil yolun yarısı ama yinede sona yakın ikinci dilim olduğundan mı bu durum bilinmez. anlamsiz bir hantallik iniyor bedenime Gençliğimim 3de 1 kadar yiyip on yıl oncekinden 6 kilo fazla olmak kötü halbuki yemeği çok severim. yatınca hıc dinlenmeden uyanmak zor. ..hayat her yaşta ayrı bir tat bırakıyormus damakta...

Daha ne olabilir ki hayat senden beklentim bir hayalim gerçek oldu. ve ben bu hayal için tam 14 yıl çaba verdim 20 yil bu gun için bekledim. bir gün olacağını biliyordum kimi zaman inancımi kaybetsemde bana destek olup hep beni bekleyen sevgili zuzu ya çok teşekkürler sen inanmasan desteklemesen ben bunları yapamazdım.iyi varsın tarihe yazılsin hu gün biz smmm olduk.hayallere az kaldi hemde çok az....inaallah güzel olacak herşey.

11 Mayıs 2016 Çarşamba

gece gece

az konuşmak lazım hayatta başarana  benden sevgiler....
Biri yanımda olunca konu açıp konuşma isteği içinde oluyorum. neden bu huyum hep var bilemedim.sonra düşündüm acaba küçükken benimle kimse konuşmadı mı?çok kalabalık bir aileydik ama  kesin olur iki lafı dinleyecek adam...işteyim  yemek yiyorum mesela arkadaşımla o yemeğe konsantre ben konuşmaya niye ki sakinlik sukut hali daha  iyi değil mi?
sonra düşündüm bu konuşma isteği niye böyle çok bu aralar diye çözdüm. benimle çocuklar azıcık konuşuyor... ödev yapıp yatıyorlar. geriye zuzu kalıyor . akşamları zuzu   her akşam evde değil zaten olsa da hiç konu açmaz bir muhabbeti yok ben konuşursam dinler sonunda bir yorum yapar konuştuğuna pişman eder. ağır ağbey takılır.iki lafı cımbızla sökersin. o yıkansın çay içsin başka bişey yok evde olduğu gün zaten...napsın bu yürek ..kapasite dolmuş yakında arkadaş yok iki çift etsin ...yaz böyle canım yaz yaz kendi kendine geceleri uyuma uğraş ki kelime kapasitesi kelime yapsın. şu an kendime yazığım geldi.
yalnızlığın şarkısı mı olur bu yazı senfoni mi adını sen koy be canım. bıktım iç sesimle konuşmaktan ama iş zaten muhasebe konuşunca çalışamıyorum kafa gerekiyor. akşamları o iç sesle muhabbete devam ne olacak halımız bilmem şizofrene ramak kaldı. bu kadar konuşmaya kurmalar da başlar değil mi? ah hayat sen nelere kadirsin. kendim için ne yaptım biliyor musun yüzmeye başladım inşallah öğreneceğim inançlıyım.çınar yine kuralları ile dolu hayatında bizim kurallarımıza uymadan kendi kuralları ile yaşama derdinde sorun çıkarmaya devam ediyor.galiba onu normalleştirmeye çalışmakla hata yapıyorum. o normal değil artık böyle düşünüyorum. peki o uyumsuzlukları nasıl çözeceğiz bunu bilemiyorum. psikologlar artık gülen yüz çizelgesi verince umuttan önce ben yırtıp atmak istiyorum. abicim çoçuk geçmiş gülen yüz almayı. alsam ne olcak ki saçma diyor sen üzgün yüz diyon umurunda değil ki yüzün gülmesi ağlaması ben bu dünyayı birde çınarı anlamadım artık dünyadan umudu kestim ama bari seni anlayaydım be yavrum sen daha çok küçüksün...büyüdüğünde ne yapacak bu annen.