Kayıtlar

seni seven yok anne...

bugün irem hanım parka gitmek istedi. Ee hakllı hava tam bahar havası d. bakırda... Bende işlerim vardı gidemem kızım belki öğleden sonra gideriz dedim. surat beş karış oldu ellerini ıkı yanına alıp küstü bağladı yanı kaşlarını çattı ve offf seni seven yok anne... dedi.. aklınca benı sevmediğini söylemek istiyor... Önce kısa bir dumur anı bende.. Sonra aa neden bir parka gitmedik diyemi e ozaman sevme beni bir park için seveceksen diyorum işine gelmiyor gidip oyun çadırına giriyor... telefon çalıyor irem telefonumu getirirmisin diyorum. Eskiden bayılırdı bu işleri yapmaya demeden yapardı. Şimdi ise cevap anne hadi çabuk kendin kendin git al telefonunu... yani kendi getirmiyormuşda bana diyorkı kendi telefonunu kendin git çabuk al yani anlıycanız dil 1 karış bizimkinde gün geçtikcede uzuyor.. çıldırtan sorular... -anne bak kedi evet kedi anne bu ne kedi işte anne bu ne kedi kızım anne bune miyav yavrum kedi kedi anne bu ne aa irem yeter ne o bılıyorsun işte evet biliyorum kedi anneciğim...
kızıyorum bağırıyorum sinirleniyorum. neden daha 25 ve 5 aylık ıkı bebek yüzünden oysaki ne masumlar... anneyle başlar herşey... anneyle tanınır hayat. annenin bakışıyla atılır adımlar. Gülersen gülerler... ağlarsan anlamadan şaşkınca izlerler belkıde ağlar onlarda sana eşlik eder. şimdi böyle sinirli bir anneden olan iki cocuk nasıl sağlıklı olacak ki nasıl hayata dört elle sarılıp mutlu olacakki daha kendi mutlu olmayı beceremezken bu hayata mutlulukla sarılmış iki çocuk nasıl yetiştirecek... Herşeyi kendine sorun etmeye bayılan ben yine iremle bir yemek krizi geçirdik. Hayır tabak bitmese ne olurkı neden bu takıntı. kendıme sinir oluyorum. Sonuç gözyaşı kırılan küçük bir kalp belkide bu çocukları hıç haketmeyen bencil anne... kendi doğrularını kabul ettirmeye çalışan ben unutyorum küçükde olsa bir birey olduğunu ben yetiştirsemde benim dediğim gibi olamayacağını unutuyorum. nerde hata yaptığımı biliyor ama hatalarımı doğruya yöneltemiyorum. hareketlerimi kontrol edemiyorum. bu kada...

mış müş....muşşş

başımızdan biraz sıkıntılı günler geçsede iyiyiz çok şükür. Apartmanda salgın olan grıp benim çocuklarada gecti. Önce irem ateşlendi öksürük dr. gittik tedavisi bitti hala öksürük ile uğraşıyoruz. sonra irem umuta geçirdi sadece kuru öksürük diye dr. götürmedik durum kötüye gidince dr.gittik. Onda da bronşit dediler. -Neticede hastanede kaldık 1 gece şimdi hava ve antibiyotık tedavisi alıyor çınarda sonuç; erinmiycen öhö deyince çocuklar koşcan dr. alınan ders bu oldu işin erinmesinden cıkan fatura astarından pahalı oldu...artık cocuklar öksürmesin ve iyi olsun istiyorum umuta hala buhar tedavısı yapıyoruz pazartesi kontrol var cok yorulmdum ev yarı ecza deposu gibi oldu. İrem manyadı su ister gibi anne ilaç diyor çok oksurduğünde... Bende bal verip yolluyorum. Bende gel gıtlerın arasında kafayı yemeye ramak kala psikoloğa gıttım. bana çok bunalmışsın dedı. Sanki ben bilmiyorum. neticede bir tedaviye başladık. Şimdi daha iyiyim en azından oto b... sinirlenmiyorum.yada cok takılmıyorum....

dendi dendine ( iremce kendi kendine)

Resim
Bu aralar en çok kullanılan kımı zaman çok komık olan ama genelde sınır bozan bir kelime bu dendi dendine.... irem yemek yiyelim gel dur anne dendi dendine yeeee..... irem gel gidiyoruz elimi tut hayır anne ben dendi dendine yürüüüü.... irem hadi uyuyalım hayır ben kal dendi dendine gel giyinelim cicileri kızım anne dendi dendine giyyy.. böyle ekleri kulanmadan yarım yamalak sonları uzatarak ilginç bir konuşma geliştirdi irem ve kendi kendine herşeyi yapabileceğini inandığından bu kendi kendineler bitmiyor. Neticede yaptıklarında ise %60 başarılı olabılıyor dolayısıyla yapamadıkca uğraşları artıyor bazen saatlerce yemek yada bir pjama giymek vaktını alıyor bu zaman uzadıkca bana gına geliyor geliyor sağdan soldan geliyorlar.. iki yaş sendromumu bu yoksa kişilik oluşmasımı bilemedim. Ama kararları net ne istediğini bilen biri olacak gibi davranıyor şimdilik. yemeklerde mızmızlık ve bildiği anladığı halde yapmak istemediği bir tuvalet eğitimi sorunumuz hala var malesef.. umut ise tosu...

stres atma yolları

tabi cok yolu vardır. ama benım gelen kardeşler bır nebze evdeki iş yukunu ve cocuk bakımına yardımcı olunca bende oh be hayat varmış dedım. sokaga cıktım gezdım bol bol konuştum kahkaha attım para harcadım kendıme ciciler aldım bol bol saçlarımı boyatıp ımajımı değiştirdim mutlu oldum. aslında ne kucuk şeylerden mutlu olabılıyormuşum. ablam bu akşam gıdıyor bakalım kocada çok yoğun bır iş ayına gırıyor sevda tekbaşına evde ne kadar dayanacak merak edıyorum bu motıvasyon kaç gun surecek...

bir senmisin iki çocuk bakan...

çok şükür annanem iyi yogun bakımdan cıktı su anda evinde ve iyileşmeside iyiye gidiyor. Üzüntü üzüntüyü getirdi en küçük teyzemde karda düştü omuzu hem kırıldı hem cıktı ve oda bir ameliyat gecirdi omuzuna platin takıldı ama geçti çok şükür geçti hepsi simdi herkes evinde yaraları sarıyor... kardeşim geldi salı günüde ablam gelicek. Onun gelmesi bana çok büyük moral desteği versede o umduğu aıle tablosunu goremeyince kardeşi olarak sanırım bana çok üzüldü... Aslında onu sorunlarım ve depresif durumumla bunaltmak istemedim. Ama rolde 3 gun soktu sonrasında maske düştü. Abla çok sıkılmış hatta bunalmışsın gözlemlerimde iyi görmedim seni deyince benimde sokülmeye hazır pamuk ipim acıldı gitti. Aslında iki çocuk yeterince bunlatıyor .zaten benim çocuklar akşam 10 dan sonra yorulup uykuları geleceğine cın çarpmış gibi oluyorlar beni pes ettirip uyutana kadar uyumuyorlar. Her akşam aynı uyku savaşı gözlerimin içine cokukluğunu anlatmaya ımkan yok... akşam olurda ıkı kelam eder ufkum acılır ...