Kayıtlar

OLMADI OLDURAMADIK

Resim
 19.9.24 SANA VEDA ettik çito...çok acıydı çok zordu çokların çoguydu benım ıcın kabullenmek cok zor. üzerine googleden gelen 1 yıl önceki arşiv fotoları.....Seni ben 19.9.23 de mi eve götürmüşüm 1 yıl mı olmuş kardeşlerini sahile bırakıp.. seni eve alalı .... böylemi çalışır karma ne bedeller bunlar yarabbi. Ruhum darmadağın kalbim sıkışıyor boğazım düğüm düğüm geçecekmii tüm bunlar... seni düşündükçe tek bir şarkı geliyor aklıma cem adriyandan  ben seni çok sevdim... kaç haftadır z beynimde bu şarkıyla seni anıyorum. çok acı çektin umarım gittiğin yer de rahat ve özgürsündür. güle güle...

selam dünyalılar

 Kendime sormak istemediğim bir soru bu nasılsın? Altı çöplük çünkü zihnimin.. Sen hiç aynaya bakıp kendini hiç bir şey söylemeden 2 dk inceledin mi? gözlerine yüzüne kaşlarına hiç bir şey düşünmeden baktın mı? Sonra o ayna da süliatine sordun mu? gerçekten ama hissederek gözlerinin taa içine bakıp sordun mu" Nasılsın "diye. Ben sormadım. Çünkü öyle çok işim vardı ki kendime ayıracağım 5 dakikam bile olmadı. Sandım ki koltuğa uzanıp elime telefon alıp sosyal medyada olmak iyi hissettirir beni. Veya dizi izlemek, uyumak, ev temizlemek, sohbet etmek. Ama hiç kendimle kalmak istemedim. Durmak çok zor bir şey biliyor musun pratik etmeye  çalışıyorum olmuyor. Uyumadan özlerimi kapamadan ve bir şey yapmadan düşünmeden sadece 2 dk beklemeyi başaramıyorum. Bu nasıl gelişmiş bir oto zihin eyleme geç diye bağırıyor bana... Hayat çok enteresan. Zor bir sınav 1 yıl önce sahiplendiğim kedim çito yoğun bakımda.. Zihnim tokatlıyor beni bilinçaltıyla. Büyük bir travma ailecek yaşıyoruz. Zor ...

ACISIN KALBİN

 herkes yanmış ülkede 45 bin insan ölmüş büyük depremler eşi bezi görünmeyen nasıl bir yüzyılda doğduk dedirten ardı arkası kesilmeyen olaylar... önce sarıp bırakmayan pandemi tam bitti derken yanan ormanlar şimdi depremler "la ilahe illallah " diyorum güzel günler göreceğiz çocuklar...  hiçbir acı boşa yaşanmaz elbet baharda gelir memleketime derinden al nefesleri sabırla tut kalbini bırakma Mevla'm neylerse güzel eyler sabır sabır...

SELAM SANA EY HAYAT

 anladım ki ne zaman tutunamıyorum hayata. böyle freni patlamış kamyon gibi savruluyorum ben yazmaya sığınıyorum. Yazdıkça ben beni anlıyorum. sanki bir terapi bu beni benden alıp götürüyor. Hayatımda en çok yazar olmak istemiştim. Bunu yapamayınca bari kendimi yazayım dedim. insanoğlu evrilen bir varlık öğrenmek hayat boyu bitmeyen bir yolda bilgeleşmek gibi.  hayat bir yol yol bir okul ve o okulda hep öğrenci oldum. öğretmek de istedim ama ruhum hep bilgiye açıktı ne yaparsam yapayım öğrencilik tavından çıkamadım. şimdi yine bir sürü şeyler yaşamış dolu bir yürek dökülüyor. İnsan değişir. Dönüşür.. Onu. ah olsa da ne mutlu olurum diye dilediği dilekler olur da, bazen olduğunu bile fark etmez görmez.. fark etse de istediği kadar,  dilekleri olduğunda mutlu olamaz. Ben ne arıyorum neden böyle oluyor neden bu tatminsizlik içimde olan ne ki bana yetmiyor. Bu hayaller ... Ben ne olmalıyım peki diye düşünür. Bu yaşam sevincini kaybetmek değil. o bambaşka bir şey çünkü.. bu ya...

ÇOKMU ÇOK ZAMAN OLDU NE

 evet zihinim yazmak için beni yönlendirse blog şifresini unutmak gibi yaptığım bir gaf yüzünden uzun süre giriş yapamadım. Bir dönem bu duruma çok üzüldüm. Çünkü bunu aşmam gerekti burada  14 yıllık bir geçmiş vardı yazılarım ... Tabi biliyorum benim serzenişlerim benim hikayelerim hiç bir zaman kimse benimle aynı duygular ile okumayacak... en çok kızıma ithaf en yazsam da asla aynı yerden bakamadığımız için göremeyecek bu yazıları ve buradaki beni biliyorum. aslında konu ne biliyor musun son zamanlarda öğrendim bunu e yaş 41 olabilir yakında... hayat öğretiyor işte halaa. zaten o güzel laf da öyle gelişmedi mi tüm yediğim kazıklar deneyimlerim ve tecrübelerimi yansıtır. işte buda deneyim oldu.  Beklentisiz hayat bu çok zor benim için biliyor musun. Hayatı bu şekilde yaşayabilirsen çok güzel 10 numara bir hayatın olabilir. Ama beklentiler ama istekler o hayaller bizi kulu kölesi yapıyordu hayatın. ve bitmeyen hayal kırıklıkları.. bunu bana çocuklar dedi. sen herkesten bi...

ilişki dizimi

 Selam dünya ben geldim. Evet baktım epey zaman olmuş yazmayalı ama hayattayım ve hala yaşıyorum. Her ne kadar corana çok canla alsa da sanırım o hastalığa yakalanmamayı da başardım. Her şeye alışabilen hayvanlar olarak; insan denilen yaratık ağzı maskeli ve sosyal mesafeli yaşamayı da öğrendik . Eskiden darbe olacak ki sokağa çıkma yasağı olsun dediğimiz durum şu an her hafta sonu var. Dışarı çıkma yasakları akşamları ve hafta sonu uygulanıyor. Hamamlar cafeler havuzlar lokantalar kapalı kısacası hayat part time devam ediyor gezegende okullar ise bir açık bir kapalı... Bu süreçte daha yalnız daha uzak kaldık sevdiklerimizden. Herkes kendi kabuğunda yaşıyor. Biber kız 8. sınıf ve LGS'ye hazırlanıyor. Önünde zorlu bir sınav var. Performansı çok haraketli ama genelde iyi.. Çınar ise hayatla en mutlu olduğu olduğu dönemde. Okula istediği gibi gitmiyor sanırım o oda odasında bir yaratık gibi büyüyecek. Kambur patlak kanlı gözler ve bir filozof gibi lafları bitmiyor. bilgisayar elinden ...

salgın corona 16.03.2020

hayatımda ilk defa yaşadığım bir durumdu. önce çok uzakta başladı. Anlamadım dinlemedim anlatılanları. Ateş düştüğü yeri yakıyordu.Salgın hastalık deniyordu. Önce okullar kapandı. Sonra avmler berberler cafeler derken şehir yavaş yavaş evlerine çekildi. önce ölüm haberleri 10 10 verilirdi şimdi 100 100 dünya salgın hastalığa yakalandı ve insanoğlu evlerine girmek zorunda kaldı. Sonra 60 yaş üstü 20 yaş altı sokağa çıkma yasağı derken hafta sonraları herkese sokağa çıkma yasağı uygulandı. uçaklar durdu. dış hatlar kara hava trafiği kapandı. ve biz 16 marttan beri evdeyiz çocuklar uzaktan eğitime başladı bende evden çalışmaya. bunların hepsi olalı 1 ay oldu. tabi zuzu görevi gereği çalışmaya devam ederken oda bu salgın hastalığa yakalandı. testi pozitif çıktı ve evde karantinaya girdi. Çocuklar gözlerime bakıyor bense susuyorum. Bir fikrin var mı ne olacak bu böyle diyorlar. Evet çok iyi süreç yöneten stresle başa çıkan bir insan olarak bunun yaşanmamışlığın ve bilinmezlik ne kadar kaygı...